Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, belediyede başlatılan uyuşturucu testi uygulamasının detaylarını açıkladı. Özarslan, teste girmeyi reddedenleri savcılığa şikayet edeceğini belirterek, amaçlarının cezalandırma değil ıslah olduğunu vurguladı.

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, belediye bünyesinde başlatılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran uyuşturucu testi uygulamasına dair merak edilen soruları yanıtladı. Şubat ayı olağan meclis toplantısında gündem dışı söz alarak önemli açıklamalarda bulunan Özarslan, yerel yönetimlerde emsal teşkil edebilecek bu uygulamanın kapsamı ve hedefleri hakkında net mesajlar verdi.
Kapsam Dahilinde: Uygulama sadece personeli değil; Belediye Başkanı, başkan yardımcıları ve meclis üyelerini de kapsıyor.
Yasal Süreç: Gönüllülük esasına uymayanlar hakkında emniyet birimlerine ve savcılığa şikayet mekanizması işletilecek.
Temel Amaç: Cezalandırmadan ziyade tespit, tedavi ve personelin topluma kazandırılması hedefleniyor.
Keçiören Belediyesi’nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, belediye binasındaki meclis salonunda Dr. Mesut Özarslan başkanlığında toplandı. Rutin gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından, belediye personelinin ve yönetim kademesinin tabi tutulduğu uyuşturucu testleri konusu gündeme geldi. Meclis üyelerinin soruları üzerine kürsüye çıkan Özarslan, uygulamanın bir “temizlik” ve “rehabilitasyon” süreci olduğunu vurguladı.
Başkan Özarslan, belediye gibi kamu hizmeti veren bir kurumun, her türlü zararlı alışkanlıktan arınmış olması gerektiğini belirterek, bu konuda tavizsiz bir tutum sergileyeceklerini ifade etti. Uygulamanın hukuki ve etik zeminine dair ayrıntılar paylaşılırken, belediye yönetiminin bu süreçte en ön safta yer aldığı bildirildi.
Başkan Özarslan’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta, teste girmeyi reddedenlerle ilgili takınılacak tavır oldu. Uygulamanın şu aşamada gönüllülük esasına göre yürütüldüğünü belirten Özarslan, buna rağmen sürece dahil olmaktan kaçınanlar için yasal yollara işaret etti.
“Gönüllülük esasına uymayan arkadaşları buradan açıkça beyan ediyorum; devletimize, polisimize ve savcılığımıza şikayet edeceğim” diyen Özarslan, bu konudaki kararlılığını şu sözlerle pekiştirdi: “Uyuşturucu kullanan, uyuşturucuya sevk eden ya da bunun içinde bulunan hiç kimsenin benim başkanlığımda bu kurumda çalışmasına gönlüm el vermiyor.” Bu sert çıkış, belediye içerisindeki disiplin ve etik standartların en üst seviyeye çekildiğinin işareti olarak yorumlandı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Yerel yönetimlerde uyuşturucu testi uygulaması, personelin iş güvenliği ve kamu hizmeti kalitesini artırmak amacıyla bazı gelişmiş ülkelerde zorunlu tutulmaktadır.
- Türkiye’de belediye başkanlarının kendi isteğiyle böyle bir süreci başlatması, şeffaf yönetim anlayışının bir parçası olarak kabul edilmektedir.
- Uyuşturucu ile mücadelede yerel yönetimler; spor alanları, gençlik merkezleri ve danışmanlık birimleri ile en stratejik noktalardan biri olarak görülmektedir.
Sürecin sadece bir “eleme” operasyonu olmadığını belirten Dr. Mesut Özarslan, insani bir yaklaşımla hareket ettiklerini de sözlerine ekledi. Belediye bünyesinde uyuşturucu sorunu yaşayan personelin olması durumunda, bu kişilerin sistem dışına itilmesi yerine tedavi edilerek geri kazanılmasını tercih ettiklerini açıkladı.
Özarslan, “Varsa böyle bir durum, tespit edelim. Tedavilerini yaptırsınlar, samimiyetlerini görelim, sonra tekrar bağrımıza basalım. Tek amacımız bu” diyerek, uygulamanın sosyal sorumluluk boyutuna dikkat çekti. Bu yaklaşım, uyuşturucu bağımlılığını bir suçtan ziyade tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu olarak ele alan modern rehabilitasyon politikalarıyla örtüşüyor.
Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, uyuşturucu testi uygulamasının sadece alt kademe çalışanları kapsayan bir denetim mekanizması olmadığını, aksine “yukarıdan aşağıya” bir dürüstlük hareketi olduğunu belirtti. Kamuoyunda oluşabilecek “personel hedef alınıyor” algısını kırmak adına, test sürecine bizzat kendisinin ve en yakın çalışma arkadaşlarının dahil olduğunu vurguladı.
Başkan Özarslan, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Belediye başkanı olarak kendim dahil, başkan yardımcılarımız ve meclis üyelerimizle birlikte bu süreci yürütüyoruz” diyerek şeffaflık mesajı verdi. Bu yaklaşım, yerel yönetimlerde liyakat ve güven tazelemek adına atılmış sembolik ama güçlü bir adım olarak değerlendiriliyor. Meclis üyelerinin de sürece dahil edilmesi, belediyenin karar alma organlarının her türlü şaibeden uzak, zinde ve topluma örnek bir yapıda olması hedefini destekliyor.
