Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya’da hem sosyal konut kuralarını çekti hem de dev müjdeyi verdi: Dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31, 80 bin katılımcıyla Antalya’da yapılacak.

Akdeniz’in incisi, turizmin başkenti Antalya, bugün hem binlerce vatandaşı ev sahibi yapacak kura heyecanına hem de dünya çapında ses getirecek dev bir müjdeye ev sahipliği yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilen “Ev Sahibi Türkiye” Sosyal Konut Kura Çekim Töreni, salonda büyük bir coşku rüzgarı estirdi. Sadece bir konut edindirme töreni olmanın ötesinde, Türkiye’nin uluslararası arenadaki gücünün de tescillendiği programda, Antalya’nın geleceğini değiştirecek “İklim Zirvesi” açıklaması damga vurdu.
Yüzyılın Projesi: Antalya’da binlerce aile, “Ev Sahibi Türkiye” projesi kapsamında çekilen kuralarla yeni yuvalarına kavuşmanın sevincini yaşadı.
COP31 Müjdesi: Bakan Kurum, dünyanın en büyük iklim zirvesi olan COP31’in Antalya’da yapılacağını ve 80 bin misafirin ağırlanacağını duyurdu.
Basın Emekçilerine Vefa: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, gece gündüz demeden çalışan basın mensupları unutulmadı.
Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların barınma ihtiyacını en modern ve güvenli şekilde karşılamayı hedefleyen “Yüzyılın Konut Projesi”, Antalya ayağında da binlerce yüzü güldürdü. Tören alanını dolduran kalabalığın gözlerindeki umut ve heyecan, devletin sosyal devlet anlayışının sahada ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu kanıtlar nitelikteydi. Kürsüye çıkan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konuşmasına vatandaşların bu yoğun ilgisine ve devlete olan güvenine teşekkür ederek başladı.
Bakan Kurum, “Bugün burada hep birlikte Yüzyılın Konut Projesi’nde Antalya’mızın kuralarını çekiyoruz” diyerek başladığı sözlerinde, projenin sadece tuğla ve çimentodan ibaret olmadığını, aslında milletin geleceğine atılan sağlam bir temel olduğunu vurguladı. “Ev Sahibi Türkiye Projemize başvurarak, devletine ve liderine güvenen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum” ifadeleriyle, vatandaş ile devlet arasındaki sarsılmaz bağa dikkat çekti. Salonda isimleri okunan talihlilerin sevinç gözyaşları, yapılan işin manevi boyutunun ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi. Bakan Kurum, yeni yuvaların ailelere huzur, bereket ve mutluluk getirmesi temennisinde bulunarak, kura heyecanına ortak oldu.
Törenin bir diğer önemli gündem maddesi, kamuoyunun haber alma hakkının teminatı olan gazetecilerdi. Takvim yapraklarının 10 Ocak’ı göstermesi vesilesiyle Bakan Kurum, konuşmasında basın mensuplarına özel bir parantez açtı. Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan, kimi zaman bir afette, kimi zaman bir törende, kimi zaman ise savaşın ortasında görev yapan gazetecilerin emeği, Bakan Kurum tarafından takdirle karşılandı.
“Kamuoyunun doğru, tarafsız, hızlı habere ulaşması için gece gündüz çalışan, işini hakkıyla yapan tüm basın mensuplarımızın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum” diyen Kurum, basının “sesimiz, sözümüz” olma niteliğine vurgu yaptı. Bu özel günde yapılan kutlama, salonda görev yapan muhabir ve kameramanlar tarafından da memnuniyetle karşılandı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Bakan Kurum’un konuşmasının en can alıcı noktalarından biri, Antalya’ya olan sevgisi ve şehrin potansiyeline duyduğu inançtı. Antalya’yı sadece bir turizm destinasyonu olarak değil, Türkiye’nin dünyaya açılan en prestijli pencerelerinden biri olarak tanımlayan Kurum, “Antalya’mız, Akdeniz’in mavisini, Toroslarıyla, heybetiyle buluşturan ve tarihiyle, doğasıyla Türkiye’nin incisi, milletimizin gözbebeğidir” sözleriyle şehre övgüler yağdırdı.
Ancak asıl büyük haber, bu övgülerin hemen ardından geldi. Türkiye’nin çevre diplomasisindeki başarısının bir meyvesi olarak, dünyanın gözünün bir kez daha Antalya’ya çevrileceği açıklandı. Bakan Kurum, uluslararası arenada Türkiye’nin artan ağırlığını ve “Sözü dinlenen ülke” konumunu perçinleyen o tarihi duyuruyu yaptı: COP31 İklim Zirvesi Antalya’da yapılacak!
Bakan Murat Kurum’un verdiği müjde, sadece çevresel bir duyarlılık değil, aynı zamanda diplomatik bir zafer niteliği taşıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31. toplantısı, yani COP31, dünya tarihindeki en kritik virajlardan birinde Türkiye’de, Antalya’da toplanacak. Bakan Kurum, bu zirvenin önemini “Dikkatinizi çekerim Türkiye, COP31 başkanlığı anlamında gerçekten çok önemli bir kazanımı elde etmiştir” sözleriyle vurguladı.
Bu ev sahipliği, Türkiye’yi sadece organizatör konumuna değil, “karar verici” ve “yönlendirici” bir liderlik koltuğuna taşıyor. Küresel ısınma, karbon ayak izi, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir gelecek gibi insanlığın kaderini belirleyecek konularda alınacak kararlarda, masanın başında Türkiye olacak. Bakan Kurum, bu gücü şu çarpıcı ifadelerle özetledi: “Bu zirvede tüm ülkeler, iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken dönüp Türkiye’nin, Antalya’nın sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’mizin imzası olacak.” Bu cümle, Türkiye’nin bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel sorunlara çözüm üreten bir merkez haline geldiğinin en net ilanıdır.
Zirvenin politik prestijinin yanı sıra, Antalya ekonomisine yapacağı katkı da dudak uçuklatacak cinsten. Turizmde zaten bir dünya markası olan Antalya, COP31 vesilesiyle tarihinin en büyük ve nitelikli misafir akınlarından birine uğrayacak. Bakan Kurum’un paylaştığı verilere göre, 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi zirve için şehre gelecek.
Bu rakam; otellerin dolması, taksicinin iş yapması, restoranların şenlenmesi ve hediyelik eşya dükkanlarının hareketlenmesi demek. Kış sezonuna denk gelmesi muhtemel böyle bir organizasyon, turizmin 12 aya yayılması hedefine de devasa bir katkı sunacak. Bakan Kurum, bu ekonomik canlılığı, “Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine, tanıtımına inşallah büyük katkılar sağlayacak” sözleriyle müjdeledi. Antalya sokakları, dünyanın dört bir yanından gelen diplomatları, bilim insanlarını, gazetecileri ve aktivistleri ağırlarken, Türk misafirperverliğini de tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamış olacak.
Konuşmasının final bölümünde, Türkiye’nin son yıllarda geçtiği zorlu süreçlere ve bu süreçlerden nasıl bir dirençle çıktığına değinen Bakan Murat Kurum, toplumsal hafızayı tazeleyen bir mesaj verdi. Pandemi süreçleri, küresel ekonomik dalgalanmalar ve asrın felaketi olan depremler… Türkiye, tüm bu badireleri devlet-millet dayanışmasıyla aşmayı başardı.
Bakan Kurum, “Çok değil sadece son 5 yılı bile düşününce yaşadığı her imtihandan güçlenerek çıkan bir Türkiye var” diyerek, ülkenin kriz yönetimi kapasitesine ve toparlanma gücüne dikkat çekti. Bugün Antalya’da teslim edilen konutlar ve açıklanan dünya çapındaki organizasyon, Türkiye’nin sadece yaralarını sarmakla kalmayıp, geleceğe koşar adım ilerlediğinin somut bir göstergesi olarak yorumlandı.
Antalya’da gerçekleşen bu tören, iki önemli gerçeği aynı karede buluşturdu: Bir yanda vatandaşını sıcak bir yuvaya kavuşturan şefkatli sosyal devlet, diğer yanda dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanan güçlü ve vizyoner devlet. “Ev Sahibi Türkiye” projesiyle Antalya’da yeni bir yaşam başlarken, COP31 ile de dünyanın geleceği bu topraklarda şekillenecek.
Şimdiden hem yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlarımıza “güle güle oturun” diyor, hem de Antalya’mıza ve ülkemize COP31 başkanlığının hayırlı olmasını diliyoruz. Türkiye, hem kendi insanını hem de dünyayı kucaklayan vizyonuyla yoluna emin adımlarla devam ediyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı