Bakan Işıkhan, 81 il müdürüyle Ankara’da buluştu. “86 milyonun sorumluluğu üzerimizde” diyen Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadele ve SGK hizmet kalitesini artırma konusunda yeni yol haritasını açıkladı.

Türkiye’nin çalışma hayatına yön veren politikaların belirlendiği, istihdam stratejilerinin masaya yatırıldığı ve sosyal güvenlik sisteminin geleceğinin kurgulandığı kritik bir zirve Ankara’da gerçekleştirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarını bir araya getiren bu geniş katılımlı istişare toplantısı, ülkenin dört bir yanındaki vatandaşların haklarını doğrudan ilgilendiren önemli mesajlara sahne oldu. Bakan Vedat Işıkhan’ın liderliğinde toplanan “Çalışma Hayatının A Takımı”, Türkiye’nin yeni yüzyılındaki yol haritasını netleştirdi.
Hedef 86 Milyon: Bakan Işıkhan, ülkedeki her bir ferdin sosyal güvenliğinden sorumlu olduklarını vurguladı.
Kayıt Dışı İle Savaş: Ekonominin kanayan yarası kayıt dışı istihdamla mücadelede kararlılık mesajı verildi.
Öncelikli Gruplar: Kadın ve genç istihdamının artırılması, bakanlığın ana gündem maddeleri arasında yer aldı.
Başkent Ankara, çalışma hayatının bugünü ve yarını için hayati öneme sahip stratejik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bakanlığın sahadaki gören gözü, işiten kulağı olan il müdürleri ve birim amirleriyle kapsamlı bir istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıya Bakanlığın Merkez Teşkilatı birim amirlerinin yanı sıra, Türkiye’nin 81 ilinde istihdamın nabzını tutan Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürleri ve sosyal güvenlik ağının taşıyıcı kolonu olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürleri tam kadro katılım sağladı.
Bu toplantı, sadece bürokratik bir prosedürün yerine getirilmesi değil, aynı zamanda Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a kadar ülkenin her köşesinde uygulanan politikaların eş güdüm içinde yürütülmesi adına kritik bir öneme sahipti. Bakan Işıkhan, sahadan gelen verileri, talepleri ve çözüm önerilerini bizzat il müdürlerinden dinleyerek, Ankara’da alınan kararların yereldeki yansımalarını değerlendirdi. Toplantının ana eksenini ise insanı merkeze alan, emeği yücelten ve alın terinin hakkını teslim eden bir yönetim anlayışı oluşturdu.
Toplantının açılışında ve kapanışında önemli değerlendirmelerde bulunan Bakan Işıkhan, bakanlık olarak vizyonlarını “insan odaklılık” üzerine kurduklarını bir kez daha hatırlattı. Küresel ekonomik dalgalanmaların ve değişen iş gücü piyasalarının gölgesinde, çalışanın hakkını korumanın her zamankinden daha önemli hale geldiğine dikkat çeken Işıkhan, “İnsanı, emeği ve alın terini merkeze alan politikalarımızı tek tek hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bu cümle, aslında bakanlığın sadece bir denetim mekanizması olmadığını, aynı zamanda çalışma barışını sağlayan, işçi ve işveren arasındaki hassas dengeyi gözeten bir “sosyal devlet” şemsiyesi olduğunu vurguluyordu. Bakan Işıkhan, çalışma hayatını güçlendirmenin yolunun, ortak akılla hareket etmekten ve sahadaki gerçeklere hakim olmaktan geçtiğini belirterek, il müdürlerine büyük sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?]
Ankara’daki zirvenin en hararetli başlıklarından biri, Türkiye ekonomisinin yıllardır mücadele ettiği en büyük sorunlardan biri olan kayıt dışı istihdam oldu. Bakan Işıkhan, il müdürlerine verdiği talimatlarda, bu konudaki denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini ancak ceza kesmekten öte “rehberlik edici” bir tutumun benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kayıt dışı çalışmanın, sadece devletin vergi kaybı anlamına gelmediği, aynı zamanda çalışanın geleceğinden çalınması demek olduğu toplantıda altı çizilen en önemli hususlardan biriydi.
Bu kapsamda, kayıt dışı istihdam ile mücadelede yeni bir döneme giriliyor. Özellikle sahada daha aktif olacak denetmenlerin, işverenleri bilinçlendirmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması için proaktif bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Bakanlık, kayıt dışılığı sadece bir istatistik verisi olarak değil, çalışma barışını bozan ve haksız rekabete yol açan bir “hak ihlali” olarak tanımlıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem teknolojik altyapının daha etkin kullanılması hem de çapraz denetim mekanizmalarının devreye sokulması bekleniyor.
İstişare toplantısının bir diğer kritik gündem maddesi ise istihdamın artırılmasına yönelik stratejilerdi. Ancak Bakanlık, burada genel bir artıştan ziyade, iş gücüne katılım oranlarının görece düşük olduğu kadınlar ve gençler üzerine odaklanmayı seçti. “İşsizliği azaltma” hedefinin alt başlığında, özellikle kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ve gençlerin mesleki becerilerle donatılarak piyasaya kazandırılması yatıyor.
Bakan Işıkhan, il müdürlerine hitaben yaptığı konuşmada, yerel dinamiklerin iyi analiz edilmesini istedi. Her ilin sanayi, tarım veya turizm potansiyeline göre kadın ve genç istihdamını teşvik edecek projelerin geliştirilmesi talimatını verdi. Bu yaklaşım, Ankara’dan tek tip bir reçete yazmak yerine, illerin kendi ihtiyaçlarına ve potansiyellerine uygun çözümler üretilmesini (yerinden yönetim ilkesi) amaçlıyor. Genç işsizliğiyle mücadelede İŞKUR’un meslek edindirme kurslarının ve işbaşı eğitim programlarının daha verimli hale getirilmesi de masadaki planlar arasında.
Vatandaşın doğumundan ölümüne, hatta ölümünden sonra hak sahiplerine kadar hayatının her evresinde temas ettiği Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) hizmet kalitesi de toplantının ana omurgasını oluşturdu. Bakan Işıkhan, “sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini yükseltme” hedefini, vatandaş memnuniyetinin temel taşı olarak görüyor. Bürokrasinin azaltılması, dijitalleşmenin (e-Devlet entegrasyonu vb.) artırılması ve vatandaşın işlemleri sırasında yaşadığı zaman kaybının minimize edilmesi için il müdürlerine net mesajlar verildi.
Amaç; hantal, ulaşılmaz ve sorun üreten bir yapı yerine; çözüm odaklı, hızlı ve vatandaşı güler yüzle karşılayan bir sosyal güvenlik ağı kurmak. Özellikle emeklilik işlemleri, sağlık provizyonları ve iş göremezlik ödemeleri gibi vatandaşın en sık başvurduğu alanlarda, hizmet standartlarının Avrupa seviyesinin de üzerine çıkarılması hedefleniyor.
Toplantının kapanışında vizyoner bir perspektif çizen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, devlet yönetimindeki paradigma değişimine dikkat çekti. Türkiye’nin artık günübirlik politikalarla veya kısa vadeli planlarla yönetilmediğini belirten Işıkhan, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altını kalın çizgilerle çizdi.
Bakan Işıkhan, “Türkiye artık 5-10 yıllık kısa vadeli planlar yerine yüzyıllık yol haritaları çiziyor” diyerek, çalışma hayatında atılan her adımın gelecek nesilleri de kapsayan stratejik bir planın parçası olduğunu vurguladı. Bu uzun vadeli bakış açısı, sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesinin korunmasından, geleceğin mesleklerine bugünden hazırlık yapılmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Bakan Işıkhan’ın konuşmasının en çarpıcı bölümü ise, omuzlarındaki yükün ağırlığını tarif ettiği anlar oldu. Bakanlık olarak sadece çalışan kesimin değil, toplumun tamamının güvencesi olduklarını hatırlatan Işıkhan, “86 milyon vatandaşımızın her birinin çalışma hayatından ve sosyal güvenliğinden sorumluyuz” diyerek kapsayıcı bir devlet anlayışını ortaya koydu.
Bu ifade; beşikteki bebekten emeklilik hayali kuran gence, fabrikadaki işçiden evindeki emekliye kadar herkesin bu bakanlığın ilgi alanında olduğunu gösteriyor. Toplantı, bu büyük sorumluluk bilinciyle, merkez ve taşra teşkilatının tam bir uyum içinde çalışması gerektiği mesajıyla sona erdi. Alınan kararların, önümüzdeki günlerde yönetmelik değişiklikleri, yeni teşvik paketleri ve daha sıkı saha denetimleri olarak vatandaşın hayatına yansıması bekleniyor.
Trakyalife olarak, çalışma hayatındaki bu iyileştirme çabalarının, hem işçi hem de işveren tarafında karşılık bulmasını ve daha müreffeh bir Türkiye tablosuna katkı sunmasını temenni ediyoruz.
Kaynak: Hibya Haber Ajansı