Gaziantep’in asırlık tarihinden süzülüp gelen, saraylara layık efsanevi lezzet nihayet evinizde! Kadifemsi sarımsaklı yoğurdun dumanı üstünde köz patlıcanla muazzam uyumu ve üzerinde lokum gibi dağılan nefis tereyağlı etler… TrakyaLife gastronomi köşesinde bugün, arama motorlarında zirveye oynayacak, yapımı son derece pratik ama sunumu bir o kadar ihtişamlı orijinal Alinazik tarifi tüm detaylarıyla karşınızda. Yoğurdun sulanmasını önleyen şef sırları, etleri pamuk gibi yapan pişirme teknikleri ve göz alıcı sunum önerileriyle mutfağınızda bir Gaziantep esintisi estirmeye hazır olun.

Türk mutfağının zengin tarihi, sadece lezzetlerin değil, aynı zamanda o lezzetlerin arkasında yatan muazzam hikayelerin ve yaşanmışlıkların da bir aynasıdır. Bu aynanın en parlak, en asil ve damakta unutulmaz izler bırakan parçalarından biri de şüphesiz ki Alinazik tarifi olarak karşımıza çıkar. Mutfaklarımızda köz kokusunun o büyüleyici asaletini, yoğurdun ferahlığını ve kırmızı etin tereyağıyla birleştiğinde ortaya çıkardığı o muazzam gücü tek bir tabakta toplayan başka bir yemek bulmak zordur. Henüz pişerken mutfağı saran sarımsak, tereyağı ve közlenmiş patlıcan kokusu, ev ahalisini daha masa kurulmadan mutfak kapısına toplar.
Gaziantep mutfağının bu eşsiz gurur kaynağı, dışarıdan bakıldığında yapımı çok meşakkatli ve ustalık gerektiren bir yemek gibi görünse de, aslında doğru adımlar ve mutfak sırları takip edildiğinde evde hazırlanması en pratik ziyafet yemeklerinden biridir. TrakyaLife okurları için, “Et sert kalır mı?”, “Yoğurtlu taban sulanır mı?”, “Patlıcan nasıl kolay soyulur?” gibi tüm korkuları rafa kaldıracak, adeta bir gastronomi akademisi titizliğiyle hazırlanmış kapsamlı rehberimizi sunuyoruz. Kollarınızı sıvayın; akşama sofranızda bir lezzet şöleni ilan ediyoruz.
Yemeklerin sadece midemize değil, ruhumuza ve tarihimize de hitap ettiğinin en güzel kanıtı bu yemeğin adında gizlidir. Merak edenler ve arama motorlarında bu sorunun cevabını arayanlar için net bir şekilde belirtelim: Alinazik tarifi tescilli olarak Gaziantep mutfağına aittir. Hikayesi ise 16. yüzyıla, Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü dönemlerine, Yavuz Sultan Selim’in Gaziantep’e gerçekleştirdiği tarihi yolculuğa dayanır.
Padişahın şehre geleceği haberini alan Antep halkı, büyük bir heyecan ve meşakkatle hummalı bir hazırlığa girişir. Şehrin en iyi ustaları bir araya gelir; çeşit çeşit kazanlar kaynar, tatlılar dökülür ve padişahın ağzına layık, görkemli bir sofra kurulur. Bu sofranın baş köşesinde ise o güne kadar eşi benzeri görülmemiş, közlenmiş patlıcanın sarımsaklı yoğurtla harmanlandığı ve üzerine nefis tereyağlı etlerin döküldüğü bir yemek yer alır.
Yemeği tadan Yavuz Sultan Selim, lezzetin muazzamlığı karşısında büyülenir ve sofradakilere dönerek o meşhur soruyu sorar: “Hangi eli nazik yaptı bunu?” Padişahın bu takdiri ve zarif sorusu üzerine yemeğin adı halk arasında önce “Ala nazik” (Arapça’da ‘ala’ güzel, ‘nazik’ ise yemek anlamına gelir) olarak yayılır, yüzyıllar içinde dilden dile aktarılarak günümüzdeki asil adı olan “Alinazik” halini alır.
