Konya Büyükşehir Belediyesi, 31 ilçede susuz tarımı yaygınlaştırmak için 115 bin 875 kilogram nohut tohumu dağıttı. Bin 100 futbol sahası büyüklüğündeki alanı kapsayan %50 hibe desteği, hem kuraklıkla mücadele ediyor hem de çiftçinin yüzünü güldürüyor.

Küresel iklim değişikliği ve azalan su kaynakları tarımsal üretimi tehdit ederken, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya’da sürdürülebilir tarım için stratejik bir adım atıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla 31 ilçedeki çiftçilere yönelik dev kapsamlı nohut tohumu desteğini hayata geçirdi.
Stratejik Üretim Alanı: Toplamda 7 bin 725 dekar arazi, verilen bu destekle susuz tarım modeline dahil edilerek üretime kazandırılıyor.
Yüksek Tonajlı Destek: Konya genelindeki üreticilere, ekim sezonu öncesinde tam 115 bin 875 kilogram nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirildi.
Yüzde 50 Hibe Avantajı: Çiftçilerin girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla tohumlar yarı maliyetine, yani %50 hibe desteğiyle sunuldu.
Anadolu’nun kalbinde tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, değişen iklim şartlarına uyum sağlamaktan geçiyor. Konya Büyükşehir Belediyesi, bu vizyon doğrultusunda su tüketimi düşük olan ve toprağı besleyen baklagil üretimine odaklandı. Konya tarımsal destekleme projeleri kapsamında yürütülen bu çalışma, sadece bir tohum dağıtımı değil, aynı zamanda bölgedeki ürün deseninin iklim dostu bir yapıya bürünmesini amaçlayan köklü bir değişim sinyali taşıyor.
Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, projenin temel amacının üreticilerin daha az su kullanarak daha yüksek verim alabileceği bir ekosistem oluşturmak olduğunu ifade etti. Konya’nın 31 ilçesinde eş zamanlı yürütülen bu çalışma, önceden başvuruları alınan ve kriterleri sağlayan çiftçileri kapsıyor. Bu destekleme sayesinde, bölgedeki atıl arazilerin veya su kısıtı nedeniyle ekilemeyen alanların yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.
Yapılan desteğin büyüklüğünü somutlaştırmak gerekirse; dağıtılan 115 bin 875 kilogram nohut tohumu, yaklaşık bin 100 futbol sahası büyüklüğündeki bir alanın ekilmesine olanak tanıyor. Bu genişleme, Konya’nın gıda güvenliği açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha pekiştiriyor. Baklagiller, özellikle de nohut, köklerindeki nodüller vasıtasıyla havadaki azotu toprağa bağlayarak bir sonraki yıl ekilecek ürün için de doğal bir gübreleme etkisi yaratıyor.
Susuz tarım modeli, sulama imkanlarının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde çiftçinin can suyu oluyor. Geleneksel tarım yöntemlerinde suya duyulan ihtiyaç, kuraklık periyotlarında verim kaybına yol açarken; nohut gibi dayanıklı ürünler, Konya’nın sert karasal iklimine ve düşük yağış rejimine en iyi uyumu sağlayan alternatifler arasında yer alıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Konya’nın coğrafi genişliği düşünüldüğünde, lojistik operasyonun büyüklüğü daha net anlaşılıyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, ilçelerdeki tarımsal hizmetler birimleri aracılığıyla tohumları en uç noktalardaki çiftçilere kadar ulaştırdı. Konya tarımsal destekleme programı, Ahırlı’dan Akşehir’e, Ereğli’den Cihanbeyli’ye kadar her bir ilçenin kendine has toprak yapısı ve mikro-klimasına uygun tohum çeşitlerinin seçilmesiyle daha da verimli hale getirildi.
Çiftçilerin başvuru süreçlerinden tohumların teslim alınmasına kadar geçen sürede, modern bir veritabanı yönetimi uygulandı. Bu sayede, gerçekten üretim yapan ve desteğe ihtiyacı olan gerçek üreticilerin projeden faydalanması sağlandı. Projenin %50 hibe ile sunulması, ekonomik anlamda zorlanan çiftçilere önemli bir nefes alma alanı yarattı.
