Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. STRATCOM Zirvesi’ne gönderdiği mesajda küresel sistemin ciddi bir meşruiyet krizi yaşadığını vurguladı. Sahte anlatılara karşı küresel iş birliği çağrısı yapan Erdoğan, Gazze trajedisine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajla dünya kamuoyuna seslendi. Küresel düzenin derin bir sarsıntıdan geçtiğini vurgulayan Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan yapının artık işlevini yitirdiğini ve insanlığın acil bir “adalet” arayışında olduğunu belirtti. Mesajında özellikle Gazze’deki trajediye ve hakikatin tahrif edilmesine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, iletişim dünyasının sahte anlatılara karşı birleşmesi gerektiğini ifade etti.
Ana Tema: Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı.
Meşruiyet Krizi: İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kurum ve kurallar günden güne işlevini yitiriyor.
Dezenformasyonla Mücadele: Hakikatin çarpıtıldığı sahte anlatılara karşı küresel iş birliği çağrısı yapıldı.
Barış Vurgusu: Gazze gibi trajedilerin sona ermesi için Türkiye’nin ilkeli duruşunun süreceği belirtildi.
İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen ve dünyanın dört bir yanından uzmanları, akademisyenleri ve devlet insanlarını bir araya getiren STRATCOM Zirvesi, İstanbul’da kapılarını açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gönderdiği video mesajda İstanbul’u “kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası” olarak tanımlayarak katılımcıları selamladı. Zirvenin bu yılki temasının “kopuş” üzerine kurulu olması, küresel siyasetteki gerilimin iletişim boyutuna nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.
Erdoğan, mesajında dünyanın çok boyutlu krizlerin yaşandığı bir “fetret döneminden” geçtiğine işaret etti. Liderlik diplomasisinden dijital dönüşüm süreçlerine, çatışma çözümünden iklim yönetişimine kadar geniş bir yelpazede yapılacak tartışmaların, yeni bir dünya düzeninin inşasına katkı sunmasını temenni etti. Cumhurbaşkanı, kriz yönetimi ve sosyal politikaların artık sadece teknik birer başlık değil, insanlığın bekası için zorunlu alanlar olduğunu vurguladı.
Mesajın en dikkat çekici kısımlarından biri, mevcut uluslararası düzene yönelik yapılan “meşruiyet krizi” tespiti oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern dünyanın temelini oluşturan İkinci Cihan Harbi sonrası galipler eliyle tesis edilen sistemin artık dikiş tutmadığını açıkça ifade etti. Uluslararası sistem, Erdoğan’a göre hem kurumsal bazda hem de değerler manzumesi noktasında ciddi bir aşınma yaşıyor.
Güç rekabetinin artık sadece askeri alanda değil; enerji, teknoloji ve ticaret gibi hayati damarlara yayıldığını belirten Erdoğan, sorunların diyalog yerine silahla çözülmeye çalışılmasının küresel barışı tehdit ettiğini söyledi. Gazze‘de yaşananları “yürek sızlatan trajediler” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, bölgede ve dünyada istikrarın yeniden temin edilmesinin geçmişe oranla çok daha kritik bir hal aldığını hatırlattı.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
İletişimin bir silah olarak kullanıldığı günümüzde, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakikatin korunması için seferberlik çağrısında bulundu. Gerçeklerin çarpıtılmasına yönelik kurgulanan sahte anlatıların, fiziksel çatışmalar kadar tehlikeli olduğunu belirten Erdoğan, bu noktada sadece devletlerin değil, sivil toplum kuruluşlarının ve düşünce kuruluşlarının da inisiyatif alması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, STRATCOM Zirvesi’ne gönderdiği video mesajda, modern dünyanın en büyük tehditlerinden birinin “bilgi kirliliği” ve “hakikatin tahrifi” olduğunu bir kez daha tescilledi. Günümüzde çatışmaların sadece cephede değil, ekranlarda ve sosyal medya mecralarında kurgulanan sahte anlatılar üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, bu durumun küresel güvenliği doğrudan sarstığını ifade etti. Hakikatin aslında “gün gibi ortada” olduğunu ancak sistematik bir şekilde çarpıtıldığını belirten Cumhurbaşkanı, bu dezenformasyon dalgasına karşı uluslararası bir set çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu noktada sadece hükümetlerin değil, akademi dünyası, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız düşünce kuruluşları gibi uluslararası aktörlerin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, “İletişim ve iş birliği mekanizmalarını bugün daha da güçlendirmek zorundayız” dedi. Türkiye’nin bu süreçte “İletişim Başkanlığı” eliyle yürüttüğü stratejik iletişim hamleleri, küresel ölçekte bir “hakikat kalkanı” oluşturma amacı taşıyor. Erdoğan’a göre, sahte anlatılarla mücadele etmek, aynı zamanda mazlum halkların sesini dünyaya duyurmak anlamına geliyor.
Mesajın odak noktalarından biri olan Gazze trajedisi, uluslararası sistemin yaşadığı ahlaki ve hukuki çöküşün en somut örneği olarak sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşanan soykırım boyutundaki saldırıların, mevcut küresel düzenin ne kadar işlevsiz kaldığını kanıtladığını belirtti. Sistemin temelini teşkil eden kurumların, insanlık suçları karşısında sessiz kalması veya çözüm üretememesi, Erdoğan’ın “meşruiyet krizi” tespitini güçlendiren en acı tablo olarak nitelendirildi.
Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan duruşlarından taviz vermeyeceklerini yineleyen Erdoğan, “Yalnızca bölgemizde değil, tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu mesaj, Türkiye’nin sadece bir arabulucu değil, aynı zamanda küresel sistemin aksayan yönlerini onarmaya talip bir oyun kurucu olduğu vizyonunu bir kez daha pekiştirdi. Barış odaklı diplomasi trafiği, STRATCOM gibi platformlar aracılığıyla anlatısal bir güce dönüştürülüyor.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Zirve kapsamında ele alınan küresel iklim yönetişimi, göç politikaları ve kriz yönetimi gibi başlıklar, uluslararası sistemin yeniden inşa edilmesi gereken alanlar olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı, bu başlıkların her birinin aslında birbirine bağlı olduğunu ve bir alandaki kopuşun tüm sistemi etkilediğini belirtti. Liderlik diplomasisi ile sorunların diyalog zeminine çekilmesi gerektiğini savunan Erdoğan, silahların gölgesinde bir dünya düzeninin sürdürülebilir olmadığını bir kez daha hatırlattı.
STRATCOM Zirvesi, iki gün boyunca sürecek panel ve oturumlarla, Erdoğan’ın mesajında yer alan bu vizyonun teknik ve akademik alt yapısını doldurmayı hedefliyor. Katılımcıların sunacağı öneriler ve yapılacak tartışmalar, küresel sistemdeki “aşınma”yı durduracak yeni bir anlatı inşası için zemin hazırlayacak. Türkiye, bu organizasyonla hem kendi iletişim vizyonunu dünyaya tanıtıyor hem de küresel krizlere karşı entelektüel bir direnç merkezi oluşturuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, video mesajını zirveye katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederek sonlandırırken, Türkiye’nin barış ve istikrar yolundaki kararlılığının altını çizdi. “Uluslararası Sistemde Kopuş”un yaşandığı bu zorlu dönemde, STRATCOM’un üreteceği sonuçların tüm insanlık adına faydalı olmasını temenni eden Erdoğan, Türkiye’nin insani yardımdan diplomasiye, iletişimden teknolojiye kadar her alanda dünyada adaletin sesi olmaya devam edeceğini belirtti.
İstanbul’da toplanan bu dev irade, küresel sistemin meşruiyet sınavından başarıyla geçebilmesi için “hakikat temelli bir iletişim” modelinin zorunlu olduğunu dünyaya haykırıyor. Erdoğan’ın mesajı, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda çökmekte olan bir düzene karşı yapılmış güçlü bir yenilenme çağrısı olarak tarihteki yerini alıyor.
Kaynak: BHA