Gazze’de Kış Sefaleti: Yıkım Oranı Yüzde 92

UNRWA Genel Komiseri Lazzarini, Gazze’deki evlerin yüzde 92’sinin yıkıldığını açıkladı. Kış şartlarının sefaleti artırdığını ve patlamamış bombaların büyük tehdit oluşturduğunu belirten Lazzarini, “İnsanların onurlu yaşam hakkı merkeze alınmalı” çağrısında bulundu.

Yayınlama: 22.01.2026
Düzenleme: 22.01.2026 22:17
A+
A-

Dünya yeni bir yıla girerken, Orta Doğu’nun kanayan yarası Gazze Şeridi’nde mevsim normalleri sadece hava durumunu değil, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi de belirliyor. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, New York’tan yaptığı çarpıcı açıklamalarla, bölgedeki trajedinin mevsimsel etkilerle nasıl katlandığını gözler önüne serdi. İki yılı geride bırakan savaşın gölgesinde, Gazze halkı şimdi de kışın dondurucu yüzüyle, enkaz yığınları arasında amansız bir mücadele veriyor.

Kışın Getirdiği Sefalet: Lazzarini, kış koşullarının, zaten zorla yerinden edilmiş ve çadırlarda yaşayan halkın acılarını dayanılmaz boyuta taşıdığını vurguladı.

Korkunç Yıkım İstatistiği: İki yıllık savaşın bilançosu ağır: Gazze’deki evlerin yüzde 92’si ya tamamen yıkıldı ya da hasar gördü.

Gizli Tehlike: Enkazların arasında ve yerleşim yerlerinde henüz temizlenmemiş çok sayıda patlamamış mühimmatın bulunduğu belirtildi.

Soğuk, Çamur ve Yoklukla Sınanan Hayatlar

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde Gazze’deki son duruma dair değerlendirmelerde bulunan Philippe Lazzarini, diplomatik dilin soğukluğundan uzak, sahadaki yakıcı ve dondurucu gerçeği tüm çıplaklığıyla anlattı. Gazze’deki insani durum, kış aylarının bastırmasıyla birlikte tam anlamıyla bir felaket senaryosuna dönüşmüş durumda. Lazzarini’nin ifadelerine göre, “Kış, Gazze Şeridi’ndeki insanların sefaletini daha da artırıyor.” Bu cümle, basit bir hava durumu tespiti değil; barınacak bir çatısı, ısınacak bir yakacağı ve giyecek kuru bir kıyafeti olmayan milyonların çığlığı niteliğinde.

Bölgeden gelen raporlar ve Lazzarini’nin aktardıkları, halkın büyük çoğunluğunun “zorla yerlerinden edilmiş” statüsünde olduğunu hatırlatıyor. Ancak bu yer değiştirme, güvenli bir bölgeye geçiş değil; bir enkazdan diğerine, bir çadır kentten su basmış bir başka kampa sürükleniş anlamına geliyor. İnsanlar, naylon brandaların altında, rüzgarın ve yağmurun insafına terk edilmiş durumda. Yarı yıkılmış binaların kolonları arasına sığınmaya çalışan aileler, dondurucu soğuklarla baş etmeye çalışırken, hijyen sorunları ve salgın hastalık riski de bu sefaleti derinleştiriyor.

yıldız tilbe

İki Yılın Ardından: Şehirler Harabeye Döndü

Lazzarini’nin paylaştığı veriler, savaşın fiziksel boyutunun korkunçluğunu sayısal bir netlikle ortaya koyuyor. Açıklamada geçen “İki yıllık savaşın ardından Gazze harabe halinde” tespiti, bölgenin altyapısının ve üstyapısının neredeyse tamamen silindiğini gösteriyor. Özellikle konutlara dair verilen istatistik, tarihte eşine az rastlanır bir yıkımı işaret ediyor: Evlerin yüzde 92’si hasar görmüş veya yıkılmış durumda.

Bu oran, Gazze’de neredeyse “eve dönmek” kavramının anlamını yitirdiğini gösteriyor. Çünkü dönülecek bir ev, sığınılacak bir oda, anıların saklandığı bir duvar bile kalmamış durumda. Bir zamanlar sokakların, parkların ve okulların olduğu yerlerde şimdi sadece moloz yığınları ve tanınmaz hale gelmiş beton bloklar yükseliyor. Lazzarini, bu fiziksel yıkımın altında yatan insani trajediye de değinerek, binlerce insanın hala kayıp olduğunu ve bu insanların ne yazık ki enkaz altında hayatını kaybettiğinin varsayıldığını dile getirdi. Kayıplarını bile defnedemeyen, sevdiklerinin cenazesine ulaşamayan bir halkın psikolojik travması, fiziksel yıkımın ötesine geçiyor.

[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]

  • Patlamamış Mühimmat (UXO) Nedir? Haberde bahsi geçen “Patlamamış bomba”, askeri terminolojide UXO (Unexploded Ordnance) olarak adlandırılır. Savaş sırasında atılan ancak teknik bir arıza veya yumuşak zemine düşme gibi nedenlerle patlamayan bombalar, yıllarca aktif kalarak sivil halk için ölümcül bir tuzak oluşturur. Bu mühimmatların temizlenmesi, savaş bitse dahi yıllar süren, uzmanlık gerektiren ve son derece maliyetli bir süreçtir.

Enkazın Altındaki Sessiz Tehdit: Patlamamış Mühimmatlar

Lazzarini’nin dikkat çektiği ve genellikle gözden kaçan en büyük tehlikelerden biri de, savaşın geride bıraktığı “sessiz katiller”dir. Raporda yer alan “henüz temizlenmemiş çok sayıda patlamamış bomba bulunuyor” ifadesi, Gazze halkı için savaşın bittiği anlarda bile ölüm riskinin devam ettiğini gösteriyor. Yıkılan binaların molozları arasına sıkışmış, toprağa gömülmüş veya sokak ortasında bir metal yığını gibi duran bu mühimmatlar, özellikle çocuklar ve enkaz altında eşyalarını arayan siviller için hayati bir tehdit oluşturuyor.

Uzmanlar, bu tür bir kirliliğin temizlenmesinin yıllar, hatta on yıllar alabileceğini belirtiyor. Gazze sokaklarında yürümek bile artık bir Rus ruleti oynamaya benziyor. Bu durum, sadece can güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda insani yardım konvoylarının güvenli geçişini ve olası bir yeniden inşa sürecinin başlamasını da imkansız hale getiriyor. Lazzarini’nin vurgusu, bölgedeki krizin sadece gıda veya barınma değil, aynı zamanda güvenli bir zemin üzerinde durabilme krizi olduğunu da kanıtlıyor.

“İnsan Onuru Pazarlık Konusu Olamaz”

UNRWA Genel Komiseri, açıklamasının son bölümünde uluslararası topluma ve karar verici mekanizmalara yönelik sert ve net bir manifesto sundu. Yardım kolileri göndermenin veya diplomatik kınama mesajları yayınlamanın ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Lazzarini, meselenin özünün “insan onuru” olduğunu hatırlattı.

“Uluslararası çabalar, Gazze’deki insanların onurlu bir yaşam sürmelerine yeniden kavuşmaları, haklarına saygı gösterilmesi ve ihtiyaç sahiplerinin çıkarlarının müdahalenin merkezine yerleştirilmesi konularına tamamen odaklanmalıdır” sözleri, mevcut yardım sistemine bir eleştiri niteliği taşıyor. Lazzarini, siyasi hesapların, stratejik planların veya bürokratik engellerin, bir insanın hayatta kalma hakkının önüne geçmemesi gerektiğini savunuyor.

Burada altı çizilen “müdahalenin merkezine yerleştirilmesi” ilkesi, yardımların sadece “yapılmış olmak için” değil, gerçekten oradaki insanların ihtiyaçlarına ve onuruna yaraşır şekilde organize edilmesi gerektiği anlamına geliyor. Çamur deryasına dönmüş çadır kentlerde, dondurucu soğukta titreyen bir çocuğun gözündeki çaresizlik, tüm uluslararası sözleşmelerden ve politik tartışmalardan daha gerçektir.

Sonuç: Geç Kalınan Her Dakika Bir Ömür Demek

Philippe Lazzarini’nin New York’tan dünyaya duyurduğu bu veriler ve çağrılar, Gazze’deki durumun sürdürülebilir olmadığını bir kez daha yüzlere çarptı. Kış mevsiminin en sert günleri yaşanırken, Gazze’deki insani durum her geçen saat daha da kötüleşiyor. Yüzde 92’si yıkılmış bir şehirde, enkazın altında, soğuğun pençesinde ve patlamamış bombaların gölgesinde yaşam mücadelesi veren milyonlar için zaman daralıyor.

UNRWA’nın bu raporu, dünya liderlerinin masasında duran en acil dosya olmaya aday. Ancak bu dosyanın kapağının ne zaman açılacağı ve somut adımların ne zaman atılacağı, Gazze halkı için yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyecek. Uluslararası toplumun vicdan sınavı, bu kış şartlarında hiç olmadığı kadar zorlu geçiyor.

Kaynak: Hibya Haber Ajansı

Koozmo Medya, kelimelerin gücüne, görselin etkisine ve bilginin dönüştürücü niteliğine inanan bir dijital hikâye anlatıcısıdır. Haberden içeriğe, görselden stratejiye uzanan yolculuğunda, her satırda özgünlüğü, her projede derinliği önceler. Zamanın ruhunu yakalayan içerikler üretirken, okuruyla bağ kurmayı değil; iz bırakmayı hedefler. Koozmo Medya için medya yalnızca bir mecra değil, anlamı çoğaltan bir evrendir.
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.