Trakya bölgesi, kendi mutfağında genellikle balkan göçmenlerinin getirdiği hafif sebze yemeklerine, sütlü tatlılara ve meşhur satır etine yer verse de, misafir ağırlama kültüründe Güneydoğu’nun bu ağır ve asil yemeklerine her zaman büyük bir saygıyla yer açmıştır. Edirne’den Tekirdağ’a, Kırklareli’nden çıtır çıtır Trakya pidelerinin piştiği köy fırınlarına kadar, Alinazik yemeği özellikle pazar aile yemeklerinin ve dost meclislerinin aranan baş tacı olmuştur. Trakya’nın kaliteli sütlerinden elde edilen süzme yoğurtlar ve yerli besi etleri, bu harika Alinazik tarifi ile buluştuğunda, ortaya iki farklı coğrafyanın en iyi malzemelerinin birleştiği muazzam bir lezzet köprüsü çıkar.
Türk mutfak kültürü, sadece damaklarımızı şenlendiren lezzetlerin değil, aynı zamanda o lezzetlerin ardında yatan muazzam tarihi hikayelerin, padişah fermanlarının ve asırlık yaşanmışlıkların da bir aynasıdır. Bu aynanın en parlak, en asil ve damakta unutulmaz izler bırakan parçalarından biri de şüphesiz ki Alinazik tarifi olarak karşımıza çıkar. Mutfaklarımızda köz kokusunun o büyüleyici ve isli asaletini, süzme yoğurdun ipeksi ferahlığını ve kırmızı etin tereyağıyla birleştiğinde ortaya çıkardığı o muazzam gücü tek bir tabakta toplayan başka bir yemek bulmak zordur. Henüz pişerken mutfağı saran sarımsak, tereyağı ve ocak üstünde közlenen patlıcanın o karakteristik kokusu, ev ahalisini daha masa kurulmadan, ellerinde ekmeklerle mutfak kapısına toplar.
Gaziantep mutfağının bu eşsiz gurur kaynağı, dışarıdan bakıldığında yapımı çok meşakkatli, restoranda yenmesi zorunlu ve ustalık gerektiren bir yemek gibi görünse de, aslında doğru adımlar ve mutfak sırları takip edildiğinde evde hazırlanması en pratik, en hızlı ziyafet yemeklerinden biridir. TrakyaLife okurları için, “Et sert kalır mı?”, “Yoğurtlu taban sulanır mı?”, “Patlıcan nasıl kararmadan ve kolayca soyulur?” gibi tüm korkuları rafa kaldıracak, adeta bir gastronomi akademisi titizliğiyle hazırlanmış kapsamlı rehberimizi sunuyoruz. Kollarınızı sıvayın; akşama sofranızda bir lezzet şöleni ilan ediyoruz.
Kusursuz bir Alinazik tarifi hazırlamanın en büyük sırrı, tabandaki soğuk/ılık yoğurtlu patlıcan ile üzerindeki sıcak ve sulu etin sıcaklık ve doku dengesini doğru kurmaktır. Bu dengenin bozulmaması için malzeme seçimi ve ön hazırlık hayati önem taşır.
Bu tarifte kuzu eti veya dana etini tamamen kendi damak tadınıza göre tercih edebilirsiniz. Ancak Antep usulü orijinal bir doku istiyorsanız kuzu kuşbaşı, daha az yağlı ve hafif bir alternatif istiyorsanız dana kontrfile veya antrikot kısmından küçük doğranmış etleri seçmelisiniz. Etin lokum gibi yumuşacık kalması, pişirme esnasında suyunu hapsetmesinden geçer. Eğer vaktiniz varsa, etleri pişirmeden önce birkaç kaşık sızma zeytinyağı, bir diş ezilmiş sarımsak ve çok az taze çekilmiş karabiber ile marine edip buzdolabında birkaç saat dinlendirmek eti pamuk gibi yapacaktır. Pişirirken ise etleri yüksek ateşte mühürleyip ardından kısık ateşte kendi suyunda ağır ağır pişmeye bırakmak, et suyunu içeride tutmanın en garantili yoludur.
Alinazik yemeğinin en sık karşılaşılan başarısızlık sebebi, servis edildikten birkaç dakika sonra patlıcanlı tabanın su salması ve tabağın kenarlarından suların süzülmesidir. Bunun önüne geçmek için kesinlikle sulu ev yoğurdu veya klasik kase yoğurtları kullanılmamalıdır. Tercihiniz mutlaka koyu kıvamlı, iyice süzülmüş süzme yoğurttan yana olmalıdır. Eğer evdeki yoğurdu kullanacaksanız, yoğurdu tırnaklı bir süzgecin üzerine serdiğiniz temiz bir tülbent yardımıyla en az 2-3 saat boyunca süzdürerek tüm fazla suyundan arındırmalısınız. Ayrıca yoğurdun içine eklenecek patlıcanların da tamamen soğumuş ve süzülmüş olması, bu sulanma riskini tamamen sıfıra indirecektir.
