Trakya TÖB tarafından Edirne’de düzenlenen Kişisel Gelişim Kampı, “Tükenmişlik” ve “Kimlik İnşası” gibi kritik başlıklarla sona erdi. Rektör Hatipler, tıp öğrencilerinin sosyal gelişimine tam destek verdi.

Trakya Üniversitesi, geleceğin hekimlerinin sadece akademik değil, ruhsal ve sosyal yönden de donanımlı bireyler olarak yetişmesi adına vizyoner bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Trakya Tıp Öğrenci Birliği (TÖB) tarafından organize edilen “Kişisel Gelişim Kampı”, Türkiye’nin dört bir yanından gelen tıp fakültesi öğrencilerinin katılımıyla Edirne’de gerçekleştirildi. İki gün süren yoğun programda, tıp eğitiminin zorlu süreçlerinde öğrencilerin ihtiyaç duyduğu “tam iyilik hali” ve kişisel farkındalık konuları uzman isimlerce masaya yatırıldı.
Ulusal Buluşma: 28 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında düzenlenen kampa, Trakya TÖB ev sahipliği yaptı.
Rektör Desteği: Prof. Dr. Mustafa Hatipler, öğrenci odaklı yönetim anlayışıyla etkinliğe tam destek verdiklerini belirtti.
Uzman Kadro: Psikolojiden kişisel gelişime kadar pek çok alanda uzman isimler öğrencilerle deneyimlerini paylaştı.
Trakya Tıp Öğrenci Birliği’nin (TÖB) yaklaşık bir aylık titiz bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirdiği “Kişisel Gelişim Kampı”, Edirne’de bilim ve farkındalık rüzgarı estirdi. Topluluk Başkanı Hilal Aksu, açılış konuşmasında bu denli kapsamlı bir ulusal etkinliğe ev sahipliği yapmaktan duydukları gururu dile getirdi. Aksu, organizasyonun başarısında büyük pay sahibi olan üniversite yönetimine ve Kapasite Gelişimi Ulusal Takımı’na teşekkürlerini sunarken, tıp eğitiminin sadece kitaplarla sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizdi.

Etkinliğin ikinci oturumu, Trakya Üniversitesi üst yönetiminin geniş katılımıyla adeta bir zirve havasına büründü. Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Alkin Çolak ile Hastane Başmüdürü Nevzat Üstün, öğrencilerle bir araya gelerek stantları ziyaret etti. Bu birliktelik, üniversitenin kişisel gelişim eğitimi konusundaki bütüncül yaklaşımını da gözler önüne serdi.
Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, kampın açılışında yaptığı konuşmada oldukça kritik bir noktaya değindi. Üstündağ, tıp fakültesi müfredatının yoğunluğuna dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin “program dışı öğrenme” (non-formal learning) açısından paha biçilemez olduğunu vurguladı. Ele alınan başlıkların, katılımcıların meslek hayatlarındaki iletişim becerilerini ve stres yönetimini doğrudan etkileyeceğini belirten Üstündağ, organizasyon komitesini ve katkı sunan bilim insanlarını tebrik etti.
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, göreve geldikleri günden itibaren öğrenci merkezli bir kampüs yaşamını hedeflediklerini ifade etti. Eğitim-öğretim süreçlerinin niteliği kadar, öğrencilerin konforu ve psikolojik sağlamlığının da öncelikleri arasında olduğunu belirten Hatipler, üniversitenin her alanda donanımlı yapısının bu tür ulusal organizasyonlarla taçlandığını söyledi. Tıp Öğrenci Birliği’nin dinamizmini takdirle karşılayan Rektör Hatipler, kampın verimli geçmesi temennisinde bulundu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Açılış konuşmalarının ve stant ziyaretlerinin ardından kampın eğitim bölümlerine geçildi. Alanında uzman isimler, tıp öğrencilerinin mesleki ve özel hayatlarında karşılaşabilecekleri psikolojik süreçleri bilimsel bir perspektifle ele aldı. İlk gün oturumlarında Doç. Dr. Hasan Cem Aykutlu’nun “Bedende Yankılanan Duygular” sunumu büyük ilgi görürken, duyguların somatik yansımaları üzerine interaktif tartışmalar gerçekleştirildi.
Trakya Tıp Öğrenci Birliği’nin Edirne’de gerçekleştirdiği bu dev kamp, sadece teorik bilgilerle sınırlı kalmayıp tıp öğrencilerinin meslek hayatları boyunca karşılaşacakları engebeli psikolojik yolları da aydınlattı. Programın en çok ilgi çeken oturumlarından biri olan “Kimliğin İnşası” sunumunda Dr. Görkem Gökçelioğlu, hekim adaylarının sadece beyaz önlük giyerek bir kimlik kazanmadığını, bu sürecin çok daha derin bir felsefi ve psikolojik temel üzerine inşa edildiğini anlattı. Kişisel gelişim eğitimi çerçevesinde ele alınan bu başlık, öğrencilerin kendilerini tanıma süreçlerine ayna tuttu.

Kampın ilerleyen saatlerinde Uzm. Klinik Psikolog Öykü Gülken, “İlişkiler ve Bağlanma Dinamikleri” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluştu. Hekim-hasta ilişkisinin yanı sıra bireysel ilişkilerdeki bağlanma modellerinin profesyonel yaşama nasıl yansıdığını irdeleyen Gülken, sağlıklı sınır koyma becerileri üzerine interaktif çalışmalar yürüttü. Tıp eğitiminin getirdiği yoğun stres altında sosyal bağların nasıl korunabileceği sorusuna yanıt aranan bu oturum, öğrencilerden büyük alkış aldı.
Kampın belki de en hayati başlıklarından biri olan “Tükenmişlik” konusu, Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun tarafından ele alındı. Tıp fakültesi öğrencilerinin ve asistan hekimlerin dünya genelinde en çok karşılaştığı sorunların başında gelen tükenmişlik (burnout) sendromuna karşı alınabilecek önlemler, erken belirtiler ve başa çıkma stratejileri detaylıca aktarıldı. Uzun, profesyonel hayatın henüz başında olan adaylara öz-bakım (self-care) tekniklerini anlatarak, hekimlerin başkalarına yardım edebilmesi için önce kendi ruh sağlığını koruması gerektiğini vurguladı.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler ve beraberindeki heyet, bu oturumların ardından Topluluk Başkanı Hilal Aksu ve organizasyon komitesiyle bir araya gelerek, kampın çıktılarının tıp eğitimi müfredatına nasıl entegre edilebileceği üzerine kısa bir istişarede bulundu. Hatipler, öğrencilerin bu tür kapasite geliştirme faaliyetlerine katılımını teşvik etmeye devam edeceklerini yineledi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
İki gün süren “Kişisel Gelişim Kampı”, sadece bir eğitim programı değil, aynı zamanda geleceğin hekimlerinin birbirleriyle kurduğu güçlü bir dayanışma ağına dönüştü. Trakya TÖB’ün ev sahipliğinde Edirne’de atılan bu adımlar, Türkiye genelindeki tıp eğitimi standartlarının “insani ve sosyal beceriler” yönünden de zenginleşmesi gerektiğinin bir ispatı oldu. Kapanış töreninde konuşan öğrenciler, Edirne’den sadece yeni bilgilerle değil, tazelenmiş bir motivasyon ve güçlenmiş bir kimlik bilinciyle ayrıldıklarını ifade ettiler.