Tajani Washington’da barışın mimarlığına soyundu! İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Gazze’nin geleceği için BM Barış Kurulu’nun kritik önemine vurgu yaparak, İtalya’nın bölgede üstleneceği garantörlük rolünü açıkladı. “İki devletli çözüm bir seçenek değil, zorunluluktur.”

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleştirdiği resmi temaslar kapsamında Orta Doğu barışı ve İtalya’nın diplomatik rolüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tajani, İtalya’nın Gazze’de kalıcı barışın inşası için sorumluluk almaktan çekinmediğini vurgulayarak, “İki halk ve iki devlet” vizyonunu savunmaya devam ettikleri için Washington’a “başları dik” geldiklerini ifade etti.
Diplomatik Misyon: İtalya, Gazze’de barışın tesisi için Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan Barış Kurulu’na katıldı.
Stratejik Hedef: Tajani, Orta Doğu istikrarı için “İki halk, iki devlet” modelinin tek somut çözüm olduğunu belirtti.
AB Uyumu: İtalya’nın tutumunun çoğu Avrupa Birliği ülkesiyle paralel olduğu ve Filistin halkı için insani sorumlulukların süreceği vurgulandı.
Washington Mesajı: Barış inşasında öncü rol üstlenmek isteyen İtalya, ABD temaslarında bu kararlılığını masaya koydu.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Washington’daki hitabında İtalya’nın dış politika öncelikleri arasında Orta Doğu’nun istikrara kavuşturulmasının ilk sıralarda yer aldığını belirtti. İtalya’nın Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulan Barış Kurulu’na katılımının tesadüf olmadığını ifade eden Tajani, bu kurulun bölgedeki kaosu sona erdirmek ve sürdürülebilir bir barış zemini oluşturmak için bugüne kadar masaya getirilen tek somut ve uygulanabilir öneri olduğunu savundu.
Tajani, konuşmasında Avrupa Birliği’nin genel yaklaşımıyla uyumlu bir profil çizerek, “Filistinliler için üzerimize düşeni yapmaya devam etmek ve iki halk, iki devlet umudunu gerçekleştirmek istediğimiz için buradayız,” dedi. İtalya’nın bu süreçteki tavrını “başımız dik” ifadesiyle tanımlayan Bakan, Roma’nın sadece bir gözlemci değil, aynı zamanda barışın inşasında aktif bir aktör (frontrunner) olduğunun altını çizdi.
İtalya’nın Washington ziyareti, Orta Doğu’da gerilimin arttığı ve uluslararası toplumun çözüm arayışlarını hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Tajani’ye göre, Filistin ve İsrail halklarının barış içinde yan yana yaşayabileceği egemen iki devletli yapı, bölgenin güvenliği için vazgeçilmez bir unsur. İtalyan bakan, bu vizyonun gerçekleşmesi adına diplomatik baskı ve insani yardım kanallarının açık tutulması gerektiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Barış Kurulu’nun çalışmaları hakkında da bilgi veren Tajani, bu yapının bölgeyi istikrara kavuşturma noktasındaki potansiyeline dikkat çekti. İtalya’nın bu kuruldaki varlığının, Gazze’nin yeniden inşası ve bölge halkının geleceğe dair umutlarının yeşertilmesi için bir “garantör” niteliği taşıdığı ifade edildi. Tajani, Avrupa’nın Orta Doğu politikasında İtalya’nın ağırlığının hissedileceğini bir kez daha teyit etmiş oldu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Tajani’nin Washington mesajları, aynı zamanda Brüksel ile Washington arasındaki diplomatik eş güdümü de yansıtıyor. İtalya, Filistin halkının insani haklarını savunurken aynı zamanda bölgenin güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı uluslararası hukuk çerçevesinde birleşik bir cephe sergilenmesi gerektiğini savunuyor. Tajani’nin “başımız dik” vurgusu, İtalya’nın bu konudaki tavizsiz duruşunun bir simgesi olarak görüldü.
Antonio Tajani’nin Washington temaslarının merkezinde yer alan Birleşmiş Milletler Barış Kurulu, sadece Gazze’nin fiziksel inşasını değil, aynı zamanda siyasi istikrarın yeniden tesis edilmesini hedefleyen çok katmanlı bir yapı olarak kurgulandı. Tajani, bu kurulun bölgedeki çatışma sarmalını kırabilecek yegâne gerçekçi plan olduğunu savunurken, İtalya’nın bu süreçte “lojistik ve diplomatik bir merkez” olma niyetini yineledi. İtalya’nın Akdeniz’deki stratejik konumu ve Arap dünyasıyla olan tarihsel bağları, Roma’yı Washington ile Orta Doğu arasında kritik bir arabulucu haline getiriyor.
Tajani, Washington’daki görüşmelerinde, Barış Kurulu’nun başarılı olabilmesi için yerel aktörlerin ve bölgesel güçlerin desteğinin şart olduğunu belirtti. İtalya Başbakan Yardımcısı, Filistin Yönetimi’nin kurumsal kapasitesinin artırılması ve Gazze’nin sivil idaresinin uluslararası gözetim altında yeniden yapılandırılması gerektiğini savundu. Bu kapsamda İtalya, hem Avrupa Birliği fonlarının doğru yönetilmesi hem de insani yardımların doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşması noktasında “garantör” rolü üstlenmeye hazır olduğunu Washington’daki muhataplarına iletti.
Antonio Tajani, “İki halk ve iki devlet” vizyonunun sadece romantik bir temenni değil, bölge güvenliği için jeopolitik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Washington’a “başımız dik geldik” ifadesiyle, İtalya’nın bu konudaki net tavrından geri adım atmayacağını işaret eden Bakan, İsrail’in güvenlik kaygıları ile Filistin’in egemenlik haklarının aynı anda gözetilmesi gerektiğini belirtti. İtalya’nın bu tutumu, özellikle bölgede kalıcı barışın sağlanması için ABD ve AB arasında daha sıkı bir koordinasyon kurulmasını hedefliyor.
Görüşmelerin teknik boyutunda, bölgedeki altyapı projeleri ve mülteci krizine yönelik atılacak adımlar da masaya yatırıldı. Tajani, İtalyan mühendislik firmalarının ve sivil toplum kuruluşlarının Gazze’nin yeniden imarı için hazır beklediğini, ancak bunun için siyasi bir yol haritasının netleşmesi gerektiğini ifade etti. Antonio Tajani, Washington’dan ayrılmadan önce yaptığı final açıklamasında, İtalya’nın barışın sadece bir savunucusu değil, aynı zamanda aktif bir mimarı olmaya kararlı olduğunu bir kez daha tüm dünyaya duyurdu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Tajani’nin bu ziyareti, önümüzdeki aylarda Roma’da düzenlenmesi planlanan “Uluslararası Gazze Konferansı” için de bir zemin hazırladı. İtalya’nın Washington’da sergilediği kararlı duruş, Avrupa’nın Orta Doğu meselesinde daha aktif ve bağımsız bir aktör olma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Antonio Tajani, diplomatik çantasında somut önerilerle döndüğü Roma’da, Washington temaslarının sonuçlarını AB Konseyi ile paylaşarak bir sonraki adımın koordinasyonunu sağlayacak.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı