Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, FETÖ’nün sivil yapılanmasına yönelik Ankara merkezli 2 ilde düzenlenen operasyonda, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Mali Suçlarla Mücadele ekipleri yakalama çalışmalarını sürdürüyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmalar neticesinde, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) sivil yapılanmasına yönelik önemli bir operasyon için düğmeye basıldı. Başkentin Terör Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen dosya kapsamında, örgütün gizli haberleşme ağlarını kullanan şüphelilerin yakalanması amacıyla emniyet güçleri eş zamanlı baskınlar düzenledi.
Operasyonun Kapsamı: Ankara merkezli 2 farklı ilde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.
Hedefteki Şüpheli Sayısı: Hakkında somut delil bulunan toplam 9 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Temel Suçlama: Şüphelilerin örgütün kripto haberleşme programı ByLock’u kullandıkları tespit edildi.
Yürütücü Birim: Operasyon Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.
Türkiye’nin anayasal düzenine karşı yürütülen faaliyetlerin deşifre edilmesi amacıyla sürdürülen hukuki süreçlerde yeni bir aşamaya geçildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün sivil yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiği iddia edilen isimlere yönelik teknik ve fiziki takibin meyvelerini topluyor. Terör Suçları Soruşturma Bürosu, geçmiş dönemdeki dijital veriler ve tanık beyanları ışığında hazırladığı dosyayı operasyona dönüştürdü.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, söz konusu şüphelilerin sadece basit birer üye olmanın ötesinde, örgütün sivil kanadında belirli görevler üstlendikleri ve süreklilik arz eden bir iletişim trafiği içerisinde oldukları öne sürülüyor. Bu trafik, özellikle örgütün en önemli dijital izlerinden biri kabul edilen sistemler üzerinden takip edildi.
Operasyonun odağında yer alan en güçlü delil, şüphelilerin FETÖ operasyonu kapsamında incelenen ByLock mesajlaşma trafiği oldu. Bilindiği üzere ByLock, örgüt üyelerinin kendi aralarındaki hiyerarşik bağı korumak, talimatları iletmek ve gizliliği sağlamak amacıyla kullandığı özel bir yazılımdır. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü veri madenciliği çalışmaları, bu operasyona zemin hazırlayan teknik verileri sağladı.
Tespit edilen kullanıcı kimlikleri (ID), giriş tarihleri ve mesaj içerikleri, savcılık makamına sunulan fezlekelerin ana omurgasını oluşturdu. Teknik incelemeler, şüphelilerin bu programı sadece indirmekle kalmadığını, aktif bir şekilde örgütsel görüşmeler için kullandığını ortaya koydu.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabahın ilk saatleriyle birlikte belirlenen adreslere yönelik operasyon başlattı. Sadece Ankara ile sınırlı kalmayan soruşturma zinciri, toplamda 2 ili kapsayacak şekilde genişletildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda dijital materyallere ve örgütsel dökümanlara el konulması hedefleniyor.
Mali Şube ekiplerinin bu süreçteki rolü, örgütün finansal kaynakları ve sivil yapılanma içerisindeki ekonomik döngünün de incelenmesi açısından büyük önem taşıyor. FETÖ’nün “himmet” adı altında topladığı paraların veya sivil alandaki mali yapılanmasının bu şüpheliler üzerinden nasıl şekillendiği, ele geçirilen dökümanların incelenmesiyle netlik kazanacak.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bu operasyon, örgütün sadece askeri veya emniyet ayağına değil, aynı zamanda toplumun farklı katmanlarına sızmış olan “sivil yapılanma” hücrelerine yönelik kararlılığı bir kez daha gözler önüne seriyor. FETÖ operasyonu kapsamında mercek altına alınan 9 şüphelinin, kamu kurumları dışındaki sivil alanlarda örgütsel sürekliliği sağladıkları iddia ediliyor. Sivil yapılanma, örgütün finansal kaynaklarını yöneten, yeni eleman temini sağlayan ve “ışık evleri” olarak adlandırılan hücre evlerinin lojistik ihtiyaçlarını karşılayan kritik bir birim olarak tanımlanıyor.
Soruşturma birimlerinden sızan bilgilere göre, şüphelilerin kendi aralarındaki hiyerarşik bağın sadece dijital dünya ile sınırlı kalmadığı, belirli periyotlarla gizlilik kurallarına riayet ederek bir araya geldikleri de teknik takip verilerine yansıdı. Bu buluşmaların, örgütün güncel yapılanmasını diri tutma çabası taşıdığı değerlendiriliyor.
Gözaltı kararlarına dayanak teşkil eden en somut veri setini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verileri ile eşleştirilen ByLock içerikleri oluşturuyor. Adli bilişim uzmanları tarafından hazırlanan raporlarda, şüphelilerin kullanıcı adı (username), şifre ve arkadaş listeleri (roster) detaylıca döküldü. Bu veriler, şüphelilerin inkar etme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde teknik kesinlik barındırıyor.
Özellikle “User ID” tespiti yapılan şüphelilerin, sisteme hangi IP adresleri üzerinden ve hangi baz istasyonlarından bağlandıkları tek tek haritalandırıldı. Ankara merkezli yürütülen bu titiz çalışma, yargılama aşamasında “örgüt üyeliği” suçlamasının en güçlü kanıtı olarak mahkeme heyetine sunulacak. FETÖ operasyonu çerçevesinde elde edilen bu veriler, sadece mevcut 9 kişiyle sınırlı kalmayıp, bu kişilerin iletişim kurduğu diğer potansiyel isimlere de ulaşılmasını sağlayabilir.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleşen operasyonun lojistik boyutu oldukça geniş tutuldu. Ankara ve belirlenen diğer ildeki operasyon noktalarında, şüphelilerin kaçma veya delil karartma ihtimaline karşı özel harekat polislerinin de desteğiyle önlemler alındı. Sabahın ilk ışıklarıyla eş zamanlı olarak girilen adreslerde, şüphelilerin kullanımında olan bilgisayarlar, tabletler, cep telefonları ve harici depolama birimlerine “imaj alma” yöntemiyle el konuldu.
Bu dijital materyallerin, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli uzmanlarca incelenmesi bekleniyor. Uzmanlar, silinmiş verilerin geri getirilmesi ve şifrelenmiş dosyaların açılması konusunda özel yazılımlar kullanarak, örgütün güncel faaliyetlerine dair yeni ipuçları arayacak. Özellikle şüphelilerin sosyal medya üzerindeki gizli etkileşimleri ve varsa kripto varlık cüzdanları bu incelemenin odak noktasını oluşturacak.
Mali Suçlarla Mücadele ekiplerinin bu operasyondaki varlığı, sadece fiziksel yakalamayla sınırlı değil. Şüphelilerin banka hesap hareketleri, şüpheli para transferleri ve varsa örgütle bağlantılı vakıf veya derneklere yapılan bağışlar da dosya kapsamında inceleniyor. Örgütün sivil kanadının, finansal darboğazı aşmak için geliştirdiği yeni yöntemlerin deşifre edilmesi, bu operasyonun en önemli çıktılarından biri olacak.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri, soruşturmanın “çok yönlü” olarak devam ettiğini vurgularken, ele geçirilen her yeni delilin operasyonun kapsamını genişletebileceğine dikkat çekiyor. Operasyonun sivil ayağındaki bu kararlı tutum, FETÖ’nün toplumsal alandaki hareket kabiliyetini kısıtlamaya yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: BHA