Arama motorlarında en çok karıştırılan ve birbirinin yerine kullanılan bu iki saray yemeğinin aslında çok temel ve keskin farkları vardır. Hünkar Beğendi, Osmanlı saray mutfağı kökenli bir yemektir ve tabanında közlenmiş patlıcan, tereyağı, un ve süt ile hazırlanan sıcak, kremamsı ve beşamel sos benzeri bir “beğendi” harcı bulunur. Üzerine ise genellikle salçalı, bol sulu ve yoğun bir sosla pişmiş kuşbaşı et koyulur.
Alinazik ise tamamen Gaziantep mutfağına aittir; tabanında un, süt veya beşamel sos asla bulunmaz. Patlıcanlar doğrudan sarımsaklı süzme yoğurtla (oda sıcaklığında veya hafif ılık olarak) harmanlanır. Üzerine koyulan et ise bol salçalı ve sulu bir sos yerine, tereyağında toz kırmızı biberle hafifçe sotelenmiş, daha kuru ve kendi yağıyla baş başa kalmış lokum etlerden veya kıymadan oluşur. Alinazik, Hünkar Beğendiye göre çok daha hafif, ferahlatıcı ve yapımı daha pratik bir yemektir.
Gaziantep ziyafetini evinizde kusursuz bir şekilde canlandırmak için malzemelerin oda sıcaklığında ve taze olması çok önemlidir. 4 kişilik tam ölçülü gurme malzeme listemiz şu şekildedir:
Gaziantep mutfağının bu muazzam başyapıtını hazırlarken zamanlamaya dikkat etmek, soğuk taban ile sıcak etin o meşhur uyumunu yakalamanın tek yoludur. İşte tüm detaylarıyla yapılış aşamaları:

Nefis bir Alinazik tarifi hazırlamanın ilk adımı, patlıcanlara o iştah kabartan isli kokuyu kazandırmaktır. 3 adet bostan patlıcanını güzelce yıkayıp kurulayın. Patlıcanların pişerken içindeki buharı dışarı salması ve patlamaması için bir bıçak yardımıyla üzerlerine birkaç adet minik delik açın.
Patlıcanları damak tadınıza göre ocak alevinin üzerinde, döküm közleme tavasında ya da fırında közleyebilirsiniz. Közlenen patlıcanları pürüzsüz bir şekilde ve hiç kabuk bırakmadan soymanın en kolay yolu “terletme” yöntemidir. Patlıcanlar henüz çok sıcakken hemen kapaklı bir kabın içine alın veya temiz bir buzdolabı poşetine koyup ağzını kapatın. Bu şekilde 5-10 dakika kendi buharında bıraktığınızda, patlıcanlar terleyecek ve kabukları etli kısmından çocuk oyuncağı gibi ayrılacaktır. Kabuklarını soyduğunuz patlıcanları, kararmamaları için bekletmeden kesme tahtasının üzerine alın.

Soyulan sıcak patlıcanları kesme tahtasının üzerinde keskin ve geniş yüzeyli bir şef bıçağı yardımıyla iyice döverek püre kıvamına getirin. Dövme aşamasında patlıcanların üzerine 1 çay kaşığı tuz atın; tuz, patlıcanların lezzetini açığa çıkarırken pürüzsüzleşmesine de yardımcı olur. İyice ezilen ve lifleri ayrılan patlıcanları oda sıcaklığına gelene kadar bir kenarda dinlendirin. Patlıcanlar ılındığında, geniş bir kasenin içerisinde 250 gram koyu kıvamlı süzme yoğurtla birleştirin ve çırpıcı yardımıyla güzelce karıştırarak kadifemsi bir taban harcı elde edin.

Derin ve geniş bir tavanın içerisine 50 gram tereyağını alın ve orta ateşte eritin. Yağ kızmaya başladığında içerisine ince kıyılmış veya ezilmiş 1 diş sarımsağı ilave ederek hafifçe soteleyin; sarımsak tereyağına harika bir aroma bırakacaktır. Hemen ardından minik minik doğranmış 250 gram kuşbaşı etleri tavaya ekleyip yüksek ateşte hızlıca karıştırarak mühürleyin.
Mühürlenen etlerin üzerine tavanın kapağını kapatın ve ocağın altını kısık ateşe getirin. Etler yaklaşık 6-7 dakika boyunca kendi bıraktığı suyunda ağır ağır pişecek ve lokum gibi yumuşayacaktır. Etler suyunu tamamen çekip tenceredeki tereyağıyla baş başa kaldığında içerisine 1 yemek kaşığı biber salçasını, 1 çay kaşığı toz kırmızı biberi ve 1 çay kaşığı tuzu ekleyin. Salçanın ve baharatların kokusu mutfağı sarana kadar etleri 2-3 dakika daha soteleyin ve ocaktan alın.

Geniş ve şık bir servis tabağının içerisine önceden hazırladığınız sarımsaklı ve yoğurtlu patlıcanlı karışımı yayın. Kaşığın arkasıyla tabanın ortasını hafifçe çukurlaştırarak estetik bir havuz oluşturun. Tam bu aşamada şeflerin en çok dikkat ettiği kuralı uygulayın: Yoğurdun üzerine etleri çok sıcakken aktarmamaya özen gösterin. Tavadaki etleri ocaktan aldıktan sonra ilk sıcağının (yaklaşık 1-2 dakika) geçmesini bekleyin. Çok sıcak et, yoğurdun anında sulanmasına, kesilmesine neden olacak ve yemeğinizin tüm görsel asaletini etkileyecektir. İlk sıcağı geçen tereyağlı nefis etleri patlıcanlı tabanın tam ortasındaki çukura cömertçe yerleştirin. Tavanın tabanında kalan o kıymetli kırmızı tereyağı sosunu da yemeğin üzerine gezdirerek Alinaziğinizi tamamlayın.
Bir yemeğin lezzeti, kullanılan ana malzemenin ısıl işlemle nasıl buluştuğuyla doğrudan ilişkilidir. Söz konusu Alinazik tarifi olduğunda ise başarının %50’si patlıcanın o isli, dumanlı ve kadifemsi dokuyu nasıl kazandığına bağlıdır. Birçok mutfakta patlıcan közlemek sıradan bir işlem gibi görülse de, arama motorlarında binlerce insanın “Patlıcan kararmadan nasıl közlenir?” veya “Köz patlıcanın kabuğu nasıl kolay soyulur?” diye aratmasının bir sebebi vardır. Gelin, patlıcanı pürüzsüz bir şekilde hazırlamanın mutfak literatüründeki tüm bilimsel ve pratik yöntemlerini detaylandıralım.
Eğer Alinazik yemeğinizde o buram buram Antep sokaklarını anımsatan, mangal ateşinden çıkmış gibi bir is kokusu arıyorsanız, ilk tercihiniz her zaman ocak alevi olmalıdır. Ocakta közleme yaparken patlıcanları doğrudan açık alevin üzerine bırakmak, dış kabuğun hızla kömürleşmesine ama iç kısmın çiğ kalmasına neden olabilir. Bunun önüne geçmek için eski usul bir döküm közleme tavası veya kaliteli bir tel ızgara kullanmalısınız.
Sebzeleri tel ızgara üzerinde, orta ateşte çevire çevire pişirin. Bu sayede közlenen sebzeler kabukları yanıp tamamen yok olmadan, ısının içeriye eşit dağılmasıyla birlikte içten dışa doğru homojen şekilde yumuşar. Patlıcanların sap kısımlarının da iyice yumuşadığından emin olmalısınız; çünkü acılık genellikle sap kısmına yakın yerlerde birikir. Pişen patlıcanın üzerine parmağınızla hafifçe bastırdığınızda içeri doğru çöküyorsa, ocaktan alınma zamanı gelmiş demektir.
Mutfakta ocak temizliğiyle uğraşmak istemeyen veya daha hafif, daha az isli bir aroma tercih eden TrakyaLife okurları için fırın yöntemi hayat kurtarır. Fırında közleme için sebzeleri öncelikle yağlı kağıt serili bir fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirin. Fırınınızı mutlaka önceden en yüksek dereceye (200-220 derece) ısıtın. Düşük ısıda fırınlanan patlıcanlar suyunu dışarı salar, kurur ve kayış gibi sert bir doku alır. Yüksek ısı ise patlıcanın dış kabuğunu hızla buruştururken, içindeki öz suyunun içeride hapsolmasını sağlar.
