Kolombiya lideri Petro, Trump’ın “Uyuşturucu” suçlamalarına sert çıktı: “50 yıldır adım hiçbir dosyada geçmedi. Beni karalamayı bırakın, Latin Amerika sizin sömürgeniz değildir.”

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya ve Latin Amerika’yı hedef alan “Hasta adam” ve “Uyuşturucu” çıkışına, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’dan tokat gibi bir cevap geldi: “Latin Amerika sömürge değildir.”
Amerika kıtasında sular ısınıyor. Geçtiğimiz saatlerde Washington’dan gelen ve Kolombiya yönetimini uyuşturucu ticaretiyle suçlayan sert açıklamalara, Bogota’dan yanıt gecikmedi. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, ABD Başkanı Trump’ın ithamlarını “iftira” olarak nitelendirerek tarihi bir konuşma yaptı.
Petro, hem kendi geçmişini savundu hem de Latin Amerika’nın birleşmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Trump’ın “Kolombiya hasta bir adam tarafından yönetiliyor” sözlerine öfkelenen Petro, Kolombiya yargısının bağımsızlığına dikkat çekti. Yargının kendisine ait olmadığını, aksine büyük ölçüde muhalefetin kontrolünde olduğunu belirten Petro, şunları söyledi:
“Kokain mafyasını öğrenmek isteyen Kolombiya’nın adli arşivlerine bakmalıdır. 50 yıldır adım ne geçmişte ne de bugün uyuşturucu dosyalarında yer aldı. Beni karalamayı bırakın Sayın Trump.”
Petro ayrıca, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında da ilginç bir detay paylaştı. Kolombiya arşivlerinde yarım asırlık soruşturmalara rağmen bu isimlerin uyuşturucuyla bağlantısına dair bir kayıt bulunmadığını ifade etti.
Kendisinin demokrasi için mücadele eden eski bir hareketin parçası olduğunu hatırlatan Petro, ABD’nin bölgeye bakış açısını sert bir dille eleştirdi.
“Bizi kendi hakimiyet alanınız gibi tanımlamayı reddediyorum” diyen Kolombiya lideri, Latin Amerikalıların cumhuriyetçi, bağımsız ve çoğunun devrimci olduğunu vurguladı. Petro, bölgenin suçlular yuvası değil; demokrasi ve özgürlük için savaşan halkların toprağı olduğunun altını çizdi.
[EDİTÖRÜN NOTU / BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?] Gustavo Petro ve M-19 Hareketi
- Gerilla Geçmişi: Gustavo Petro, gençliğinde M-19 (19 Nisan Hareketi) adlı şehir gerillası grubunun bir üyesiydi.
- Barış Süreci: M-19, 1990 yılında silah bırakarak yasal bir siyasi partiye dönüştü.
- Demokrasi Vurgusu: Petro, bu hareketin Latin Amerika’da “ilk barışı gerçekleştiren hareket” olduğunu savunarak, silahlı mücadeleden sivil siyasete geçişin sembol isimlerinden biri oldu.
Petro’nun açıklamalarında en dikkat çeken kısım ise Caracas’ın bombalanması ve bölgesel güvenlik konularıydı. ABD’nin tarihte bir Güney Amerika başkentini bombalayan ilk ülke olduğunu belirten Petro, bunun “korkunç bir madalya” olarak hatırlanacağını söyledi.
Çin ve Rusya ile kurulan ilişkilerin tek başına yeterli olmadığını, asıl ittifakın Latin Amerika’nın kendi içinde olması gerektiğini savunan Petro, açıklamasını şu çarpıcı sözlerle bitirdi:
“Latin Amerika birleşmeli, aksi halde köle gibi muamele görmeye devam eder. Bu yara uzun süre açık kalacak ama çözüm vendetta (kan davası) değil, birliktir. Dostlar bombalamaz.”
Trump yönetimine ateş püsküren Petro, ABD halkını ise ayrı tuttu. “ABD bayrağını hiç yakmadım” diyen lider, ABD işçi sınıfına, siyahilere, yerlilerine ve Hitler’i yenen askerlerine saygı duyduğunu belirterek, “Keşke birlikte Gazze’de barış için çalışsaydık” temennisinde bulundu.
kaynak: Hibya Haber Ajansı