CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Niğde’de gerçekleştirdiği mitingde hükümete erken seçim çağrısında bulundu. Türkiye’nin 100 yıl önceki gibi halkın iktidarına ihtiyaç duyduğunu belirten Özel, “Milletle devlet yarışırsa millet kazanır” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Niğde’de düzenlenen dev mitingde iktidara yüklendi. 100 yıl önceki ruhun yeniden canlanması gerektiğini vurgulayan Özel, halkın sandık beklentisini dile getirerek erken seçim çağrısını yineledi.
Temel Talep: CHP lideri, mevcut iktidarın sorun çözme kapasitesinin bittiğini savunarak acil sandık ve erken seçim talep etti.
Egemenlik Vurgusu: “Milletle devlet yarışırsa sadece millet kazanır” diyen Özel, Niğde’nin artık “milletin kalesi” olduğunu ilan etti.
Yüz Yıllık Vizyon: Türkiye’nin kurtuluş ve kuruluş dönemindeki gibi halktan, haktan ve yoksuldan yana bir yönetim anlayışına ihtiyacı olduğu belirtildi.
Anadolu’nun kalbinde, Şubat ayının sert soğuğuna rağmen Niğde Belediye Meydanı’nı dolduran binlerce vatandaş, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” sloganıyla bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, platforma çıktığında Niğde halkının gösterdiği bu yoğun ilgi karşısında duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şehrin siyasi kimliğinin yeniden tanımlandığını ifade etti. Özel, Niğde’nin herhangi bir siyasi partinin tekelinde olmadığını, aksine doğrudan halkın iradesinin yansıdığı bir merkez haline geldiğini vurguladı.
Konuşmasına Niğde’nin kararlılığına vurgu yaparak başlayan Özel, “Şubat’ın soğuğunda tarihi bir kalabalıkla bu kararlılığı gösteren Niğde’ye helal olsun! Niğde kimsenin kalesi değildir, Niğde bundan sonra milletin kalesidir” sözleriyle meydandaki coşkuyu artırdı. Siyasi literatürde sıkça kullanılan “kale” tabirini reddeden CHP lideri, demokrasinin asıl sahibinin sandığa giden seçmen olduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, milletin devletine olan bağlılığının altını çizerken, devlet mekanizmasının halkın karşısına bir engel olarak çıkarılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Özgür Özel’in Niğde mitingindeki en dikkat çekici başlıklarından biri, devlet ile millet arasındaki ilişkiye dair yaptığı felsefi ve siyasi analiz oldu. Türk siyasi tarihinde devletin bekası ile milletin taleplerinin bazen karşı karşıya getirildiğini hatırlatan Özel, demokrasilerde nihai kararın her zaman halkta olduğunu belirtti. “Bu millet devletini sever. Ama bu milletin karşısına devleti dikmeyeceksin” diyen Özel, otoriter yaklaşımların halk nezdinde bir karşılığı olmadığını ifade etti.
Siyasetin amacının devletin imkanlarını millete hizmet için seferber etmek olduğunu belirten Özel, halkın iradesinin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını savundu. Eğer bir noktada milletin talepleri ile yönetimin uygulamaları çatışırsa, tarihin her zaman milletin zaferini yazdığını söyledi. Niğde’deki bu iradenin, Türkiye geneline yayılacak bir değişimin işaret fişeği olduğunu iddia eden Özel, meydanı dolduran kalabalığın sadece bir partinin destekçisi değil, demokrasiye susamış bir halkın temsilcisi olduğunu dile getirdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Özgür Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu 100 yıl önceki kurtuluş mücadelesi dönemine benzetti. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında halkın kendi kaderini tayin etme azmine atıfta bulunarak, bugünkü şartların da benzer bir “halkın iktidarı” anlayışını zorunlu kıldığını belirtti. Türkiye’nin yeni bir enerjiye ve yeni bir yola ihtiyacı olduğunu savunan Özel, bu yolun sadece ekonomik bir program değil, aynı zamanda toplumsal bir kucaklaşma olduğunu ifade etti.
Bu yeni enerjinin merkezinde; milleti seven, herkesi kuşatan, haktan ve halktan yana olan bir yönetim anlayışının bulunduğunu söyledi. Özellikle yoksulların, emeklilerin ve emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara değinen Özel, mevcut iktidarın bu kesimlerin sorunlarını çözme noktasında artık bir kapasitesinin kalmadığını iddia etti. Bu nedenle, çarenin sadece bir isim değişikliği değil, köklü bir erken seçim talebi ve iktidar değişimi olduğunu vurguladı.
Niğde meydanında yükselen ses, sadece siyasi bir değişimin değil, aynı zamanda ekonomik bir adaletin de çağrısıydı. Özgür Özel, konuşmasının bu bölümünde özellikle geçim sıkıntısı yaşayan kesimlerin sesi oldu. Erken seçim talebi arkasındaki en büyük motivasyonun halkın cüzdanındaki yangın olduğunu belirten Özel, Niğde’nin bereketli topraklarında tarım yapan çiftçiden, sanayide ter döken işçiye kadar herkesin ortak bir kaderi paylaştığını ifade etti.
Mevcut yönetim sisteminin yoksulu daha yoksul, zengini ise daha zengin yapan bir çarka dönüştüğünü savunan CHP lideri, halkın iktidarında önceliğin “insanca yaşam” olacağını vaat etti. Emeklilerin maaşlarının enflasyon karşısında erimesine ve asgari ücretin açlık sınırıyla olan imtihanına değinerek, “100 yıl önce bu topraklar nasıl kendi imkanlarıyla ayağa kalktıysa, bugün de emeğin ve alın terinin hakkını veren bir yönetimle ayağa kalkacaktır” dedi. Özel, eşitlikçi bir bölüşümün ancak şeffaf ve hesap verebilir bir iktidar ile mümkün olabileceğini Niğde halkına anlattı.
Özgür Özel’in iktidara yönelik en sert eleştirilerinden biri, devlet mekanizmasının hantallaştığı ve sorun üreten bir yapıya dönüştüğü iddiasıydı. Özel’e göre, Türkiye’nin bugün yaşadığı krizler sadece dışsal faktörlerle değil, yönetimsel bir tükenmişlikle ilgili. Niğde mitinginde bu durumu “kapasite eksikliği” olarak tanımlayan Özel, “Bu iktidarın artık millete verecek bir şeyi, çözecek bir derdi kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
Siyasetin bir bayrak yarışı olduğunu hatırlatan Özel, mevcut yönetimin yorulduğunu ve toplumu kuşatma kabiliyetini kaybettiğini savundu. Bu noktada erken seçim talebi bir siyasi inat değil, ülkenin önünün açılması için demokratik bir zorunluluk olarak sunuldu. Yeni bir yol çıkışının şart olduğunu belirten Özel, bu çıkışın anahtarının halkın iradesinde, yani sandıkta olduğunu bir kez daha yüksek sesle dile getirdi.
Özgür Özel, konuşmasında sadece kendi seçmenine değil, tüm Niğde’ye ve Türkiye’ye seslendi. Siyasetin kutuplaştırıcı dilinden uzaklaşılması gerektiğini, 100 yıl önceki kurucu iradenin herkesi kucaklayan yapısının örnek alınması gerektiğini belirtti. “Bizim iktidarımızda kimse kendisini dışlanmış hissetmeyecek. Milletin devleti, milletin her ferdine eşit mesafede olacak” diyen Özel, toplumsal barışın yolunun adaletten geçtiğini vurguladı.
Haktan, hukuktan ve adaletten yana bir yönetimin, Türkiye’nin uluslararası itibarını da yeniden tesis edeceğini ifade eden Özel, Niğde’den yükselen bu iradenin Ankara’daki karar vericiler tarafından duyulması gerektiğini söyledi. Halkın taleplerinin görmezden gelinemeyeceğini, demokrasi geleneğimizin en temel kuralının halkın sesine kulak vermek olduğunu hatırlattı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Mitingin sonunda Niğde halkına teşekkür eden Özgür Özel, mücadelenin sandık gelene kadar devam edeceğinin mesajını verdi. Türkiye’nin kaybedecek vaktinin olmadığını, her geçen günün halkın sırtındaki yükü ağırlaştırdığını belirten Özel, “Çare iktidar değişimidir, çare halkın kendi iradesiyle yeni bir sayfa açmasıdır” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Niğde Belediye Meydanı’nı dolduran binlerce kişi, Özel’in erken seçim çağrısına sloganlarla destek vererek miting alanından ayrıldı.
Bu miting, CHP’nin Anadolu turundaki en kritik duraklarından biri olarak kayıtlara geçerken, Özel’in “100 yıl önceki ruh” vurgusu, önümüzdeki seçim döneminin ana stratejik hattını da belirlemiş oldu. Şimdi gözler, muhalefetin bu yoğun saha çalışmasının siyasetin genel dengeleri ve erken seçim talebi üzerindeki yansımalarına çevrilmiş durumda.