6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Osmaniye’de düzenlenen törenle 12 bin 557 konutun açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeye yapılan 74 milyar liralık yatırımı müjdelerken Türkiye genelinde teslim edilen bağımsız bölüm sayısının 455 bini aştığını duyurdu.

6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Osmaniye’de düzenlenen anma programı ve toplu açılış töreninde devletin zirvesi vatandaşlarla bir araya geldi.
Konut Teslimatı: Toplamda 455 bin 357 bağımsız bölümün inşası tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.
Ekonomik Bilanço: Depremin Türkiye ekonomisine doğrudan maliyeti 104 milyar dolar olarak açıklandı.
Osmaniye Yatırımları: Şehirde 74 milyar 961 milyon lira değerinde 116 farklı kalem yatırımın açılışı yapıldı.
Türkiye, tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen bir yılın ardından, yaralarını sarmaya ve inşa süreçlerini tamamlamaya devam ediyor. Osmaniye’de gerçekleştirilen geniş kapsamlı törende, sadece bir anma programı değil, aynı zamanda şehrin çehresini değiştirecek devasa projelerin de açılışı yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi liderlerin katılımıyla gerçekleşen bu buluşma, bölgedeki deprem konutları ve sosyal donatı alanlarının son durumunu gözler önüne serdi.
Bundan tam bir yıl önce, 11 ilimizi ve yaklaşık 14 milyon insanımızı doğrudan etkileyen o karanlık gecenin ardından Türkiye, eşi benzeri görülmemiş bir seferberlik başlattı. Osmaniye’nin bereketli topraklarında, Kuvayımilliye ruhunun hala taptaze olduğu bu özel şehirde, depremde hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımız dualarla anıldı. Tören alanı, hem derin bir hüznün hem de küllerinden yeniden doğan bir milletin vakur duruşunun sembolü haline geldi.
Sarsıntının yaşandığı ilk anlardan itibaren sahaya sürülen 650 bin personel, enkaz altından hayat kurtarmaya çalışırken, devletin tüm kurumları koordinasyon içinde hareket etti. Bu süreçte sadece fiziksel yapılar değil, aynı zamanda toplumun sarsılan umutları da yeniden inşa edilmeye çalışıldı. Deprem konutları projesi, bu yeniden inşa sürecinin en somut ve en hayati parçası olarak öne çıktı.
Afetin boyutları sadece insani değil, ekonomik anlamda da Türkiye tarihinin en ağır bilançosunu ortaya koydu. Uzmanların ve devlet verilerinin paylaştığı rakamlara göre, depremin milli gelire olan maliyeti %9 seviyelerine kadar ulaştı. Toplamda 150 milyar doları bulan dolaylı maliyetler, ülkenin kaynaklarının büyük bir kısmının bölgeye aktarılmasını zorunlu kıldı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Şehrin dört bir yanındaki şantiye alanlarında gece gündüz devam eden çalışmalar meyvelerini vermeye başladı. Osmaniye genelinde inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışı gerçekleştirilirken, bu konutların anahtarları hak sahiplerine ulaştırıldı. Özellikle kırsal bölgelerdeki köy evleri ve şehir merkezindeki modern bloklar, afetzedelerin güvenli bir çatı altında yeni bir başlangıç yapmalarını sağladı.
Yatırımlar sadece konutla sınırlı kalmadı; 67 bin metrekarelik devasa bir alana yayılan Millet Bahçesi de şehrin sosyal hayatına kazandırıldı. Bu alanlar, depremin psikolojik etkilerini silmek ve vatandaşların bir araya gelerek sosyalleşebileceği güvenli alanlar oluşturmak adına stratejik bir önem taşıyor. Osmaniye’nin 74 milyar lirayı aşan yatırım payı, şehrin gelecekte çok daha dirençli bir yapıya bürüneceğinin kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Depremin etkilediği 11 ilde sadece barınma ihtiyacı değil, toplumsal hayatın temel direkleri olan eğitim ve sağlık alanında da devasa yatırımlar hayata geçirildi. Bölge genelinde kullanılamaz hale gelen 9 bin 800 dersliğin yerine, modern teknolojiyle donatılmış 14 bin 310 yeni derslik inşa edildi. Osmaniye özelinde de okulların deprem dayanıklılığı artırılırken, öğrencilerin kesintisiz eğitim alması sağlandı. Deprem konutları çevresinde yükselen bu eğitim yuvaları, bölgedeki genç nüfusun geleceğe umutla bakmasına vesile oluyor.
Sağlık alanında ise yaklaşık 123 milyar liralık bir yatırım bütçesiyle adeta yeni bir altyapı kuruldu. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasitesine sahip 36 yeni devlet hastanesi hizmete alınırken, bu tesislerin sismik izolatör gibi ileri teknolojilerle donatılmasına özen gösterildi. Bu sayede, olası bir afet anında bile sağlık hizmetlerinin aksamaması hedefleniyor. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nin bakım ve onarım çalışmaları da bu kapsamda tamamlanarak akademik hayatın normale dönmesi sağlandı.
Afet bölgesinin ekonomik canlılığını yeniden kazanması için ulaşım ağları kritik bir rol oynuyor. Depremden etkilenen illerde ulaşım yatırımları için harcanan tutar 80 milyar lirayı buldu. Yeni yerleşim alanlarını ana arterlere bağlamak amacıyla 294 kilometrelik yeni imar ve bağlantı yolu inşa edildi. Osmaniye’nin ilçeleri olan Kadirli, Düziçi, Hasanbeyli, Toprakkale, Sumbas ve Bahçe arasındaki bağlantı yollarında iyileştirme çalışmaları yapılarak ticaretin ve günlük yaşamın akışı hızlandırıldı.
Haberleşme tarafında ise adeta bir dijital devrim yaşandı. 6 Şubat öncesinde bölgede 58 bin kilometre olan fiber optik kablo uzunluğu, yürütülen çalışmalarla 80 bin kilometreye çıkarıldı. 5.300 adet kalıcı baz istasyonunun kurulmasıyla birlikte, bölge halkının dijital dünyaya erişimi afet öncesi seviyenin de üzerine taşındı. Bu altyapı güçlendirmesi, bölgeye yatırım yapmak isteyen sanayiciler için de büyük bir teşvik unsuru oluşturuyor.
Bölge ekonomisinin bel kemiği olan esnaf ve sanayiciler unutulmadı. Mücbir sebep hali 2025 yılının sonuna kadar uzatılarak işletmelerin üzerindeki finansal yük hafifletildi. Prim borçlarının ertelenmesi ve yapılandırılması gibi adımlar, yerel ekonominin canlanmasına doğrudan katkı sağladı. Osmaniye’deki tarım ve sanayi faaliyetlerinin aksamaması adına sulama projeleri ve sanayi sitesi onarımları için 110 milyar liralık bir kaynak planlaması dahilinde hareket ediliyor.
Özellikle “Ev Sahibi Türkiye” vizyonuyla başlatılan 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Osmaniye’ye ayrılan 2.990 konutluk kontenjan, şehrin uzun vadeli konut ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Bu projelerle birlikte mülkiyet hakkı korunan vatandaşların, en kısa sürede kalıcı ve güvenli yuvalarına kavuşması amaçlanıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Osmaniye’deki tören boyunca vurgulanan en önemli hususlardan biri de, devletin tüm birimlerinin bölgeden elini çekmeyeceği kararlılığı oldu. Yapılan açıklamalar ve paylaşılan veriler, sadece yıkılanı yerine koyma değil, daha dirençli ve modern şehirler kurma iradesini ortaya koydu. Polemiklerden uzak, sadece icraat odaklı bir çalışma prensibinin benimsendiği belirtilirken, 11 ilin tamamı ayağa kalkana kadar seferberlik halinin devam edeceği ifade edildi.
Hatay’dan Malatya’ya, Kahramanmaraş’tan Osmaniye’ye kadar uzanan bu geniş coğrafyada, her bir anahtar teslimi yeni bir hayatın müjdecisi oluyor. Türkiye’nin 2026 yılı bütçesinde afet yönetimine ayırdığı 653 milyar liralık devasa pay, bu sürecin ne kadar ciddiyetle takip edildiğinin en büyük göstergesi.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı