Selimiye Camii’nin eşsiz maneviyatıyla bütünleşen Ramazan Sokağı, Edirne Valisi Yunus Sezer’in katılımıyla açıldı. Geleneksel lezzetler, el emeği ürünler ve 30 gün sürecek kültürel etkinlikler Selimiye Meydanı’nda ziyaretçilerini bekliyor.

Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, camiler ve köprüler şehri Edirne’de, on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in gelişiyle birlikte kentin manevi iklimi bambaşka bir atmosfere büründü. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nin hemen gölgesinde kurulan “Ramazan Sokağı”, kapılarını büyük bir heyecanla açtı. Edirne’nin kalbinde yükselen bu eşsiz yapının tarihi ve manevi dokusuyla bütünleşen etkinlik alanı, Ramazan ayı boyunca hem şehir halkına hem de dışarıdan gelen binlerce misafire unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor.
Manevi Atmosfer: Selimiye Camii’nin restorasyon sürecinin ardından ibadete açılmasıyla, Ramazan etkinlikleri tarihi meydanda hayat buldu.
Geleneksel Lezzetler: Ramazan Sokağı’nda el emeği ürünlerden geleneksel Edirne lezzetlerine kadar pek çok stant vatandaşları bekliyor.
30 Gün Kesintisiz Etkinlik: Sanatçıların katılımıyla düzenlenecek kültürel programlar, Ramazan ayı boyunca her akşam devam edecek.
Ramazan Sokağı’nın açılış programı, geniş bir katılım ve dualar eşliğinde gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Edirne Valisi Yunus Sezer, Selimiye Camii’nin yeniden tam kapasiteyle ibadete açılmasının şehir için büyük bir müjde olduğunu vurguladı. Vali Sezer, Selimiye’nin manevi iklimiyle birleşen bu tür kültürel etkinliklerin, Edirne’nin turizm potansiyelini de ciddi oranda artıracağını ifade etti.
Tarihi meydanın yeniden canlanmasının esnaf ve yerel turizm için bir lokomotif görevi göreceğini belirten Vali Sezer, kurulan sokağın sadece bir alışveriş noktası değil, aynı zamanda kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı bir köprü olduğunu dile getirdi. Selimiye Camii’nin muazzam silüeti altında kurulan bu alanın, şehrin kadim geleneklerini yaşatmak adına stratejik bir öneme sahip olduğunun altı çizildi.

Ramazan Sokağı, Edirne’nin yerel değerlerini ve geleneksel el sanatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Sokağı gezen vatandaşlar; ebru sanatından hattatlığa, el yapımı hediyelik eşyalardan yöresel dokumalara kadar geniş bir ürün yelpazesiyle karşılaşıyor. Özellikle kadın kooperatiflerinin ve yerel sanatçıların hazırladığı el emeği ürünler, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.
Lezzet duraklarında ise Edirne’nin meşhur tava ciğerinden badem ezmesine, geleneksel şerbetlerden osmanlı macununa kadar pek çok geleneksel tat ikram ediliyor. İftar sonrası Selimiye Meydanı’na akın eden aileler, bir yandan alışveriş yaparken bir yandan da eski Ramazanların tadını bu sokakta bulabiliyor. Edirne Valiliği koordinasyonunda hazırlanan bu içerik zenginliği, kentin sosyal dokusunu güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak dikkat çekiyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Vali Yunus Sezer, Ramazan ayı boyunca birbirinden değerli sanatçıların katılımıyla düzenlenecek olan etkinliklerin takvimine dair de bilgiler verdi. Selimiye’nin manevi ikliminde 30 gün boyunca devam edecek olan programlarda; tasavvuf müziği konserleri, semazen gösterileri, gölge oyunları ve şiir dinletileri yer alacak. Özellikle gençlerin ve çocukların ilgisini çekecek geleneksel Karagöz-Hacivat gösterileriyle, eski Ramazan kültürü yeniden canlandırılacak.