Uyuşturucu ile mücadele, Türkiye’nin son yıllardaki en önemli iç güvenlik ve toplum sağlığı başlıklarından biri haline gelmiş durumda. Keçiören Belediyesi’nin bu inisiyatifi, kamu kurumlarının sadece sokakta değil, kendi iç bünyesinde de bu zehirle mücadele etmesi gerektiğini gösteriyor. Dr. Mesut Özarslan, belediyenin bir “aile” olduğunu ve bu ailenin içinde suça veya bağımlılığa yer olmadığını her fırsatta dile getiriyor.
Uygulamanın teknik detaylarına bakıldığında, test sonuçlarının gizliliği ve kişisel verilerin korunması kanunu çerçevesinde hareket edildiği, ancak pozitif sonuç veren personelin tedavi sürecini kabul etmemesi durumunda idari yaptırımların ve adli bildirimlerin devreye gireceği anlaşılıyor. Bu durum, belediye içerisindeki çalışma barışını korurken, kamu kaynaklarının yanlış ellere geçmesini engellemek adına da bir filtre görevi görüyor.
Keçiören’de başlatılan bu uygulama, Ankara’daki diğer ilçe belediyeleri ve Türkiye genelindeki yerel yönetimler için bir model olma potansiyeli taşıyor. Genellikle emniyet birimlerinin yürüttüğü bu tür “arındırma” çalışmalarının, bir belediye başkanı tarafından idari bir reform olarak sunulması, siyasi literatürde de “temiz belediyecilik” vurgusunu güçlendiriyor.
Başkan Özarslan’ın hassasiyeti, uyuşturucunun sadece bireye değil, o bireyin hizmet verdiği binlerce vatandaşa da dolaylı olarak zarar verebileceği gerçeğine dayanıyor. Bir iş makinesi operatörünün, bir zabıta memurunun veya bir büro çalışanının bağımlılık etkisindeyken yapabileceği hataların önüne geçmek, Keçiören Belediyesi’nin kurumsal risk yönetiminin bir parçası haline getirilmiş durumda.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Uyuşturucu ile mücadelede “yerel yönetimler” en kritik halkadır; çünkü parklar, bahçeler ve sosyal alanlar belediyelerin denetimindedir.
- Türkiye genelinde pek çok belediye, uyuşturucuyla mücadele birimleri (UMER) kurarak gençlere danışmanlık hizmeti vermektedir.
- Bilimsel araştırmalar, iş yerlerinde yapılan periyodik sağlık ve bağımlılık taramalarının, personel verimliliğini %20 oranında artırdığını göstermektedir.
Dr. Mesut Özarslan’ın bu hamlesi sadece belediye personelini değil, Keçiören’de yaşayan binlerce aileyi de yakından ilgilendiriyor. Bir belediye başkanının “kendi evini temiz tutma” kararlılığı, ilçedeki gençlere ve ailelere verilen en büyük teminatlardan biri olarak görülüyor. Özarslan, bu uygulama ile “Biz önce kendi kapımızın önünü süpürüyoruz, sonra ilçemizi bu beladan kurtaracağız” mesajını veriyor.
Gönüllülük esasıyla başlayan ancak reddedilmesi halinde hukuki sürece evrilen bu strateji, bağımlılıkla mücadelede devletin kararlı yüzünü yerel yönetimde temsil ediyor. Keçiören Belediyesi’nin önümüzdeki aylarda bu testlerin sonuçlarına dair (isim vermeksizin) istatistiksel veriler paylaşıp paylaşmayacağı ise merak konusu.
Dr. Mesut Özarslan liderliğindeki Keçiören Belediyesi, uyuşturucu testi uygulamasıyla eş zamanlı olarak sosyal rehabilitasyon projelerini de hızlandırmayı planlıyor. Belediye meclisinde dile getirilen “bağrımıza basalım” ifadesi, sadece bir temenni değil; aynı zamanda belediyenin sağlık ve sosyal yardım birimlerinin koordineli çalışacağı bir sürecin habercisi niteliğinde. Personelin samimi bir şekilde tedavi olmayı kabul etmesi durumunda, belediyenin tüm imkanlarının seferber edileceği belirtiliyor.
Bu kararlılık, yerel yönetimlerin sadece fiziksel altyapı çalışmalarıyla değil, toplumun kanayan yarası olan bağımlılık gibi sosyal sorunlarla da doğrudan ilgilenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Keçiören örneği, kamu kurumlarında şeffaflık ve güvenin tesisi noktasında önemli bir eşiği temsil ederken, uygulamanın önümüzdeki dönemde daha kurumsal bir yapıya bürünmesi bekleniyor.
Keçiören Belediye Başkanı’nın bizzat kendisini ve üst yönetimini bu teste tabi tutması, ilçedeki gençler için de caydırıcı bir model oluşturuyor. Yerel yönetimde sağlanan bu “temiz sicil” anlayışının, belediyenin yürüttüğü diğer gençlik ve spor projeleriyle birleştiğinde daha kalıcı sonuçlar doğuracağı öngörülüyor. Özarslan’ın meclis toplantısında verdiği bu yanıt, belediyenin sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda etik değerlerin korunduğu bir kurum olma vizyonunu perçinlemiş oldu.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı