İstanbul’da toplu taşıma aracında “Savcıyım” diyerek yolcuları ölümle tehdit eden ve nefret söyleminde bulunan Y.S. isimli şahıs, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

İstanbul’da toplu taşıma aracında seyahat eden vatandaşlar, kendisini “Cumhuriyet Savcısı” olarak tanıtan bir şahsın sözlü saldırısı ve tehditleriyle sarsıldı. Sosyal medyada infial yaratan görüntülerin ardından harekete geçen emniyet güçleri, yolcuları tehdit eden ve nefret söyleminde bulunan şahsı kısa sürede gözaltına aldı.
Şüpheli Bilgileri: Kimliği Y.S. olarak belirlenen şahsın üniversite öğrencisi olduğu tespit edildi.
Suçlamalar: “Tehdit” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından soruşturma açıldı.
Bakan Açıklaması: Adalet Bakanı Akın Gürlek, hukukun üstünlüğünden taviz verilmeyeceğini vurguladı.
İstanbul’un yoğun ulaşım ağında gerçekleşen olayda, Y.S. isimli şahıs ile bir yolcu arasında henüz belirlenemeyen bir sebeple tartışma çıktı. Tartışma sırasında kendisini yargı mensubu gibi tanıtan şüpheli, çevredeki vatandaşların şaşkın bakışları arasında ağır hakaretler ve tehditler savurdu. O anların bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilip sosyal medyada paylaşılması üzerine, görüntüler milyonlarca izlenmeye ulaştı ve kamuoyunda büyük bir tepki dalgası oluştu.
Olayın yargıya intikal etmesiyle birlikte, şahsın kullandığı ifadeler mercek altına alındı. Videoda şüphelinin bir yolcuya yönelik; “Seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım” şeklinde ifadeler kullandığı açıkça görülüyor. Bu sözler üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, herhangi bir şikayet beklemeksizin “resen” soruşturma başlattığını duyurdu. İstanbul sahte savcı olayı olarak kayıtlara geçen bu hadise, yargı makamlarının itibarının korunması ve toplumsal huzurun tesisi noktasında büyük önem taşıyor.
Başsavcılık tarafından yürütülen teknik ve fiziki takip neticesinde, kendisini savcı olarak tanıtan şahsın gerçek kimliğine dair şaşırtıcı detaylar ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde, şüpheli Y.S.’nin bir dönem Adalet Meslek Yüksekokulu’nda eğitim gördüğü ancak bu okulu terk ettiği anlaşıldı. Halihazırda ise bir üniversitenin Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi’nde Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünde aktif öğrenci kaydının bulunduğu saptandı.
Bu bilgiler, şahsın yargı kurumlarıyla herhangi bir resmi bağının olmadığını, sadece eğitim geçmişinden gelen terimleri kullanarak vatandaşlar üzerinde baskı kurmaya çalıştığını kanıtladı. Emniyet birimlerinin titiz çalışmasıyla saklandığı adreste kıskıvrak yakalanan şahıs, sorgulanmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü. Toplumsal kutuplaşmayı körükleyici ifadeler kullanması nedeniyle şüphelinin “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan yargılanacağı belirtildi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Olayın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla sürece dair net bir duruş sergiledi. Bakan Gürlek, yargı mensubu olmadığı halde bu sıfatı kullanarak insanları tehdit eden şahsa karşı yürütülen operasyonun ehemmiyetine değindi. Bakan açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk birimlerine teşekkürlerini ileterek, hukukun üstünlüğü ilkesinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum” diyerek, bu tür provokatif eylemlerin cezasız kalmayacağını belirtti. Toplumda infial yaratan bu tür olayların hızlıca aydınlatılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması, yargıya olan güveni pekiştiren bir adım olarak değerlendirildi.
Görüntülerin sosyal medya platformlarında hızla yayılması, dijital çağda adaletin ne kadar hızlı tecelli edebileceğini bir kez daha gösterdi. Şüpheli Y.S.’nin, tartıştığı vatandaşa karşı savurduğu “seni öldürürüm” tehditleri ve ideolojik içerikli hakaretleri, toplumun her kesiminden büyük tepki topladı. İstanbul sahte savcı olayı kapsamında başlatılan soruşturmada, şüphelinin sadece bir bireyi değil, kamu güvenliğini ve toplumsal barışı da hedef aldığı değerlendiriliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelinin geçmişteki eğitim bilgilerini ve mevcut öğrenci kaydını dosyaya ekleyerek, unvan gaspının boyutlarını ortaya koydu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık kaynakları, kamusal barışı bozmaya yönelik bu tür eylemlere karşı “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket edildiğini ve iddianamenin kısa sürede hazırlanacağını belirtti.
Bu olay, toplum içerisinde kendisini imtiyazlı bir konumda göstererek başkalarına baskı kurmaya çalışan şahıslara karşı verilmiş net bir cevap niteliği taşıyor. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın koordineli çalışmasıyla, toplu taşıma araçları gibi kamusal alanlarda vatandaşların huzurunu bozan hiçbir girişimin cezasız kalmayacağı tescillendi. Y.S.’nin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan bu süreç, hukukun kimsenin şahsi hırslarına veya öfkesine alet edilemeyeceğini bir kez daha hatırlattı.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı