
Üniversite sıralarında dirsek çürüten, geleceğe dair büyük hayaller kuran ancak mezuniyet yaklaştıkça “İş bulabilecek miyim?”, “Tecrübe engelini nasıl aşacağım?” sorularıyla boğuşan milyonlarca genç için beklenen haber geldi. Edirne Valiliği tarafından duyurulan ve devletin tüm ilgili kurumlarının devasa bir koordinasyonla hayata geçirdiği yeni istihdam seferberliği, kariyer yolculuğunun başındaki gençler için adeta bir can simidi niteliği taşıyor. Ulusal Staj Programı başvuruları ile başlayan bu süreç, sadece bir staj imkanı değil, aynı zamanda nitelikli bir geleceğin kapılarını aralıyor.
Dev İstihdam Hedefi: Programla 3 milyondan fazla gencin iş gücüne katılımı planlanıyor.
Staj Seferberliği: 800 bin öğrenciye, eğitimlerinden kopmadan ilave staj imkânı sunulacak.
Mesleki Eğitim: 750 bin genç, doğrudan mesleki beceri kazanacakları eğitimlere alınacak.
Yıllardır süregelen en büyük tartışmalardan biri, akademik eğitimin saha gerçekleriyle ne kadar örtüştüğüydü. Gençler genellikle diplomalarını aldıklarında, iş dünyasının talep ettiği pratik becerilerden yoksun oldukları gerekçesiyle kapıların yüzlerine kapandığına şahit oluyorlardı. İşte Edirne Valiliği’nin duyurduğu bu yeni vizyon, tam da bu kronik soruna neşter vurmayı hedefliyor.
Programın en dikkat çekici felsefesi; gençlerin eğitim hayatlarından kopmadan, okullarıyla bağlarını kesmeden işgücü piyasasına entegre edilmeleri üzerine kurulu. Yani artık “Ya okul ya iş” ikilemi tarih oluyor. Devlet, gençlere “Hem oku hem de gelecekteki mesleğinin mutfağında piş” diyor. Amaç, sadece günü kurtaracak geçici bir istihdam yaratmak değil; aksine, gençlerin ayakları yere sağlam basan, ne istediğini bilen ve iş dünyasının dilini konuşabilen bireyler olarak yetişmesini sağlamak. Nitelikli ve kalıcı katılım hedefi, bu projenin geçici bir heves değil, uzun vadeli bir devlet politikası olduğunu kanıtlıyor.

Bu devasa organizasyonun arkasında, devletin en kritik üç kurumunun sarsılmaz iş birliği yatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), “GÜÇ – Gençliğin Üretim Çağı Programı” çatısı altında bir araya geldi. Bu birliktelik, sorunun çözümüne ne kadar bütüncül yaklaşıldığının en net göstergesi.
Eğitimin teorik tarafını temsil eden MEB ve YÖK ile iş dünyasının dinamiklerini ve taleplerini en iyi bilen kurum olan İŞKUR’un bu sinerjisi, sahadaki başarının anahtarı olacak. Edirne’de yaşayan lise ve üniversite öğrencileri için bu iş birliği, bürokratik engellerin kalkması ve kariyer yollarının kısalması anlamına geliyor. GÜÇ projesi, adından da anlaşılacağı üzere, gençliğin enerjisini üretime, dolayısıyla ülkenin kalkınma hamlesine dönüştürmeyi amaçlıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Edirne Valiliği’nin paylaştığı detaylara göre, program tek bir tip öğrenciye veya tek bir sektöre hitap etmiyor. Kapsayıcılık ilkesiyle hazırlanan projede, farklı durumdaki gençler için özel olarak kurgulanmış alt başlıklar bulunuyor.

“Staj Desteği” ile klasik anlamda staj yeri bulma sorunu yaşayan öğrencilere devlet garantisi sunulurken, “Geleceğim Meslekte” modülü ile mesleki eğitimin prestiji artırılıyor. Özellikle iş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu ara eleman (veya yeni tabirle ana eleman) açığını kapatacak olan bu modül, teknik becerisi yüksek gençlerin altın bileziği olacak.
Ayrıca “İşe İlk Adım” ve “İŞKUR Gençlik Programı” gibi başlıklar, mezuniyet sonrası sudan çıkmış balığa dönme riskini ortadan kaldırıyor. Gençler, devletin bu mekanizmaları sayesinde kariyer basamaklarını tırmanırken yalnız yürümediklerini, arkalarında güçlü bir kurumsal desteğin olduğunu hissedecekler. Özellikle “NEET İşgücü Uyum” başlığı, eğitimini tamamlamış ancak iş bulamamış veya eğitimine devam etmeyen gençlerin “kayıp kuşak” olmasını engellemek adına hayati bir sosyal restorasyon projesi olarak dikkat çekiyor.
Edirne Valiliği tarafından kamuoyu ile paylaşılan bu program, yalnızca bir istihdam projesi olmanın ötesinde, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun en somut yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bir ülkenin kalkınması, sadece yapılan yollar, köprüler veya fabrikalarla değil; o yatırımları yönetecek, geliştirecek ve geleceğe taşıyacak olan insan kaynağının kalitesiyle ölçülür. Bu bağlamda başlatılan Ulusal Staj Programı başvuruları, geleceğin mühendislerini, yöneticilerini, sanatkarlarını ve teknisyenlerini bugünden inşa etme hamlesidir.
“Güçlü yarınlar için gençlerimizin yanındayız” sloganı, devletin gençliğe bakış açısındaki değişimi de simgeliyor. Gençler artık “sorun” veya “yük” olarak değil, ülkenin en büyük “gücü” ve “dinamı” olarak konumlandırılıyor. Edirne gibi tarihi birikimi yüksek ve genç nüfusu dinamik bir şehirde, bu vizyonun yansımaları çok daha anlamlı olacaktır. Valilik, bu projeyle gençlere “Siz hayal kurun, devlet o hayale giden yoldaki taşları temizlesin” mesajını veriyor.
Projenin hedefleri incelendiğinde, ortaya konulan sayısal verilerin büyüklüğü, devletin bu işe ne kadar ciddi kaynak ve enerji ayırdığını gözler önüne seriyor. Hedeflenen 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılması, sadece 3 milyon kişinin iş bulması demek değildir; bu, 3 milyon hanenin refahının artması, yerel ekonominin canlanması ve sosyal huzurun pekişmesi demektir. Bu çarpan etkisi, Edirne çarşısındaki esnaftan, sanayi sitesindeki ustaya kadar herkesi olumlu etkileyecek bir ekonomik döngü yaratacaktır.
Öte yandan, 800 bin öğrenciye ilave staj imkânı sunulması, üniversite koridorlarında sıkça duyduğumuz “Staj yeri bulamıyorum” serzenişini tarihe gömüyor. Bu 800 bin kontenjan, 800 bin gencin mesleki özgüven kazanması ve “Ben bu işi yapabilirim” demesi anlamına geliyor. Yine hedeflenen 750 bin gence mesleki eğitim sağlanması, sanayicinin yıllardır yakındığı “nitelikli eleman bulamıyorum” sorununa ilaç gibi gelecek. Mesleksizlik sorununun yerini, mesleki yetkinlik alacak.

Edirne, hem Trakya Üniversitesi’nin varlığı hem de sanayi ve tarım potansiyeli ile bu programdan en yüksek verimi alabilecek şehirlerin başında geliyor. Edirne Valiliği’nin duyurusu, kentteki binlerce gence açık bir davet niteliğinde. Sadece üniversite öğrencileri değil, meslek lisesi öğrencileri ve yeni mezunlar da bu geniş şemsiyenin altında kendilerine yer bulabilecekler.
Gençlerin bu süreçte yapması gereken en önemli şey, Kariyer Kapısı ve ilgili devlet kanalları üzerinden başvurularını eksiksiz ve zamanında yapmaktır. Bu program, pasif bir bekleyişi değil, aktif bir katılımı teşvik ediyor. Edirne’deki firmaların ve kamu kurumlarının da bu seferberliğe tam destek vererek kapılarını genç stajyerlere sonuna kadar açması bekleniyor. Zira bugünün stajyeri, yarının meslektaşı, hatta yöneticisi olacaktır.
Programın en can alıcı noktalarından biri de “sürdürülebilir istihdam” vurgusudur. Geçmişte yapılan bazı staj programlarında yaşanan “staj bitti, ilişik kesildi” döngüsü, bu yeni modelle kırılmayı hedefliyor. Gençlerin staj yaptıkları kurumlarda kendilerini kanıtlamaları, kurum kültürüne adapte olmaları ve staj sonrasında da o kurumun bir personeli olarak yola devam etmeleri amaçlanıyor.
Bu yaklaşım, hem işveren için personel arama ve yetiştirme maliyetini düşürüyor hem de genç çalışan için iş arama stresini ortadan kaldırıyor. Yani Ulusal Staj Programı başvuruları, geçici bir harçlık kapısı değil, kalıcı bir kariyerin anahtarı olarak tasarlanmış durumda.
Sonuç olarak; Edirne’den yükselen bu ses, Türkiye’nin dört bir yanındaki gençler için bir umut senfonisine dönüşüyor. Devletin tüm imkanlarıyla sahaya indiği, kurumların el ele verdiği ve hedeflerin milyonlarla ifade edildiği bu dönem, gençliğin üretim çağı olacaktır. Edirne Valiliği’nin öncülüğünde yürütülen bu süreç, yetenekli, donanımlı ve özgüveni yüksek bir neslin ayak seslerini müjdeliyor. Şimdi sıra gençlerde; gelecek sizin ellerinizde, devlet ise hemen yanı başınızda.