Tüm vatandaşları bu eşsiz atmosferi birlikte yaşamaya davet eden Vali Sezer, Selimiye Meydanı’nın sadece bir toplanma alanı değil, bir gönül sofrası olduğunu belirtti. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak yardımlaşma ve dayanışmanın ön planda tutulacağı etkinlikler, Edirne’nin tarihi dokusunu sanatsal bir derinlikle taçlandıracak.
Selimiye Camii’nin geniş kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılması, bu yılki Ramazan etkinliklerine tarihsel bir derinlik katıyor. Edirne Valiliği öncülüğünde organize edilen Ramazan Sokağı, asırlık çınarların ve devasa kubbenin altında, geçmişin ihtişamıyla bugünün neşesini birleştiriyor. Vali Yunus Sezer’in vurguladığı turizm potansiyeli, sadece yerli turistleri değil, aynı zamanda Balkanlar’dan gelen soydaşlarımızı da bu manevi şemsiye altında topluyor.
Restorasyonun ardından Selimiye Meydanı’nın kazandığı yeni çehre, Ramazan Sokağı’ndaki stantların yerleşimiyle daha da belirginleşti. Vatandaşlar, bir yandan teravih namazı için saf tutarken, diğer yandan namaz çıkışında sokağın cıvıl cıvıl atmosferinde komşuluk ilişkilerini tazeliyor. Bu yılki organizasyonda “Sıfır Atık” ve “Çevre Dostu Etkinlik” prensipleri de ön planda tutularak, tarihi dokuya zarar vermeden modern bir festival yönetimi sergileniyor.
Ramazan Sokağı sadece bir ticaret veya eğlence alanı olmanın ötesinde, büyük bir dayanışma merkezi olarak kurgulandı. Stantlar arasında yer alan sivil toplum kuruluşları ve hayır kurumları, ihtiyaç sahiplerine yönelik projelerini tanıtarak toplumsal duyarlılığı artırıyor. Vali Yunus Sezer’in daveti üzerine alana gelen binlerce vatandaş, “paylaşma” ruhunu bizzat bu sokakta yaşıyor.

Özellikle akşam saatlerinde artan yoğunlukla beraber, sokağın her köşesinde farklı bir kültürel zenginlik baş gösteriyor. Şerbetçiler, macuncular ve geleneksel kostümleriyle servis yapan esnaflar, genç kuşağa eski Ramazanların nasıl geçtiğini canlı bir şekilde gösteriyor. Edirne Valiliği, bu etkinliklerle kent hafızasını tazeleyerek Selimiye’nin çevresini adeta bir açık hava müzesine dönüştürmüş durumda.
30 gün boyunca sürecek etkinlik takvimi, Türkiye’nin önde gelen tasavvuf musikisi sanatçılarını ve kültürel değerlerini ağırlayacak. Ramazan Sokağı’nın orta yerinde kurulan sahnede, ney dinletileriyle başlayan akşamlar, sahur vaktine kadar süren sohbet programlarıyla devam edecek. Edirne’nin kültürel mirasını anlatan tarihçilerin konuşmaları, Selimiye’nin hikayesini merak edenler için bulunmaz bir fırsat sunuyor.
Vali Yunus Sezer, etkinliklerin içeriğinin her yaş grubuna hitap edecek şekilde titizlikle hazırlandığını belirterek, “Selimiye, sadece taştan bir yapı değil; bizim ruhumuzun, tarihimizin ve inancımızın simgesidir. Burada geçirilen her dakika, bu kutlu mirasa olan aidiyetimizi güçlendiriyor” ifadelerini kullandı. Ramazan boyunca düzenlenecek olan Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve ilahi konserleri, meydandaki manevi huzuru doruk noktasına çıkaracak.
Selimiye Meydanı’ndaki bu canlılık, Edirne’nin uluslararası tanıtımı için de büyük bir fırsat sunuyor. Balkan ülkelerinden gelen turist grupları, Ramazan Sokağı sayesinde Türk-İslam kültürünün misafirperverliğini ve estetik anlayışını yakından gözlemliyor. Edirne Valiliği tarafından yürütülen bu geniş kapsamlı organizasyon, kentin ekonomik çarklarını hızlandırırken aynı zamanda kültürel diplomasinin de önemli bir parçası haline geliyor.
Vali Sezer’in çağrısıyla bir araya gelen binlerce kişi, Selimiye’nin gölgesinde aynı sofrada buluşmanın, aynı huzuru paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Ramazan ayı sona erdiğinde, geride sadece güzel anılar değil, Selimiye ile yeniden kurulan güçlü bir gönül bağı kalacak. Tüm Edirne halkı ve çevre illerden gelen misafirler, 30 gün boyunca bu eşsiz atmosferin tadını çıkarmaya devam edecek.