Orta Doğu’da savaşın 19. gününde İran’ın en büyük petrol ve doğal gaz tesisleri vuruldu. Ali Laricani’nin hayatını kaybetmesiyle İran, Tel Aviv’e füze yağdırdı.

Orta Doğu’da gerilim, İran ile İsrail arasındaki çatışmaların 19. gününde korkulan boyuta ulaştı. Bölgeden gelen son bilgilere göre, İran’ın can damarı olan enerji altyapıları ağır saldırıların hedefi oldu.
Hedef Bölgeler: Dünyanın en büyük gaz sahası olan Güney Pars ve Aseluye petrol rafinerileri vuruldu.
Kritik Kayıp: İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybettiği doğrulandı.
Bölgesel Tehdit: Tahran yönetimi; Suudi Arabistan, BAE ve Katar’daki enerji tesislerini misilleme listesine aldı.
Dünya ekonomisinin kalbi sayılan Basra Körfezi, 18 Mart 2026 itibarıyla tarihinin en karanlık günlerinden birini yaşıyor. İran medyasında yer alan ve küresel piyasaları sarsan iddialara göre, ülkenin güney sahil şeridinde yer alan kritik enerji arz güvenliği noktaları doğrudan hedef alındı. Özellikle stratejik önemi tartışılmaz olan Güney Pars Doğal Gaz Sahası çevresindeki rafinerilerin saldırıya uğraması, sadece bölgeyi değil, küresel enerji tedarik zincirini de kopma noktasına getirdi.
Aseluye kentindeki petrol rafinerilerinin ABD ve İsrail hava unsurları tarafından hedef alındığı ileri sürülürken, gökyüzünü kaplayan dev duman kütleleri uydu görüntülerine yansıdı. Bu tesisler, İran’ın toplam enerji ihracatının %80’inden fazlasını göğüsleyen tesisler olması sebebiyle, saldırının ekonomik boyutu “yıkıcı” olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, bu çapta bir hasarın küresel petrol fiyatlarını üç haneli rakamların çok üzerine taşıyabileceği konusunda uyarıyor.
Saldırıların askeri ve ekonomik boyutunun ötesinde, siyasi yankısı da deprem etkisi yarattı. Tahran yönetimi, İsrail’in son hava harekatı sırasında İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin hayatını kaybettiğini resmen doğruladı. İran siyasetinin en etkili isimlerinden birinin kaybı, sahadaki çatışmanın topyekün bir savaşa evrilme riskini artırdı.
Bu acı kaybın ardından İran, “intikam” yemini ederek İsrail’in başkenti Tel Aviv’i hedef alan devasa bir füze dalgası başlattı. Yüzlerce balistik füzenin İsrail hava savunma sistemlerini zorladığı bildirilirken, bölgedeki tansiyon 19. gününde zirve yaptı. İran ordusu, bu misillemenin sadece bir başlangıç olduğunu ve stratejik hedeflerin vurulmaya devam edeceğini açıkladı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Tahran yönetimi, kendi tesislerinin vurulmasına tepki olarak bölgedeki diğer aktörleri de içine alan sert bir deklarasyon yayımladı. Yapılan resmi açıklamada, ABD ile iş birliği içinde olan veya ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan ülkelerin petrol altyapılarının “meşru hedef” haline geldiği belirtildi. Bu kapsamda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’daki dev enerji kompleksleri potansiyel hedef listesine eklendi.
Bu tehdit, bölgedeki enerji arz güvenliği tartışmalarını bambaşka bir boyuta taşıdı. Körfez ülkelerinde alarm seviyesi en üst düzeye çıkarılırken, uluslararası enerji ajansları olası bir sevkiyat durması senaryosuna karşı acil durum planlarını devreye soktu. ABD Başkanı Donald Trump ise bu süreçte müttefiklerini yeterince destek vermemekle suçlayarak, Batılı başkentlere yönelik sert eleştirilerde bulundu.
İran’ın güneyindeki rafinerilerden yükselen dumanlar, küresel finans merkezlerinde sarsıntıya neden oldu. Enerji arz güvenliği kavramının son yılların en büyük testinden geçtiği bu 19. günde, Brent petrol fiyatları dakikalar içinde çift haneli yükselişler kaydetti. Aseluye ve Güney Pars gibi tesislerin üretim kapasitesinin devre dışı kalma ihtimali, sadece bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda küresel bir enerji kıtlığı senaryosunu tetikledi. Uzmanlar, sevkiyatın yapıldığı Hürmüz Boğazı’nın olası bir kapanma riskiyle karşı karşıya kalmasının, varil fiyatlarını 150 dolar seviyesinin üzerine taşıyabileceği konusunda uyarıyor.
Saldırıların ardından uluslararası enerji devleri bölgedeki personelini tahliye etmeye başlarken, tanker trafiğinde büyük aksamalar yaşanıyor. Sigorta şirketlerinin Basra Körfezi geçişleri için talep ettiği risk primleri rekor seviyeye ulaştı. Bu durum, sadece petrol değil, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatını da durma noktasına getirerek özellikle Avrupa ve Asya pazarlarındaki enerji dengelerini altüst etti.
ABD cephesinde ise Başkan Donald Trump, alışılagelmişin dışında sert bir üslupla müttefiklerine yüklendi. Batılı müttefiklerin operasyonlara yeterli lojistik ve siyasi destek vermediğini savunan Trump, “Kendi enerjisini korumayanlara biz de koruma sağlamayız” diyerek NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkelere mesaj gönderdi. Trump’ın bu çıkışı, Washington ile Brüksel arasındaki çatlağı derinleştirirken, Orta Doğu’daki askeri koalisyonun geleceğini de tartışmaya açtı.
ABD Başkanı, müttefiklerinin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için ABD rezervlerini kullanma konusunda isteksiz olduğunu ima ederek, “Önce Amerika” politikasının enerji güvenliğinde de öncelikli olacağını vurguladı. Bu diplomatik gerilim, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik tehditleriyle birleşince, bölgedeki jeopolitik tablo hiç olmadığı kadar karmaşık bir hal aldı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Ali Laricani gibi sembolik bir ismin kaybı, İran’ın askeri doktrininde “stratejik sabır” döneminin sona erdiğini gösteriyor. Tel Aviv’e yönelik gerçekleştirilen yoğun füze atışları, misillemenin sadece askeri üslerle sınırlı kalmayacağını, İsrail’in sivil ve ekonomik altyapısının da hedef alınacağını kanıtladı. İran Devrim Muhafızları, füzelerin sadece İsrail’i değil, bölgedeki “düşman unsurların” tüm ikmal yollarını vurabilecek kapasitede olduğunu duyurdu.
Enerji arz güvenliği üzerindeki baskı her geçen saat artarken, diplomatik kanalların neredeyse tamamen kapalı olması endişeleri körüklüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantı çağrıları, sahadaki sıcak çatışmanın gölgesinde kalırken, dünya kamuoyu 18 Mart 2026 tarihini “Enerji Savaşları”nın başlangıcı olarak nitelendirmeye başladı. Bölgedeki Türk vatandaşlarının tahliyesi ve sınır güvenliği için Türkiye’nin de teyakkuzda olduğu bildiriliyor.
Kaynak: BHA