Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin provokasyona açık olduğunu belirterek, sürecin çok uzamaması gerektiğini söyledi. Ayrıca YPG’nin feshi, Rusya-Ukrayna savaşı ve savunma sanayiine dair önemli mesajlar verdi. Detaylar haberimizde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. “Terörsüz Türkiye” sürecinin takvimine ilişkin önemli mesajlar veren Erdoğan, sürecin uzamaması gerektiğini vurguladı. Peki, Erdoğan’ın açıklamaları hangi başlıkları içeriyor? İşte detaylar…
Erdoğan, sürecin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin soruya, “Bu tür süreçler için kesin bir takvim verilmesi mümkün değil” yanıtını verdi. Süreci “hedef meselesi” olarak gördüklerini belirten Erdoğan, devletin yol haritasının ve planlamasının hazır olduğunu, ilgili kurumların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi.
Erdoğan, Meclis’te oluşan mutabakata dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki takip kurulunun adımları planlamaya başladığını ifade etti. Ayrıca, yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerektiğini, tespit ve teyit mekanizmalarının da belirlendiğini aktardı.
Sürecin uzamasının risklerine işaret eden Erdoğan, “Milletimiz de ‘Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir” dedi. Meclis Başkanı ve siyasi parti grup başkanlarının da sürece hassasiyet gösterdiğini belirten Erdoğan, çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi.
Erdoğan, süreçte siyasi aktörlerin farklı açıklamalarının toplumsal bütünleşmeye etkisi konusunda da konuştu. Samimiyet, sorumluluk ve sağduyu vurgusu yapan Erdoğan, “Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz” ifadelerini kullandı.
Bazı siyasi aktörlerin ölçüsüz söylemlerinin süreci olumsuz etkileyebileceğini belirten Erdoğan, toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen söylemlerin kaosa katkı sağlayacağını, ancak milletin bu tür tahriklere karşı direnç geliştirdiğini söyledi.
Erdoğan, Suriye’de YPG’nin fesih ve entegrasyon kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararın sahadaki uygulamasının Türkiye tarafından yakından takip edildiğini belirten Erdoğan, Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içerisinde olmasını istediklerini söyledi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın zor süreçleri yönettiğini belirten Erdoğan, entegrasyon sürecinden ve Suriye halkının kazanımlarından ümitvar olduğunu dile getirdi: “Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.”
Washington’ın Suriye konusunda Türkiye’nin yaklaşımına yakınlaşıp yakınlaşmadığı sorusuna da yanıt veren Erdoğan, Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik olmadığını vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet gösterdiği bir alan haline gelmemesi gerektiğini savunan Erdoğan, ülkedeki istikrarsızlığın bölgeye yayılabileceği uyarısını yineledi.
Suriye’nin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelere çağrıda bulunan Erdoğan, “Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinin “çok çok samimi” bir atmosferde geçtiğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırımlar başta olmak üzere iki ülke ilişkilerinin geniş bir alana yayıldığını belirten Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce sona ermesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin savaşın barışla sonuçlanması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız” dedi.
Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında İstanbul’da yapılan ilk toplantıya ilişkin bilgi verdi. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının bir araya geldiğini belirten Erdoğan, sekretaryanın kurulması ve askeri-siyasi iş birliğinin geliştirilmesi konularının ele alındığını söyledi.
Savunma sanayii, askeri eğitim, standardizasyon, tehdit değerlendirmeleri ve imkan paylaşımının gündeme geldiğini aktaran Erdoğan, “Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin geleceğine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin hem Batı hem Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebildiğini belirtti. Örgütle ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınabileceğini söyleyen Erdoğan, “Hedefimiz, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır” dedi.
Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olması için ABD ile görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD’deki süreçlerin tamamlanmasının ardından meselenin geride bırakılabileceğini ifade etti. Ancak Erdoğan, KAAN’dan vazgeçmediklerini vurgulayarak, “Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hassasiyetini ve toplumsal mutabakatın önemini ortaya koyuyor. Sürecin uzamaması gerektiği uyarısı, provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Suriye’deki gelişmeler, bölgesel iş birlikleri ve savunma sanayiindeki kararlılık, Türkiye’nin çok yönlü dış politikasını yansıtıyor. Önümüzdeki dönemde, atılacak adımların ve yapılacak açıklamaların sağduyu çerçevesinde şekillenmesi, süreçlerin başarıya ulaşmasında kritik rol oynayacak.
Kaynak: BHA GÜNDEM