Konya Ovası’nın geleceği, suyun her damlasının hesaplandığı bir üretim planlamasından geçiyor. Bu noktada nohut, sadece ekonomik bir değer değil, aynı zamanda ekolojik bir kurtarıcı olarak konumlanıyor. Konya tarımsal destekleme projelerinin merkezine baklagillerin alınması, toprağın “dinlendirilmesi” ve “zenginleştirilmesi” felsefesine dayanıyor. Nohut, kazık kök yapısı sayesinde toprağın derinliklerindeki nemden faydalanabiliyor ve yüzeydeki su stresine karşı diğer tarla bitkilerine oranla çok daha dirençli bir profil sergiliyor.
Ayrıca, nohut ekimi yapılan arazilerde bir sonraki yıl ekilecek olan buğday veya arpa gibi tahıllarda verim artışı gözlemleniyor. Bunun sebebi, nohutun toprağa bıraktığı organik madde miktarı ve azottur. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu bu tohum desteği, çiftçinin sadece bu yılki kazancını değil, arazisinin gelecek yıllardaki verimliliğini de garanti altına alıyor. 115 tonu aşkın tohumun toprakla buluşması, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması adına da kritik bir eşiği temsil ediyor.
Susuz tarım, girdi maliyetlerinin en büyük kalemlerinden biri olan “enerji ve sulama” masraflarını sıfıra indiriyor. Geleneksel sulu tarımda kullanılan elektrik ve su pompaj maliyetleri, çiftçinin kar marjını daraltırken; nohut üretimi bu maliyetleri ortadan kaldırarak net karı yükseltiyor. Konya tarımsal destekleme çalışmaları kapsamında dağıtılan %50 hibeli tohumlar, üreticinin ekim dönemindeki en büyük gideri olan tohum maliyetini de yarı yarıya düşürmüş durumda.
7 bin 725 dekarlık alanda yapılacak bu üretimin sonunda elde edilecek rekoltenin, Konya ekonomisine milyonlarca liralık katma değer sağlaması bekleniyor. Üstelik nohut, hem iç piyasada tüketimi yüksek bir gıda maddesi olması hem de ihracat potansiyeli taşıması nedeniyle pazar sorunu yaşatmayan bir ürün. Konya’nın stratejik konumu ve lojistik imkanları, üretilen bu nohutların hem Türkiye geneline hem de dünya pazarlarına ulaşmasını kolaylaştırıyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın vurguladığı “ürün deseni değişikliği”, aslında bir zorunluluktan öte bir vizyon projesidir. Şehrin yer altı su seviyelerindeki düşüş, tarımsal üretimin metodolojisini değiştirmeyi zorunlu kılıyor. Konya tarımsal destekleme modelleri, önümüzdeki yıllarda sadece nohut ile sınırlı kalmayıp; mercimek, aspir ve yem bezelyesi gibi kuraklığa dayanıklı diğer alternatif ürünlerle de genişletilecek.
Bu tohum desteği programı, çiftçilere verilen bir mesaj niteliği de taşıyor: “Az su ile çok verim mümkündür.” Belediyenin tarım uzmanları tarafından verilen teknik destekler ve saha danışmanlıkları ile çiftçiler, modern susuz tarım teknikleri konusunda da bilinçlendiriliyor. Doğru zamanda ekim, uygun derinlik ve iklim verilerine dayalı takip ile Konya, Türkiye’nin kuraklıkla mücadele eden diğer illerine de bir “başarı modeli” sunuyor.
Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde Konya, adeta bir sigorta görevi görüyor. Baklagil üretimindeki bu artış, bitkisel protein kaynaklarına erişimi kolaylaştırırken, gıda enflasyonu ile mücadelede de önemli bir enstrüman oluşturuyor. Yerli üretimin desteklenmesi, dışa bağımlılığı azaltırken Konya çiftçisinin toprağına olan bağlılığını güçlendiriyor. Dağıtılan her bir kilogram nohut tohumu, sadece bir bitkiyi değil, Anadolu’nun kadim tarım kültürünü ve geleceğin sürdürülebilir dünyasını yeşertiyor.
Binlerce dekar alanın yeşermesiyle birlikte, Konya Ovası sadece sarı başaklarla değil, yeşil nohut tarlalarıyla da yeni bir çehre kazanacak. Bu büyük dönüşümün meyveleri toplandığında, Konya’nın tarımdaki liderliği teknoloji ve çevre dostu yöntemlerle perçinlenmiş olacak.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı