Bozcaada Belediyesi, liman projesine dair belirsizlikleri gidermek adına teknik bilgilendirme çağrısı yaptı. 1998’den beri süregelen projenin detayları ve halkın kaygıları haberimizde.

Çanakkale’nin turizm cenneti Bozcaada’da son günlerde sosyal medya ve kamuoyunda geniş yankı bulan “Bozcaada Balıkçı Barınağı İskelesi ve Rıhtımın Geliştirilmesi Projesi” hakkında yerel yönetimden beklenen açıklama geldi. Ada silüetini ve doğal yapıyı etkileyeceği endişesiyle gündemden düşmeyen projeye ilişkin Bozcaada Belediyesi, sürecin şeffaflığı ve teknik detayların belirsizliği konusunda dikkat çekici bir duruş sergiledi.
Resmi Geçmiş: Projenin planlama süreci 1998 yılına kadar uzanmaktadır.
Kritik Şart: Belediye, 2018 yılında projenin “Bozcaada Kalesi önünün kapanmaması” şartıyla hazırlanmasına görüş vermiştir.
Bilgi Eksikliği: Mevcut ihale ve uygulama sürecine dair belediyeye henüz resmi bir teknik sunum yapılmamıştır.
Bozcaada kamuoyunda yeni bir gelişme gibi algılanan liman geliştirme çalışmaları, aslında çeyrek asırlık bir geçmişe sahip. Bozcaada Belediyesi tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, projenin planlama köklerinin 1998 yılına dayandığı ve uzun yıllar boyunca hazırlık süreçlerinin yürütüldüğü ifade edildi. Belediyenin arşiv kayıtlarına göre, proje ile ilgili kuruma ulaşan tek resmi yazışmanın 2018 yılındaki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci olduğu belirtiliyor.
2018 yılındaki bu görüş talebine karşılık belediye başkanlığı, adanın en önemli tarihi sembollerinden biri olan Bozcaada Kalesi’nin görsel bütünlüğünün korunmasını kırmızı çizgi olarak belirlemişti. O dönem sunulan görüşte; proje tanıtım dosyasının, kalenin önünün kapanmaması hassasiyeti dikkate alınması koşuluyla hazırlanmasında bir sakınca görülmediği bildirilmişti. Ancak belediye, bu görüşün projenin ihale veya uygulama aşamalarına verilmiş bir onay olmadığının altını çiziyor.
Belediye kanadından gelen en çarpıcı iddia ise iletişim eksikliği üzerine oldu. Yerel yönetim, projenin hazırlık, planlama ve ihale aşamalarına dair kendilerine hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadığını savundu. İhalenin gerçekleşme süreci dahil olmak üzere tüm gelişmelerin, belediye tarafından da halk gibi sadece açık kaynaklar, internet siteleri ve sosyal medya mecraları üzerinden takip edilebildiği açıklandı.
Gelinen noktada, ihaleyi alan yüklenici firmanın belediye ile doğrudan bir temas kurmadığı ve projenin teknik içeriğine dair herhangi bir sunumun gerçekleştirilmediği vurgulandı. Bu durum, adanın mimari dokusu ve günlük yaşamı üzerinde büyük etkileri olması beklenen projenin “yerel yönetimden bağımsız mı ilerliyor?” sorularını beraberinde getirdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Bozcaada Kalesi, Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olup, bugünkü görünümünü II. Mehmed (Fatih) döneminde almıştır.
- Balıkçı barınakları projeleri, genellikle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından merkezi bütçe ile planlanıp hayata geçirilmektedir.
- ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) süreci, büyük ölçekli projelerin çevreye vereceği zararları önceden saptamak için yasal bir zorunluluktur.
Adanın doğal yapısı, liman kullanım yoğunluğu ve özellikle ada silüeti üzerindeki olası etkiler, Bozcaada sakinleri arasında ciddi bir huzursuzluk yaratmış durumda. Belediye yönetimi, vatandaşların bu kaygılarını dikkatle takip ettiklerini ve adanın mimari kimliğinin bozulmaması noktasında toplumla aynı hassasiyeti paylaştıklarını dile getirdi.
Projenin yaratacağı muhtemel çevresel etkilerin şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini savunan belediye, yetkili kurumlardan ve yüklenici firmadan ivedilikle teknik bir bilgilendirme bekliyor. Yapılan açıklamada, ada halkını ve kamuoyunu aydınlatıcı, detaylı bir sunum yapılmadan sağlıklı bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı belirtildi.
Bozcaada’nın dokusuna yönelik her müdahalede olduğu gibi, rıhtım geliştirme projesinde de en büyük tartışma konusu “şeffaflık” oldu. Bozcaada Belediyesi, yaptığı açıklamada sadece kurumlar arası bir kopukluğa değil, aynı zamanda halkın bilgi alma hakkına da vurgu yaptı. Belediye başkanlığı, projenin sadece bir inşaat faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini, adanın ekosistemi ve estetik görünümü üzerindeki etkilerinin “şeffaf ve detaylı bir sunum” ile açıklanmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Yetkili makamlardan ve ihaleyi kazanan yüklenici firmadan resmi bir sunum bekleyen belediye, bu görüşmeler gerçekleşmeden yapılacak her türlü yorumun eksik kalacağını hatırlattı. Özellikle yapım işinin deniz altı yaşamına ve kıyı kenar yapısına olan etkileri, teknik veriler ışığında incelenmeyi bekliyor. Belediye, bu veriler kendilerine ulaştığında uzman ekiplerce yapılacak değerlendirmeleri halkla paylaşacağını ve gerekirse geniş kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenleneceğini taahhüt etti.
Projenin bir diğer boyutu ise adanın ekonomik can damarı olan turizm ve balıkçılık faaliyetleri arasındaki hassas denge. Geliştirme projesinin liman kullanım yoğunluğunu nasıl etkileyeceği, feribot seferleri ve balıkçı teknelerinin yanaşma kapasiteleri üzerindeki olası baskılar, ada sakinlerinin en çok soru sorduğu başlıklar arasında yer alıyor. Bozcaada Belediyesi, bu süreçte vatandaşlardan gelen kaygıları dikkate alarak, projenin sadece bugünü değil, adanın gelecek on yıllardaki turizm ve yaşam kalitesini nasıl şekillendireceğini mercek altına alıyor.
Liman bölgesindeki araç ve insan trafiğinin yönetilmesi, estetik kaygıların ötesinde bir “yaşanabilirlik” meselesi olarak görülüyor. Belediye, projenin mimari görünüm üzerindeki etkilerinin yanı sıra kentsel donatı alanlarına getireceği yükü de analiz etmeyi planlıyor. Bu bağlamda, teknik bilgilendirmenin yapılmasıyla birlikte projenin ada silüetiyle ne kadar uyumlu olduğu veya nelerin revize edilmesi gerektiği konusunda daha somut bir tablo ortaya çıkacaktır.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
- Bozcaada, Türkiye’nin köyü olmayan tek ilçesidir ve kentsel sit alanı olarak katı mimari kurallara tabidir.
- Adanın rıhtımı, sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda sosyal yaşamın kalbinin attığı en önemli meydanlardan biridir.
- Çanakkale Boğazı’nın çıkışındaki stratejik konumu nedeniyle liman bölgesi, deniz trafiği açısından yüksek güvenlikli ve denetime tabi bir alandır.
Bozcaada Belediye Başkanlığı tarafından yayımlanan bu bilgilendirme notu, yerel yönetimin “proje ortağı” değil, bir “denetçi ve takipçi” rolünde olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Belediyenin 2018 yılındaki şartlı görüşü, bugün gelinen noktada kurumun elindeki tek yasal dayanak olma özelliğini koruyor. Bu aşamadan sonra gözler, projenin teknik detaylarını açıklayacak olan yetkili bakanlıklara ve yüklenici firmaya çevrilmiş durumda.
Ada halkının ve sivil toplum kuruluşlarının projeye karşı olan tutumu, belediyenin yapacağı nihai değerlendirmede belirleyici bir unsur olacaktır. Bozcaada Belediyesi, doğru bilgi akışı sağlandıktan sonra adanın menfaatlerini koruyacak şekilde süreci yöneteceğini belirterek, tüm tarafları sağduyulu ve bilgiye dayalı hareket etmeye davet etti.