Yaklaşık 30-35 dakika süren bu işlem sırasında, patlıcanları en az bir kez maşa yardımıyla ters yüz etmeyi unutmayın. Böylece her yüzeyi eşit derecede közlenecek ve fırından çıktığında içinin ipeksi bir kıvam aldığını göreceksiniz. fırında közlenen patlıcanların renginin bembeyaz kalması için fırından çıkar çıkmaz bıçakla kesip içini açmak ve sıcakken yoğurtla buluşturmak harika bir hile yöntemidir.
Bir et yemeğinin kalitesini belirleyen en temel unsur, etin liflerinin dişler arasında zahmetsizce dağılmasıdır. Alinazik tabağının üzerini süsleyen o nefis kırmızı etlerin, sert bir sakız gibi çiğnenmesini kimse istemez. “Et yumuşacık nasıl kalır?” sorusunun yanıtı, eti doğru pişirmekten ziyade ona pişmeden önce nasıl davrandığınızla ilgilidir.
Etin sertliğini oluşturan kas liflerini gevşetmenin en bilimsel yolu, asidik ve yağlı bileşenlerden oluşan bir marinasyon (terbiye) sürecidir. Satın aldığınız küçük kuşbaşı etleri pişirmeden en az 2-3 saat önce derin bir kaba alın. Üzerine 3-4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı, bir fincan kadar yoğurt suyu veya direkt yoğurt, birkaç damla taze limon suyu veya sirke ilave edin. Yoğurdun ve limonun içerisindeki doğal asitler, etin protein bağlarını hafifçe parçalayarak onun yumuşamasını sağlar.
Bu karışıma taze çekilmiş karabiber ve bir diş ezilmiş sarımsak da eklerseniz, aroma etin merkezine kadar işleyecektir. Ancak burada hayati bir uyarı yapmalıyız: Marinasyon harcına kesinlikle tuz eklemeyin. Tuz, etin içindeki öz suyunu dışarı fırlatır ve pişerken etin kurumasına neden olur. Tuzu her zaman et tamamen piştikten sonra, ocaktan indirmeye yakın eklemelisiniz.
Marine ettiğiniz etleri buzdolabından çıkarıp mutlaka oda sıcaklığına getirin. Soğuk et sıcak tavaya girdiğinde tavanın ısısını düşürür ve suyunu salar. Derin bir döküm tavayı ocağa alıp iyice kızdırın. Etleri cızırtılı tavanın içine bırakın ve yüksek ateşte, tahta kaşıkla sürekli karıştırmadan yönlerini değiştirerek 2 dakika mühürleyin. Mühürleme işlemi, etin tüm lezzetli suyunu kendi içinde hapsetmesini sağlar.
Mühürlemenin ardından ocağın altını en kısık dereceye getirin ve tavanın kapağını sıkıca kapatın. Etleriniz kendi bıraktığı buharda ve minik su damlacıklarında yaklaşık 6-7 dakika boyunca ağır ağır pişecek ve lokum kıvamını alacaktır. Suyu tamamen bittiğinde tereyağı ve salçayı ekleyerek lezzet patlamasını yaratabilirsiniz.
Sağlıklı beslenme trendlerinin yükselişte olduğu günümüzde, arama motorlarında yemek tarifleri aratılırken en çok bakılan detayların başında kalori ve makro besin değerleri gelmektedir. Gaziantep mutfağının bu en asil temsilcisi, aslında ağır bir et yemeği gibi görünse de içerik analizi yapıldığında oldukça dengeli, protein odaklı ve düşük karbonhidratlı bir yapıya sahiptir. Unlu, nişastalı veya ağır şerbetli soslar barındırmadığı için, porsiyon kontrolü yapıldığı sürece diyet listelerine ve sağlıklı yaşam menülerine de rahatlıkla dahil edilebilir.
Görsel bir şölen olarak tasarlanan Alinazik tarifi, sofraya getirildiği an tüm gözleri üzerine çeken bir başroldür. Ancak kusursuz bir ziyafet deneyimi yaşatmak için bu asil yemeği doğru yan ürünlerle desteklemek ve servis kurallarına uymak gerekir. TrakyaLife okurları için, hem Gaziantep geleneklerini yaşatan hem de Trakya’nın damak tadıyla uyum sağlayan en özel servis ve menü kombinasyonlarını derledik.
Alinazik sunumu yapılırken genellikle geniş, hafif çukur ve ısıyı tutabilen toprak veya seramik servis tabakları tercih edilir. Tabağın tabanına önceden hazırlanan sarımsaklı ve süzme yoğurtlu patlıcan harcı cömertçe yayılır. Kaşığın arkasıyla tam ortasına estetik bir havuz veya çukur açılır. Bu çukurun içerisine, tavadaki ilk sıcağı geçmiş olan lokum gibi etler yerleştirilir.
Yemeğin en önemli servis sırrı ise üzerine dökülecek son sostur: Üzerine toz kırmızı biber ve tereyağından hazırladığınız bir sos dökerek servis edebilirsiniz. Tereyağının etlerin üzerinden süzülüp bembeyaz yoğurtlu tabana doğru akması, tabağa muazzam bir renk kontrastı ve iştah açıcı bir görünüm kazandırır. Son dokunuş olarak, yemeğin üzerine ince kıyılmış taze maydanoz da ilave ettiniz mi şahane bir görüntü elde edeceksiniz. Yeşil maydanoz yaprakları, kırmızı sos ve beyaz yoğurt tabanı görsel şöleni tamamlar.
Alinazik, bünyesinde hem sebzeyi, hem yoğurdu hem de eti barındırdığı için tek başına oldukça doyurucudur. Bu yüzden yanına pirinç pilavı veya makarna gibi ağır karbonhidratlar eklenmemelidir. Bunun yerine şu hafif ve tamamlayıcı alternatifleri değerlendirebilirsiniz:
Google arama motorunda kullanıcıların Alinazik tarifi hakkında en çok merak ettiği, arattığı ve yanıtını beklediği tüm soruları, mutfaktaki deneyimlerimiz ve şef sırrımızla yanıtlıyoruz.
Evet, Alinazik bazı aşamaları önceden hazırlanabilen, bu yönüyle de misafir davetlerinde ev sahibine büyük kolaylık sağlayan bir yemektir. Patlıcanlar saatler öncesinden hatta bir gün önceden közlenip, soyulup, ezildikten sonra buzdolabında hava almayan bir kabın içinde saklanabilir.
Ancak en kritik nokta şudur: Yoğurtlu karışım ise servis öncesi hazırlanabilir. Patlıcanı yoğurtla çok önceden birleştirip dolaba koyarsanız yoğurt ekşiyebilir ve su salabilir. Misafirlerinizin gelmesine yakın patlıcan ve sarımsaklı yoğurdu birleştirip oda sıcaklığına getirmeli, etleri ise tam servis esnasında sıcak olarak soteleyip üzerlerine kondurmalısınız.
Et yerine kıyma kullanarak da Alinazik yapılabilir. Gaziantep’te bu yemeğin hem küçük kuşbaşı etle yapılan versiyonu hem de zırh kıymasıyla yapılan versiyonu son derece yaygındır ve her ikisi de orijinal kabul edilir.
Eğer evinizde kuşbaşı et yoksa veya daha ekonomik, daha hızlı bir tarif arıyorsanız, orta yağlı dana kıymayı tereyağında soğan ve salçayla birlikte güzelce kavurarak yoğurtlu patlıcan tabanının üzerine yayabilirsiniz. Kıymalı alinazik de en az etli versiyonu kadar lezzetli, yumuşak ve iştah kabartan bir sonuç verecektir.
Bu sorunun cevabı yemeğin hem sunumu hem de kıvamı için hayati önem taşır. Sarımsaklı yoğurt, doğrudan sıcak etin üzerine dökülmemelidir. Eğer yoğurdu sıcak etin üzerine dökerseniz, etin yüksek ısısı yoğurdun anında kesilmesine, pütürlü bir hal almasına ve görsel olarak bulamaç gibi çirkin bir görünümün oluşmasına neden olabilir.
Bu yüzden doğru katman sıralaması her zaman şu şekilde olmalıdır: Önce yoğurtlu patlıcanı tabana yayıp ardından üzerine sıcak et yerleştirmek daha mantıklı olur. Böylece alttaki serin/ılık taban üstteki sıcak etle mükemmel bir kontrast oluşturur ve yoğurdun yapısı bozulmaz.
Alinazik, Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan ve UNESCO tescilli gastronomi şehri olan Gaziantep mutfağına ait olarak bilinir. Türkiye’nin dört bir yanında bilinse, sevilse ve balkan esintileriyle Trakya sofralarında da sıklıkla yapılsa da, yemeğin tarih sahnesine çıkış noktası ve kökeni Güneydoğu Anadolu’dur.