Orta Doğu’daki savaşın 14. gününde küresel borsalarda sert satışlar yaşanıyor. Asya piyasaları kırmızıya boyanırken, yatırımcılar bugün açıklanacak kritik ABD enflasyon ve büyüme verilerine odaklandı.

Orta Doğu’da 14. gününe giren ABD-İsrail ve İran arasındaki sıcak çatışmalar, sadece askeri ve insani dengeleri değil, küresel finans sisteminin sinir uçlarını da derinden sarsıyor. Haftanın son işlem gününe girerken, savaşın bölge geneline yayılma ve uzama ihtimali, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırırken hisse senedi piyasalarında sert satış dalgalarını beraberinde getirdi.
Asya Piyasaları: Japonya Nikkei225 endeksi %1,43, Güney Kore Kospi endeksi %2,12 oranında değer kaybetti.
Kritik Veri Günü: Piyasa gözlemcileri bugün açıklanacak ABD PCE enflasyon ve büyüme verilerine odaklanmış durumda.
Faiz Beklentileri: TCMB anket sonuçlarına göre Mart ayı faiz beklentisi %36,08 düzeyinde şekillendi.
Küresel ekonomi, bir yandan enflasyonla mücadele ederken diğer yandan Orta Doğu’dan gelen yıkım haberleriyle test ediliyor. Piramit Menkul Kıymetler tarafından hazırlanan son raporlar, hisse senedi piyasaları üzerindeki kara bulutların dağılmadığını açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Asya seansında başlayan satıcılı seyir, jeopolitik risklerin yatırımcı iştahını nasıl bıçak gibi kestiğinin en somut göstergesi oldu.
Japonya tarafında Nikkei225 endeksinin %1,43, Topix endeksinin ise %0,80 oranında gerilemesi, teknoloji ve ihracat odaklı devlerin savaşın lojistik ve ekonomik maliyetinden çekindiğini gösteriyor. Güney Kore’de Kospi endeksinin %2,12 gibi radikal bir düşüş kaydetmesi ise bölgedeki arz güvenliğine dair endişelerin bir yansıması olarak okunuyor. Çin piyasalarında ise Şanghay Bileşik Endeksi yatay bir direnç sergilese de Shenzhen Bileşik Endeksi %0,14’lük kayıpla günü karşılıyor.
Savaşın gölgesinde kalan finans dünyası için bugün sadece füzeler değil, ekonomik göstergeler de büyük önem taşıyor. Özellikle ABD’den gelecek olan Ocak ayı PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları) enflasyon rakamları, Fed’in faiz patikasını belirlemede anahtar rol oynayacak. Aralık ayında manşet PCE’nin yıllık %2,9, çekirdek rakamın ise %3,0 artışla beklentileri aşmış olması, piyasalardaki kırılganlığı artırıyor.
Ayrıca, ABD ekonomisinin 2025 yılının son çeyreğine ilişkin ikinci tahmin büyüme rakamları da bugün masada olacak. Öncü verilere göre ekonominin %1,4 büyüme kaydederek beklentilerin altında kalması, “stagflasyon” (durgunluk içinde enflasyon) senaryolarını yeniden tartışmaya açtı. Savaşın enerji fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskısı, bu ekonomik tablonun daha da karamsar bir hal almasına neden olabilir.
Yurt içinde ise yatırımcılar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanacak olan Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına kilitlendi. Henüz sıcak çatışmaların tam etkisi anket verilerine yansımamış olsa da, katılımcıların yıl sonu TÜFE beklentisinin %24,11’e yükselmiş olması dikkat çekici.
TCMB’nin Mart ayı toplantısına yönelik faiz beklentisi %36,08 olarak şekillenirken, döviz kurları ve borsa üzerindeki baskının savaşın seyriyle birlikte nasıl evrileceği merak konusu. Hisse senedi piyasaları için Borsa İstanbul tarafında da küresel satış dalgasına paralel bir açılış beklenirken, savunma sanayii hisselerinin endeksten pozitif ayrışıp ayrışmayacağı takip edilecek.
Piyasa aktörlerinin radarına giren bir diğer önemli başlık ise ABD iş gücü piyasasına yönelik göstergeler. Bugün açıklanacak olan resmi JOLTs (Açık İş Sayısı) anketi, küresel istihdam piyasasının direncini ölçmek adına kritik bir laboratuvar görevi görecek. Aralık ayında 6,9 milyondan 6,5 milyona gerileyen açık iş sayısının, jeopolitik risklerle birlikte işveren kanadında nasıl bir temkinlilik yarattığı bu veriyle tescillenecek.
Analistler, 2022 yılının ikinci yarısından bu yana kademeli bir düşüş eğiliminde olan açık iş sayısının, pandemi öncesi seviyelerde seyrettiğini hatırlatıyor. Ancak hisse senedi piyasaları, Orta Doğu’dan gelen her yeni patlama haberiyle birlikte iş gücü maliyetleri ve üretim kapasitesi üzerindeki olası negatif etkileri fiyatlamaya devam ediyor. Yatırımcılar, ekonomik soğumanın bir resesyona dönüşüp dönüşmeyeceğini anlamak için bu istihdam verilerini büyüme rakamlarıyla harmanlayarak analiz ediyor.
Ekonomik verilerin teknik boyutunun yanı sıra, madalyonun bir de psikolojik yüzü bulunuyor. Bugün Michigan Üniversitesi tarafından mart ayına ilişkin yayımlanacak olan öncü tüketici güven endeksi, savaşın hanehalkı üzerindeki etkisini ölçecek. Geçen yılın Kasım ayından bu yana yükseliş trendinde olan tüketici güveninin, 14 gündür devam eden bombardımanlar ve artan enerji maliyetleri karşısında nasıl bir direnç sergileyeceği merakla bekleniyor.
Şu anki verilere göre endeksin görece düşük seviyelerde seyretmesi, tüketicilerin harcama alışkanlıklarında savunma pozisyonuna geçtiğini gösteriyor. Savaşın uzaması, sadece hisse senedi piyasaları için değil, perakende sektöründen otomotive kadar geniş bir yelpazede “talep daralması” riskini masada tutuyor.
Savaşın 14. gününde, askeri sahadaki füzelerin yerini finansal piyasalarda satış emirleri almış durumda. Yatırımcılar, bir yandan Orta Doğu’dan gelecek olası bir ateşkes veya gerilimi düşürecek diplomatik sinyale odaklanırken, diğer yandan bugün ABD’den gelecek “veri yağmuru” altında yön bulmaya çalışıyor.
Piramit Menkul Kıymetler’in vurguladığı gibi, haftanın son işlem günü hem jeopolitik haber akışı hem de makroekonomik veriler açısından oldukça yoğun ve volatil (oynak) geçmeye aday. Piyasalardaki bu “satıcılı” seyir, savaşın ekonomik maliyetinin faturası netleşene kadar devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı