Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid Han, vefatının 108. yılında İstanbul Valisi Davut Gül ve devlet erkanının katıldığı özel bir programla kabri başında dualarla anıldı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun en kritik dönemlerinden birine damga vuran 34. Padişah Sultan II. Abdülhamid Han, vefatının 108. yıl dönümünde İstanbul’da düzenlenen geniş kapsamlı bir programla anıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) iş birliğinde gerçekleştirilen anma etkinliği, tarihi yarımadanın manevi atmosferinde devlet erkanı ve vatandaşları bir araya getirdi.
Anma Programı: Sultan II. Abdülhamid Han, vefatının 108. yılında resmi kurumların iş birliğiyle düzenlenen özel bir törenle anıldı.
Geniş Katılım: Törene İstanbul Valisi Davut Gül başta olmak üzere mülki idare amirleri, akademik temsilciler ve çok sayıda vatandaş iştirak etti.
Manevi Huzur: Program kapsamında Sultan’ın kabri başında Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.
Kurumsal İş Birliği: Etkinlik, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin ortak organizasyonuyla hayata geçirildi.
Osmanlı tarihinin “Ulu Hakan” olarak anılan ismi Sultan II. Abdülhamid Han için düzenlenen Sultan II. Abdülhamid anma programı, İstanbul’un tarihi duraklarından birinde büyük bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Valiliği tarafından koordine edilen etkinlikte, Sultan’ın devlete ve millete hizmetleri bir kez daha hatırlanırken, vefatının üzerinden geçen bir asrı aşkın süreye rağmen kendisine duyulan sevgi ve saygının tazeliği dikkat çekti.
Anma programı, sadece bir anma töreni olmanın ötesinde, Osmanlı mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında önemli bir sembolik anlam taşıdı. İstanbul Valisi Davut Gül ve beraberindeki heyet, Sultan’ın kabri başında hazır bulunarak manevi görevlerini yerine getirdi. Programın düzenlenmesinde pay sahibi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin katkısı, Sultan’ın tıp ve sağlık alanındaki reformlarına (Hamidiye Etfal Hastanesi gibi) bir saygı duruşu niteliğindeydi.
İstanbul’un kalbinde gerçekleşen törene protokolün ilgisi yoğundu. İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin törende yer alan isimler arasındaydı. Devletin farklı kademelerinden gelen bu üst düzey katılım, Sultan II. Abdülhamid Han’ın tarihi şahsiyetine verilen önemin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği törende, Sultan’ın kabri başında eller semaya açıldı. Okunan dualar ve paylaşılan hatıralar eşliğinde, imparatorluğun zorlu yıllarında gösterilen dirayetli yönetim anlayışı yad edildi. Vali Davut Gül, tören boyunca katılımcılarla bir araya gelerek günün anlam ve önemine dair manevi iklimi paylaştı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Programın paydaşlarından biri olan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, etkinliğin kültürel derinliğini artırmak adına organizasyona öncülük etti. İstanbul’un turistik ve tarihi değerleri arasında yer alan türbe ve çevresi, anma programı için titizlikle hazırlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ise, bizzat kurucusu sayılan Sultan’a olan vefasını Rektör düzeyinde temsil edilerek gösterdi. Bu akademik dokunuş, Sultan’ın sadece bir siyasi lider değil, aynı zamanda bir kurum kurucu ve vizyoner olduğunu hatırlattı.
Sultan II. Abdülhamid Han’ı vefatının 108. yılında anarken, onun sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda imparatorluğun modernleşme sürecindeki en büyük vizyonerlerden biri olduğunu vurgulamak gerekir. Bugün anma programına paydaşlık eden Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ) tarihi binası olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, bizzat Sultan’ın emriyle inşa edilmiş ve Osmanlı’nın tıp eğitimindeki zirvesini temsil etmiştir. Bu bağlamda, Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın katılımı, kurumsal bir vefanın ötesinde, temelleri Sultan tarafından atılan bir eğitim ekolünün devamlılığını simgelemektedir.
Sultan II. Abdülhamid anma etkinlikleri kapsamında dile getirilen dualar, onun eğitim alanında açtığı yüzlerce okul, inşa ettirdiği hastaneler ve demiryolu projeleriyle Anadolu’nun her köşesine bıraktığı silinmez izlere bir teşekkür niteliği taşımaktadır. İstanbul Valisi Davut Gül ve beraberindeki heyetin türbe ziyareti, halkın yoğun ilgisiyle birleştiğinde, Sultan’ın “Eğitimci Padişah” kimliğinin günümüzde hala takdirle karşılandığını kanıtlamaktadır.
Sultan II. Abdülhamid Han’ın yönetim anlayışının merkezinde “sosyal devlet” kavramı yer almaktaydı. Vefatının yıl dönümünde yapılan anmalarda, onun bu şefkat dolu yönü sıkça vurgulandı. Kimsesizlere, yaşlılara ve engellilere kucak açan Darülaceze’nin kurulması, Osmanlı’nın insani değerlerini kurumsallaştıran en önemli adımlardan biriydi.
Anma töreninde bir araya gelen protokol üyeleri, Sultan’ın sadece başkent İstanbul’da değil, imparatorluğun en uzak vilayetlerinde bile devletin sıcak yüzünü hissettirmek için çabaladığını hatırlattı. Özellikle çocuk sağlığına verdiği önemle bilinen Sultan, kızı Hatice Sultan’ı kaybetmesinin ardından Avrupa’nın en modern çocuk hastanelerinden biri olan Hamidiye Etfal Hastanesi’ni kurdurarak, acısını toplumsal bir faydaya dönüştürmüştü. Bugün bu kurumlar, onun miras bıraktığı hizmet aşkının canlı birer şahidi olarak ayakta durmaktadır.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın da eşlik ettiği anma programı, Çemberlitaş’taki türbe alanında manevi bir huşu içerisinde tamamlandı. Türbe çevresinde toplanan vatandaşlar, Sultan’ın kabri başında Kur’an-ı Kerim tilavetini dinleyerek, tarihi şahsiyetin ruhuna bağışlanan dualara ortak oldular. İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin’in koordine ettiği program, İstanbul’un kültürel belleğinde Sultan II. Abdülhamid Han’ın yerini bir kez daha perçinledi.
Vefatının üzerinden 108 yıl geçmesine rağmen, Sultan’ın denge politikası, stratejik zekası ve teknolojik gelişmelere olan merakı bugün hala tarihçiler ve araştırmacılar tarafından derinlemesine incelenmektedir. İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen bu resmi anma, devletin kendi tarihine ve kurucu değerlerine sahip çıkma kararlılığının bir tezahürü olarak görüldü.
Anma töreninde konuşulmasa da, Sultan’ın kültürel mirası sadece binalarla sınırlı değildi. O, fotoğrafın gücünü keşfeden ve imparatorluğun her köşesini fotoğraflatarak devasa bir arşiv (Yıldız Albümleri) oluşturan ileri görüşlü bir liderdi. Bugün bu arşivler, tarihçiler için paha biçilemez birer kaynak niteliğindedir. Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün bu anma programındaki varlığı, Sultan’ın sanata ve belgelendirmeye verdiği bu büyük önemi de dolaylı olarak temsil etmektedir.
Program, toplu halde edilen duaların ardından, protokol üyelerinin ve vatandaşların türbe ziyaretiyle sona erdi. Tarihin tozlu sayfalarından bugüne taşınan bu vefa örneği, İstanbul’un manevi muhafızlarından biri olarak kabul edilen Sultan II. Abdülhamid Han’ın hatırasını bir kez daha yüceltti.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı