CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında AK Parti ve MHP seçmenine seslendi: “Oy veren suçlu değil, iyi olsun diye verdi.” Özel, asgari ücretli ve emeklinin hakkını savunmak için parti ayrımı yapmaksızın herkesle kol kola mücadele edeceklerini duyurdu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Salı günlerinin klasiği haline gelen grup toplantıları maratonunda bugün tarihi anlardan birine tanıklık etti. Siyasetin genellikle kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve sert rekabete dayalı dilinin aksine, ana muhalefet partisinden tüm Türkiye’yi kucaklayan, özellikle de iktidar partisine oy vermiş seçmenin vicdanına seslenen bir çağrı yükseldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomik krizin altında ezilen vatandaşları parti rozetine göre ayırmadan, “geçim derdinin ortaklığı” üzerinden birleşmeye davet etti. Özel’in konuşması, sadece bir muhalefet eleştirisi değil, aynı zamanda toplumsal barışa ve sınıfsal dayanışmaya yönelik bir manifesto niteliği taşıyordu.
Kritik Mesaj: “Oy veren suçlu değil, iyi olsun diye oy verdi.”
Ekonomik Vurgu: Asgari ücret ve emekli maaşı, siyasi görüş ayırt etmeksizin herkesi vuruyor.
Yeni Yol Haritası: Emeklinin ve işçinin yanında kim durursa, CHP onlarla kol kola yürüyecek.
Hedef Kitle: AK Parti ve MHP seçmenine doğrudan, suçlayıcı olmayan empati çağrısı.
Türkiye siyasetinde alışılagelmiş “seçmeni suçlama” veya “neden oy verdiniz?” şeklindeki yargılayıcı üslup, bugün CHP kürsüsünde yerini derin bir empatiye bıraktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasının en can alıcı bölümünde doğrudan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) seçmenlerine seslendi. Özel’in “Oy veren, verdiği oydan suçlu değil. İyi olsun diye vermişsindir” şeklindeki ifadeleri, siyaset psikolojisi açısından oldukça stratejik ve birleştirici bir hamle olarak yorumlandı.
Bu yaklaşım, ekonomik krizin faturasını sandığa giden vatandaşa değil, yönetenlere kesen bir anlayışı temsil ediyor. Vatandaşın sandığa giderken ülkesi, ailesi ve geleceği için “iyi niyetle” tercih yaptığını vurgulayan Özel, bugün gelinen noktada yaşanan yoksulluğun, o iyi niyetli seçmenin de kaderi olmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu söylem, muhalefetin iktidar tabanıyla kurmaya çalıştığı gönül köprüsünün en somut adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Grup toplantısının ana gündem maddesi, kaçınılmaz olarak Türkiye’nin yakıcı ekonomik tablosuydu. Enflasyon rakamlarının hanelere ateş düşürdüğü, çarşı-pazar fiyatlarının el yaktığı bir dönemde Özel, sorunu parti kimliklerinden arındırarak “sınıfsal” bir zemine çekti. “Bu asgari ücreti ne AK Partili bir işçi hak eder, ne bu en düşük emekli maaşını MHP’li bir emekli hak eder” sözleri, yoksulluğun siyasi görüş sormadığını en yalın haliyle ortaya koydu.
Özel’in çizdiği tabloda; market kasasında ödeme yaparken kimse kimseye hangi partiye oy verdiğini sormuyor. Elektrik faturası, AK Partiliye de CHP’liye de aynı tarifeden geliyor. Kiralar, MHP’li emekliyi de, muhalif genci de aynı şiddetle zorluyor. CHP lideri, işte bu “ortak kader” üzerinden birleşme çağrısı yaparak, ekonomik mücadelenin partiler üstü bir “ekmek davası” olduğunu vurguladı. Asgari ücretin açlık sınırıyla yarıştığı, emekli maaşlarının ise temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığı bu dönemde, Özel’in sözleri meclis sıralarından taşarak sokağın gerçeğine dokundu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Konuşmasının son bölümünde geleceğe dönük bir eylem planı da sunan Özel, CHP’nin duracağı yeri net bir şekilde tarif etti. “Bundan sonraki süreçte biz emekliden yana, asgari ücretliden yana kim durursa yanımızda; onlarla kol kola bu millet için mücadeleye devam edeceğiz” diyerek, sadece kendi parti örgütüne değil, sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara ve hatta diğer siyasi parti tabanlarına da “gelin birlikte yürüyelim” mesajı verdi.
Bu açıklama, önümüzdeki günlerde meclis muhalefetinin dozunun artacağının, ancak bu muhalefetin sadece “hayır” demek üzerine değil, “hak arama” üzerine kurulacağının sinyallerini veriyor. Özel, halkın refahı için yürütülecek mücadelede parti bayraklarının değil, ekmek ve adalet talebinin öne çıkacağını belirtti. Emeklilerin bayram ikramiyesinden, asgari ücretlinin alım gücüne, kiracıların barınma krizinden, gençlerin işsizlik sorununa kadar her başlıkta, iktidarı zorlayan ama vatandaşı kucaklayan bir CHP göreceğimizin mesajı verildi.
Özgür Özel’in bu kapsayıcı dili, siyasetin kutuplaşmış atmosferinde bir “normalleşme” arayışı olarak da okunabilir. Vatandaşın derdinin “kimin yönettiği” değil, “nasıl yaşandığı” olduğu gerçeğinden hareketle, CHP lideri çözümün adresini ortak mücadelede gösterdi. Şimdi gözler, bu çağrının Cumhur İttifakı tabanında nasıl yankı bulacağına ve ekonomik politikalarda bir değişimi tetikleyip tetiklemeyeceğine çevrildi.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı