Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk, koruyucu aileler ve çocuklarla iftar sofrasında buluştu. 2025 yılındaki başarıların paylaşıldığı gecede, 2026 yılı için “her çocuğa bir yuva” hedefi vurgulandı ve yeni bir aile için imza töreni düzenlendi.

Ramazan ayının manevi iklimi ve birleştirici gücü, Tekirdağ’da düzenlenen anlamlı bir organizasyonla en kalbi duygularla hissedildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü koordinesinde, hayırsever vatandaşların kıymetli katkılarıyla gerçekleştirilen iftar programı, devletin şefkatli eli ile milletin merhamet dolu yüreğini aynı sofrada buluşturdu.
2025 Yılı Başarısı: Geçtiğimiz yıl yürütülen farkındalık çalışmaları neticesinde 27 çocuk sıcak bir yuvaya kavuştu.
Yeni Yatırımlar: Çorlu’da 30 yataklı huzurevi ek binası ve merkezde yeni sevgi evleri projeleri hızla ilerliyor.
Gönül Elçiliği: 2026 yılı için koruyucu aile sayısının artırılması ve her çocuğun aile ortamında büyümesi hedefleniyor.
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk Hanımefendi’nin himayelerinde düzenlenen iftar programı, sadece bir yemek organizasyonu olmanın ötesinde, Tekirdağ koruyucu aile sisteminin ne denli güçlü bir bağ oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Süleymanpaşa ilçesinde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, çocukların neşesi ve ailelerin fedakarlığıyla bezeli bir atmosferde geçti.
Programa devletin zirvesinden ve yerel yönetimlerden geniş bir katılım sağlandı. Vali Yardımcısı Musa Aydemir, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Ali Güngör ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı gibi isimlerin yanı sıra; Sahil Güvenlik Karakol Komutanı S. G. Yzb. Can Çakıcı, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Hüseyin Özdemir, Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük ve Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç de bu özel akşamda aileleri yalnız bırakmadı. Katılımcıların çeşitliliği, toplumun her kesiminin koruyucu ailelik müessesesine verdiği önemi simgeliyordu.

İftar programı, Türk kültürünün kadim figürleriyle renklendi. Etkinlik alanına giriş yapan Vali Recep Soytürk ve Nurdan Soytürk, geleneksel kıyafetleri içerisinde Nasreddin Hoca ile Hacivat ve Karagöz karakterlerine bürünen çocuklar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Çocukların yüzlerindeki tebessüm ve sergiledikleri performans, iftar öncesinde salonda sıcak bir hava estirdi. Bu tür kültürel ögelerin programa dahil edilmesi, çocukların aidiyet duygularını pekiştirirken, koruyucu ailelik sürecinin sadece bir bakım hizmeti değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir paylaşım olduğunu da kanıtlar nitelikteydi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Oruçların açılmasının ardından Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç tarafından edilen dua, salondaki manevi havayı zirveye taşıdı. Hemen sonrasında ise Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kalan çocukların hazırladığı ilahi dinletisi gerçekleştirildi. Çocukların tertemiz sesleriyle yankılanan ilahiler, davetliler tarafından ilgiyle takip edildi.
Programda ilk sözü alan Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Hüseyin Özdemir, Tekirdağ koruyucu aile hizmet modelinin önemine değinerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özdemir, koruyucu aile hizmetini “devletin şefkat eliyle milletin vicdanının buluştuğu en güzel örnek” olarak tanımladı. Özellikle 2025 yılının bu alanda bir kırılma noktası olduğunu vurgulayan Özdemir, Vali Soytürk ve eşinin önderliğinde yürütülen projelerin meyvelerini topladıklarını ifade etti.

2025 yılında 27 çocuğun yeni yuvalarıyla buluşturulduğunu hatırlatan Özdemir, 2026 yılı için çıtayı daha da yukarıya taşıdıklarını belirtti. “İstiyoruz ki her çocuk bir aile yanında büyüsün” diyerek toplumsal duyarlılık çağrısında bulunan Özdemir, hayırseverlerin bu süreçteki kritik rolüne de teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
İftar sofrasında çocuklarla yakından ilgilenen Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, yaptığı konuşmada devletin sunduğu imkanlar ile gönüllü ailelerin sunduğu sevgi arasındaki o ince ama hayati çizgiye dikkat çekti. Toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik devletin yasal ve bütçesel tüm imkanlarını seferber ettiğini hatırlatan Soytürk, kurumsal yapıların önemini vurgularken asıl farkın “sevgi” ile yaratıldığını belirtti.
