TUSAF 20. Uluslararası Kongresi Antalya’da başladı. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye’nin küresel un ihracatının %19’unu karşıladığını ve tarım-gıda ihracatının 32,6 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından geleneksel hale getirilen ve bu yıl 20’ncisi düzenlenen Uluslararası Kongre ve Sergisi, Antalya’da kapılarını açtı. “İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği” ana temasıyla gerçekleştirilen organizasyon, küresel un ticaretinin rotasını belirlemek üzere sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın katılımıyla düzenlenen açılış töreni, Türkiye’nin bu stratejik sektördeki küresel liderliğini bir kez daha tescilledi.
Küresel Liderlik: Türkiye, dünya buğday unu ihracatının yaklaşık %19’unu tek başına karşılayarak liderliğini sürdürüyor.
Dev Katılım: Antalya’daki kongreye un sanayicilerinden çiftçilere, tüccarlardan teknoloji üreticilerine kadar 1.200 profesyonel katılıyor.
İhracat Rekoru: Tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatı geçen yıl 32,6 milyar dolara yükselerek toplam ihracat içindeki payını %11,9’a taşıdı.
Antalya Belek’te düzenlenen ve 15 Şubat’a kadar sürecek olan TUSAF 20. Uluslararası Kongresi, Türk un sanayisinin küresel arenadaki gücünü sergilediği en prestijli platform olma özelliğini koruyor. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, açılış konuşmasında Türkiye’nin “dünyanın un ambarı” olma yolundaki kararlılığına vurgu yaptı. 2024 yılında 1,16 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşıldığını belirten Gürcan, Türkiye’nin küresel buğday unu piyasasındaki payının sarsılmaz olduğunu dile getirdi.
TUSAF tarafından düzenlenen bu büyük buluşmada, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki baskısı ve bu baskıya karşı ticaretin nasıl dirençli hale getirileceği enine boyuna tartışılıyor. 1.200 katılımcının yer aldığı etkinlikte; sadece un üreticileri değil, buğday satıcıları, çiftçiler ve Dubai’den İsviçre’ye, Rusya’dan Bulgaristan’a kadar 100’e yakın yabancı temsilci de hazır bulunuyor.
Bakan Yardımcısı Gürcan, tarım ve gıda sanayi ürünleri ihracatındaki yükseliş trendinin Türkiye ekonomisi için hayati önemde olduğunu kaydetti. Geçen yıl 32,6 milyar dolara ulaşan tarım ve gıda ihracatı, sektörün toplam ihracat içindeki ağırlığını %10,4’ten %11,9’a yükseltti. Bu performans, Türkiye’nin sadece hammadde değil, katma değerli gıda ürünleri ihracatında da bölgesel bir güç haline geldiğini gösteriyor.
TUSAF çatısı altında birleşen sanayiciler, modern üretim teknikleri ve sürdürülebilir modeller ile Türkiye’nin rekabetçi yapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Ticaret Bakanlığı’nın üretimden ihracatın her aşamasına kadar sağladığı desteklerin, Türk ununun dünya sofralarındaki varlığını kalıcı kıldığı belirtiliyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Kongrede öne çıkan bir diğer önemli başlık ise tarım ticaretinde şeffaflığı artıracak olan teknolojik altyapı çalışmaları oldu. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, lisanslı depoculuk sisteminin güçlendirilmesine yönelik adımları ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) işlemlerinin yaygınlaştırılacağını duyurdu. Bu sistem sayesinde tarım ticaretinde güven ortamı pekiştirilirken, finansmana erişim kolaylaşacak ve fiyat istikrarı sağlanacak.
Özellikle ürünlerin dijital ortamda işlem görmesini sağlayan ELÜS sistemi, çiftçinin ürününü en doğru değerle piyasaya arz etmesine imkan tanıyor. Ticaret Bakanlığı, bu modern ticaret araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte Türkiye’nin bir “Lisanslı Depo Üssü” haline gelmesini hedefliyor.
TUSAF 20. Uluslararası Kongresi’nin bu yılki ana teması olan “İklim Dayanıklılığı”, küresel gıda krizinin kapıda olduğu bir dönemde kritik bir başlık olarak öne çıktı. Bakan Yardımcısı Gürcan, iklim değişikliğinin tarımsal verimlilik üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmek adına Ar-Ge ve inovasyonun şart olduğunu vurguladı. Türkiye’nin buğday üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak adına geliştirilen yeni tohum teknolojileri ve kuraklığa dayanıklı tarım yöntemleri, kongre kapsamında düzenlenen panellerde uzmanlarca ele alınıyor.
Sektörün sadece ticaret boyutuyla değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik boyutuyla da ilgilenmesi gerektiğini belirten Gürcan, gıda arz güvenliğinin bir milli güvenlik meselesi olduğunu ifade etti. Ticaret Bakanlığı’nın, üretimden ihracata kadar olan tüm süreçlerde katma değerli ve rekabetçi yapıyı güçlendirmek için stratejik adımlar atmaya devam edeceği bildirildi. TUSAF çatısı altında toplanan sanayicilerin, karbon ayak izini azaltan ve enerji verimliliğini önceleyen tesis yatırımları, kongrenin sergi alanında en çok ilgi çeken konular arasında yer alıyor.
Türkiye’nin un ihracatındaki başarısının arkasındaki en büyük unsurlardan biri de sahip olduğu lojistik avantaj ve güçlü tedarik zinciri yönetimidir. Bakan Yardımcısı Gürcan, küresel buğday unu ihracatının yaklaşık %19’unun Türkiye tarafından karşılanmasının bir tesadüf olmadığını, planlı bir ticaret politikasının sonucu olduğunu dile getirdi. Türkiye, sadece kendi buğdayını işlemekle kalmıyor, aynı zamanda bölge ülkelerinden ithal ettiği hammaddeyi katma değerli hale getirerek dünyaya ihraç eden dev bir “işleme merkezi” görevi görüyor.
Bu süreçte Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen destek programları, sanayicinin dünya pazarlarında daha rekabetçi fiyatlarla yer almasını sağlıyor. Gürcan, 2024 yılında ulaşılan 1,16 milyar dolarlık ihracat hacminin, 2026 yılı hedefleri için güçlü bir zemin oluşturduğuna dikkat çekti. Sektörün toplam tarım ihracatı içindeki payının artması, un sanayisinin Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu tescilledi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Kongre ile eş zamanlı olarak düzenlenen 20. Uluslararası Sergi, un üretim teknolojilerindeki son trendleri görücüye çıkardı. Değirmen makinelerinden laboratuvar cihazlarına, paketleme sistemlerinden yazılım çözümlerine kadar geniş bir yelpazede ürün sunan yerli firmalar, yabancı alım heyetleriyle ikili görüşmeler gerçekleştiriyor. TUSAF delegeleri, Türk makine sanayisinin un sektörüne sağladığı yerli ve milli çözümlerin, ihracat başarısındaki gizli kahramanlar olduğunu ifade ediyor.
Özellikle yapay zeka destekli kalite kontrol sistemleri ve enerji tasarruflu öğütme valsleri, sürdürülebilirlik temasıyla uyumlu olarak standlarda ön plana çıkıyor. Bakan Yardımcısı Gürcan, teknoloji ihracatının da un ihracatı kadar kıymetli olduğunu ve bu tür kongrelerin Türk sanayisinin gücünü dünyaya göstermek için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtti.
TUSAF 20. Uluslararası Kongresi’nin kapanış oturumlarına doğru ilerlerken, sektör temsilcileri Türkiye’nin un ihracatındaki sürdürülebilir liderliği için inovasyonun vazgeçilmez olduğu konusunda birleşti. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, üretimden ihracata kadar tüm süreçlerde katma değerli ve rekabetçi yapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bu kararlılık, sadece rakamsal bir büyüme değil, aynı zamanda Türk ununun dünya standartlarındaki kalitesinin korunmasını da kapsıyor.
TUSAF delegeleri, küresel buğday unu ihracatının %19’unu karşılayan Türkiye’nin, iklim krizi gibi dışsal şoklara karşı ne kadar dayanıklı bir ticaret ağı ördüğünü kongre süresince somut verilerle ortaya koydu. Bakanlığın lisanslı depoculuk ve ELÜS sistemleri aracılığıyla tarım ticaretinde şeffaflık ve güveni artırma hedefi, sanayiciler tarafından pazar istikrarı için atılmış devrim niteliğinde bir adım olarak nitelendirildi.
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’nun 20. buluşması, Türkiye’nin sadece bir üretici değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliğinin en önemli teminatlarından biri olduğunu kanıtladı. 1,16 milyar dolarlık un ihracat hacmi ve 32,6 milyar dolarlık toplam tarım gıda ihracatı, ülkenin stratejik derinliğini simgeliyor. İklim dayanıklılığı temasıyla işlenen kongre, gelecek nesillere daha dirençli bir gıda ticaret mirası bırakma hedefine hizmet etti.
Ticaret Bakanlığı’nın sürdürülebilir ve rekabetçi yapıya yönelik destekleri, Türk un sanayisinin 2026 yılı ve sonrasında da dünya liderliğini perçinleyeceğine dair güçlü bir mesaj verdi. Antalya’daki bu dev organizasyon, “dünya un lideri Türkiye” imajını pekiştirerek sona erdi.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı