Cumhurbaşkanı Erdoğan, Grup Toplantısı’nda emeklilere 20 bin TL maaş müjdesi verirken, Suriye’deki gelişmeler ve bayrağımıza yapılan saldırı hakkında sert konuştu. Gençlere 445 milyar liralık kaynak ayrıldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı konuşmada hem iç hem dış politikaya dair hayati mesajlar verdi. Özellikle Suriye’nin kuzeyinde yaşanan son gelişmeler ve Türk bayrağına yönelik saldırılar konusunda sert uyarılarda bulunan Erdoğan, ekonomik müjdelerle de vatandaşın yüzünü güldürdü.
Emekli Maaşı Artışı: En düşük emekli aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilerek 480 dolar seviyesine çıkarıldı.
Gençlere Dev Kaynak: GÜÇ programı kapsamında önümüzdeki üç yıl için 445 milyar liralık bütçe ile 3 milyon gence istihdam hedefleniyor.
Suriye’de Yeni Dönem: Suriye Ordusu’nun SDG kontrolündeki bölgeleri temizlemesi ve ilan edilen ateşkes süreci Türkiye tarafından destekleniyor.
Bayrak Hassasiyeti: Nusaybin-Kamışlı sınırında Türk bayrağına yapılan saldırının faillerinden mutlaka hesap sorulacağı vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ilk ve en önemli başlıklarından biri milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren maaş düzenlemesi oldu. Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri başlayan kanun teklifine dair detayları paylaşan Erdoğan, en düşük emekli aylığı rakamının 20 bin liraya ulaştığını müjdeledi. Bu artışla birlikte, emeklilerin alım gücünün korunması hedeflenirken, rakamın dolar bazındaki karşılığına da dikkat çekildi.
Erdoğan, göreve geldikleri 2002 yılındaki verilerle bugünü kıyaslayarak, “Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı; yani o günkü kurla 40 dolara tekabül ediyordu. Bugün yaptığımız düzenleme ile bu miktarı 480 dolara taşıyoruz” ifadelerini kullandı. Emekli sayısının 6,5 milyondan 17 milyona çıkmasına rağmen bütçe imkanlarının sonuna kadar zorlandığını belirten Erdoğan, hayat pahalılığı ve yüksek kiralar karşısında emeklileri asla yalnız bırakmayacaklarının altını çizdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Eğitimden istihdama geçişte yaşanan sorunları kökten çözmeyi amaçlayan “Gençliğin Üretim Çağı” (GÜÇ) programı, Erdoğan’ın gençlere verdiği en büyük müjdelerden biri oldu. Önümüzdeki 3 yılı kapsayan bu devasa projeye 445 milyar liralık bir kaynak tahsis edildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı, bu süreçte 3 milyondan fazla gencin iş gücüne dahil edilmesinin planlandığını duyurdu.
Programın detaylarına inildiğinde; meslek lisesi öğrencilerinin mezun olmadan iş hayatına yönlendirilmesi, yeni mezunların “deneyim” engelini aşması için devlet desteği sağlanması ve eğitim dışı kalmış gençlerin sisteme geri kazandırılması gibi kritik hedefler göze çarpıyor. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin burs ve kredi miktarlarının da artırıldığı; lisans öğrencilerinin 4 bin, yüksek lisansın 8 bin ve doktora öğrencilerinin 12 bin lira alacağı bilgisi paylaşıldı.
Suriye sahasındaki hareketliliği anbean takip ettiklerini belirten Erdoğan, bölgedeki dengelerin değiştiği tarihi bir süreçten geçildiğini ifade etti. Suriye Ordusu’nun, Halep ve Fırat’ın doğusunda yürüttüğü operasyonlarla “illegal silahlı unsurları” temizlemesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, Türkiye’nin güney sınırlarında herhangi bir ayrılıkçı yapıya asla izin verilmeyeceğini yineledi.
SDG olarak adlandırılan yapının 10 Mart Mutabakatı’na uymadığını ve maksimalist tavırlarla süreci tıkadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, dün varılan ateşkes anlaşmasını barış için bir fırsat olarak nitelendirdi. Terör örgütünün köşeye sıkıştığını ve sivil halkı kalkan olarak kullanmaya çalıştığını söyleyen Erdoğan, “Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız” diyerek milli sembollere yapılan saldırıların cezasız kalmayacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırının ardından devletin tüm ilgili birimlerinin harekete geçtiğini duyurdu. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarının koordineli bir şekilde soruşturma yürüttüğünü belirten Erdoğan, bu provokasyonun arkasındaki faillerin ve ihmali olanların en kısa sürede tespit edileceğini vurguladı.
“Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız” diyen Erdoğan, terör örgütünün sahada kaybettiği gücü, çocuk yaştaki militanları ve sivilleri kullanarak, semboller üzerinden provokasyon yaratarak geri kazanmaya çalıştığına dikkat çekti. Ancak Türkiye’nin bu tuzaklara düşmeyeceği, sınır güvenliğinden ve milli onurundan asla taviz vermeyeceği net bir dille ifade edildi.
Grup toplantısındaki konuşmasında Suriye’nin kuzeyindeki demografik yapı ve sosyal barışa dair de tarihi tespitlerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki Kürt nüfus ile terör örgütlerinin kesin çizgilerle birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Suriye’deki Kürtlerin, Türkiye’nin “öz be öz kardeşi” olduğunu hatırlatan Erdoğan, geçmişte Baas rejimi altında kimliksiz bırakılan, dilleri ve kültürleri yasaklanan Kürtlerin haklarını, 2008 yılından bu yana uluslararası arenada en gür sesle Türkiye’nin savunduğunu belirtti.
Suriye’de kurulan yeni hükümetin ve Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın attığı adımları olumlu bulduklarını ifade eden Erdoğan, “16 Ocak’ta açıklanan deklarasyon, Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin devlete eşit ve adil katılımını esas alan tarihi bir irade beyanıdır” değerlendirmesinde bulundu. Terör örgütünün ise Kürtlerin refahı yerine kan ve gözyaşından beslendiğini, masum çocukları zorla silah altına alarak ölüme sürüklediğini dile getirdi. Erdoğan, bölge halkının terörün baskısından kurtulup huzura kavuşmasının, Türkiye’nin de en büyük arzusu olduğunu yineledi.
Suriye sahasındaki sıcak gelişmeler sürerken, diplomasi trafiğinin de hız kesmediği görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin detaylarını da kamuoyuyla paylaştı. Görüşmenin son derece verimli geçtiğini belirten Erdoğan, DEAŞ ile ortak mücadele başta olmak üzere, Suriye’nin güvenliğine ve toprak bütünlüğüne katkı sağlayacak kritik başlıkların ele alındığını aktardı.
Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını, ancak kendi milli güvenliğine yönelecek tehditlere karşı sınır ötesinde her türlü tedbiri almaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, MİT, TSK ve Dışişleri Bakanlığı’nın tam koordinasyon içinde süreci yönettiğini kaydetti.
Suriye’de barış ortamının sağlanmasıyla birlikte ekonomik refahın da hızla artacağına inandığını söyleyen Erdoğan, ülkenin petrol, su ve verimli tarım arazileri gibi yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin artık bir avuç elitin veya terör baronlarının değil, doğrudan Suriye halkının hizmetine sunulacağını müjdeledi.
Erdoğan, “Araplar, Kürtler, Türkmenler, Nusayriler, Dürziler ve Hristiyanlar; yani tüm Suriye mozaiği bu refahtan eşit pay alacaktır. Komşumuz Suriye, inşallah bölgenin parlayan yıldızı ve istikrar adası haline gelecektir” diyerek savaşın yaralarının sarılacağı yeni bir döneme işaret etti.
Konuşmasının son bölümünde iç politikaya ve toplumsal barışa odaklanan Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” projesi kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Son 15 ayda atılan adımların ve Meclis’te kurulan komisyonun çalışmalarının, Türkiye’nin 40 yıllık terör sorununu çözme noktasında hayati önem taşıdığını vurguladı.
Türkler ile Kürtlerin etle tırnak gibi olduğunu, araya sokulmaya çalışılan nifak tohumlarının asla yeşermeyeceğini belirten Erdoğan, Mevlana’nın “üzüm” hikayesinden örnek vererek şunları söyledi: “Kimimiz engür der, kimimiz ıneb der ama hakikat şudur ki biz aynı yolun yolcularıyız. Farklı dillerimiz olsa da aynı gönül dilini konuşanlarız. Kardeşliğin dilini bozan terör üslubunu aramızdan söküp atacağız.”
Erdoğan, sosyal medya üzerinden körüklenen nefret söylemlerine karşı da vatandaşları, siyasetçileri ve medya mensuplarını sorumlu davranmaya davet etti. En küçük bir dikkatsizliğin büyük bedellere yol açabileceği hassas bir dönemden geçildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, “Rabbim bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara fırsat vermesin” duasıyla sözlerini noktaladı.