Vali Soytürk, salondaki atmosferi şu sözlerle özetledi: “Yaklaşık 15-20 dakikadır buradayız. Çocuklarımızın yüzleri gülüyor, ailelerin yüzleri gülüyor. Bir çocuk konuşurken annesinin gözlerinin içi gülüyor. Burada gerçekten çok mutlu bir atmosfer var. Bu tabloyu görmek beni ziyadesiyle memnun etti.” Soytürk’ün bu gözlemi, Tekirdağ koruyucu aile modelinin sadece bir barınma ihtiyacını karşılamadığını, aynı zamanda gerçek bir aidiyet duygusu inşa ettiğini kanıtlar nitelikteydi.
Tekirdağ genelinde sosyal hizmet kapasitesinin artırılmasına yönelik teknik verilere de değinen Vali Soytürk, devletin fiziksel altyapı konusundaki kararlılığını paylaştı. Çorlu ilçesinde yapımı devam eden 30 kişilik huzurevi ek binası ve il merkezinde yükselen yeni sevgi evleri projeleri, kentin sosyal donatı alanındaki büyümesini simgeliyor. Ancak Soytürk, bu modern binaların dahi bir ailenin yerini tutamayacağının altını çizdi.
“Huzurevleri açıyoruz, sevgi evleri inşa ediyoruz, bu kurumlar için binlerce kamu görevlisini seferber ediyoruz. Devletimiz bu konuda hiçbir masraftan kaçınmıyor. Ancak necip milletimizin, hayırsever insanlarımızın yaptığı şey çok daha kıymetli. Bir çocuğumuza dokunmak, ona anne şefkati ve baba sevgisi aşılamak, her türlü betonarme yapıdan daha güçlü bir temeldir.” diyen Soytürk, ailelerin fedakarlığının toplumsal huzur için kilit taşı olduğunu ifade etti.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün verilerine göre, Tekirdağ 2025 yılını koruyucu ailelik konusunda oldukça verimli kapattı. Vali Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk’ün bizzat yürüttüğü farkındalık çalışmaları sayesinde 27 çocuk, kurum bakımından alınarak sıcak aile ortamlarına yerleştirildi. Bu başarı, 2026 yılı için belirlenen “her çocuk bir aile yanında büyüsün” vizyonu için de güçlü bir referans oluşturuyor.
2026 yılında bu sayının artırılması için yeni stratejiler geliştiriliyor. Tekirdağ koruyucu aile sayısındaki artışın, sadece sayısal bir başarı değil, aynı zamanda geleceğin sağlıklı bireylerinin yetişmesi için bir yatırım olduğu vurgulanıyor. Aile odaklı bu yaklaşım, çocukların sosyal uyum becerilerini geliştirirken, akademik başarılarına da doğrudan pozitif yansıyor.
İftarın en duygusal anlarından biri de yeni bir koruyucu aile sürecinin resmiyete döküldüğü anlar oldu. Vali Recep Soytürk’ün konuşmasının ardından, koruyucu aile olma yolunda tüm süreçleri başarıyla tamamlayan bir aile ile resmi sözleşme imzalandı. Bu imza, bir çocuğun hayatında yeni bir sayfanın açılması, devletin denetiminde bir ailenin tüm sorumluluğu üstlenmesi anlamına geliyordu. Salondaki katılımcıların alkışları arasında gerçekleşen imza töreni, gönüllülük esasının resmi bir taahhütle ne kadar güçlendiğini gösterdi.
Sözleşme töreninin ardından program, iftarın asıl kahramanları olan çocuklara yönelik etkinliklerle devam etti. Vali Soytürk ve protokol üyeleri, iftara katılan çocuklara çeşitli hediyeler takdim ederek bayram öncesi sevinçlerini ikiye katladı. Programın sonunda çekilen hatıra fotoğrafları, Tekirdağ’da kurulan bu büyük ailenin en somut anısı olarak kayıtlara geçti.
Türkiye’de sosyal hizmet anlayışı, son yıllarda kurumsal bakımdan ziyade “aile odaklı” bir modele evrilmiş durumda. Tekirdağ’da gerçekleştirilen bu iftar programı, aslında bu büyük stratejik dönüşümün yereldeki en somut yansımasıdır. Uzmanlar, bir çocuğun sağlıklı psikososyal gelişimi için kurum bakımının ne kadar modern olursa olsun, bir ailenin sunduğu “biriciklik” duygusunun yerini tutamayacağını vurguluyor. Tekirdağ koruyucu aile sistemi, tam da bu noktada devreye girerek, çocukların birer birey olarak kabul gördüğü, duygusal ihtiyaçlarının anlık olarak karşılandığı yuvalar inşa ediyor.
Vali Soytürk’ün konuşmasında belirttiği “çocuğu konuşurken annenin yüzünün gülmesi” detayı, aslında profesyonel bir gözlemin ötesinde, bu sistemin başarısının en büyük kanıtıdır. Koruyucu ailelik, biyolojik ailesi yanında bakımı sağlanamayan çocukların, devlet denetiminde eğitimli ve şefkatli aileler yanında yetiştirilmesini sağlar. Bu süreçte devlet, ailelere hem rehberlik hizmeti sunar hem de çocuğun gelişim masrafları için finansal destek sağlar.
Bir ailenin veya bireyin Tekirdağ koruyucu aile saflarına katılması için belirli kriterleri yerine getirmesi ve titiz bir inceleme sürecinden geçmesi gerekiyor. Teknik olarak süreç şu aşamalardan oluşmaktadır:
Tekirdağ’da 2025 yılında 27 çocuğun bu süreçlerden geçerek yuva sahibi olması, ildeki profesyonel kadronun ve toplumun konuya olan yüksek duyarlılığının bir göstergesidir. 2026 yılı hedefleri doğrultusunda, Tekirdağ’ın bölgedeki diğer illere (Edirne ve Kırklareli) örnek teşkil edecek bir model oluşturması planlanıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Trakya insanının yardımseverliği ve misafirperverliği, Ramazan ayının bu özel akşamında bir kez daha tescillenmiş oldu. Hayırseverlerin desteğiyle kurulan bu iftar sofrası, devlet-millet kaynaşmasının ötesinde, toplumun her ferdinin “dezavantajlı gruplar” olarak tanımlanan bireylere karşı sorumluluğunu hatırlattı. Vali Soytürk’ün Çorlu’daki huzurevi ek binası ve merkezdeki sevgi evleri yatırımlarından bahsetmesi, bölgedeki sosyal devlet vizyonunun ne kadar diri olduğunun kanıtıdır.
Ancak metnin ana teması olan “insan dokunuşu”, her türlü teknik veriden ve yatırımdan daha üstte konumlandırılmaktadır. Tekirdağ İl Müftüsü Mustafa Bilgiç’in dualarıyla başlayan, çocukların ilahileriyle renklenen ve bir imza töreniyle taçlanan bu gece, 2026 yılının Tekirdağ için “gönül yılı” olacağının sinyallerini vermiştir.
İftar programı sadece bir yemek değil, aynı zamanda Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı öncesinde bir “gönül birliği” ilanıydı. Vali Soytürk’ün de ifade ettiği gibi, “sükûnetli ve suhuletli” bir Ramazan geçiren Tekirdağ, bu huzur ortamını koruyucu ailelerin fedakarlığıyla daha da anlamlı kılıyor.
Programın sonunda çocuklara dağıtılan hediyeler, onların sadece bir akşamlık misafir değil, bu toplumun gelecekteki mimarları olarak görüldüğünün nişanesiydi. Tekirdağ koruyucu aile sistemiyle büyüyen her çocuk, yarının güçlü Türkiye’sinde sevgiyle yetişmiş, özgüveni yüksek bireyler olarak yerini alacaktır. Tekirdağ Valiliği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün koordineli çalışmaları, 2026 yılının sonuna gelindiğinde çok daha fazla çocuğun “aile” sıcaklığını tatmasını sağlayacak bir ivmeye sahip.
Bu anlamlı gece, hem katılan ailelerin hem de devlet erkanının ortak bir paydada buluşmasıyla sona erdi: “Her çocuk bir yuvayı, her yuva bir çocuğu hak eder.”